
İletişim çağının getirdikleriyle birlikte artık kimseye
ulaşmak zor değil,
Ülkede kimin bir derdi varsa internet yoluyla ilgilisine
durumunu aktarabilmekte,
Assubayların da pek çok derdi var ve çözümü için öncelikle
interneti kullanmakta,
Milletvekillerine, bakanlara, başbakana, cumhurbaşkanına,
genelkurmay başkanlığına sorunlarını ileten assubaylar esasında içinde
bulundukları insanlık dışı durumlarından da hiç memnun değiller,
Memnun olsalar zaten zamanlarını bu işe ayırmazlar,
Fakat gelin görün ki;
Sorunlarını ilettikleri milletvekili veya bakanlardan kimisi
assubay sorunlarını okumaktan dahi sıkılmış görünüyor,
Ya assubay ne yapsın?
Darbelerden dem vurup siyaset yapan, iktidar olan siyasetçi,
assubayın sorunlarını okumak, dinlemekten sıkılırken, bıkarken; darbelerin asıl
mağduru ve halen üzerinde hukuksuzluk, adaletsizlik darbesini son zerresine
kadar hisseden astsubay ne yapsın?
Eğer Türkiye’de assubayın sorunları altmış yıldır varsa
şayet, bunun devamında on yıllık Adalet ve Kalkınma Partisi’nin payı hiç yok
mudur?
Ezilenlerin daha çok gözetileceğine dair umutlarla iktidara
gelmiş olan Ak Parti Hükümeti döneminin daha başında, demokrasiye, adalete olan
özlemimizle dönemin tüm partilerinin milletvekillerine göndermiş olduğumuz e-postalar
ile çözülmesini arzuladığımız assubay sorunlarını ele alarak, askeri idareye
karşı dik durmalarını belirttiğimiz 6 Mart 2005 tarihli “Açık Mektup”tan bu
yana yaklaşık sekiz yıla yakın bir süre geçti. Açık Mektubun dışında www.emekliassubaylar.org site yönetimince
hazırlanan assubay sorunlarının çözümüne yönelik bilgilendirme iletileri
binlerce assubay tarafından milletvekillerine gönderildi.
Ve ne yazık ki assubaya yönelik anlamlı bir iyileştirme
halen yapılmadı. Eğer birinci derecenin dördüncü kademesini verdik diyorlarsa
şayet, onun da sayıştay denetimine takılan subayda olmayan derecenin subay
statüsüne verilirken assubaya da içi boş olarak verildiğidir. Yüksek lisans
hakkı verdik deniliyorsa şayet, vaktiyle subaya tanınmış bir hakla alakası
olmadığıdır.
Mağdur söylemleriyle insanların desteklerini alanların
aslında mağdurdan yana olmadıklarını geçen zaman gün geçtikçe ortaya
koymaktadır.
Assubay sorunlarından bıkkınlık duyanlar, assubay sorunlarını
içselleştirerek yani bir empati yaparak kendilerini assubayların yerine bir
anlık dahi koysalar, herhalde durumun vahametini, insanlık dışılığını
kavrayacaklardır.
Anlaşılan, “Assubay deyince teğmen maaşından bahsedenlerin”,
“iletilen sorunlardan bıkkınlık duyanların”, “kendileri bilerek bu mesleği
seçti”, diyenlerin mevzuları başka,
Hâlbuki ülke vatandaşı olan assubayın mevzusu tam da
insanlık mevzusudur,
Çözüm makamlarının iletiler yoluyla iletilen sorunlardan
sıkıldığını, assubaylar bizzat yaşıyor!
Gerçekten iktidar, gerçekten muktedirseniz ve adalet- hukuk
temelli demokrasiden yanaysanız şayet çözün iletilen sorunları. Aksi halde ne
hukuk temelli demokrasiden, ne de adaletten artık söz etmeyiniz. Bunları çok
duyduk…
Orhan Kaya


