Hızlı Yükselişin ve Bağımlılığın Eseri, Sarıkamış Faciası
Genel

Hızlı Yükselişin ve Bağımlılığın Eseri, Sarıkamış Faciası

Sultan Reşat’ın yeğeni Naciye Sultan ile evlenerek 33
yaşında harbiye nazırı olan Enver Paşa ilk iş olarak kendisine muhalif bin yüz
subayı ordudan temizleyerek önündeki engellerden kurtulur.

Bir Alman hayranı olan Enver Paşa Almanlar ile birlikte
olmanın Osmanlı İmparatorluğunu güçlü kılacağını düşünenlerdendir. Almanlar ise
halifeliğin getireceği avantajlar ile Ruslara, İngilizlere, Fransızlara üstün
gelerek yeni yerler elde etmenin hayalindedir.

Bu Alman, Fransız veya İngiliz hayranlığı çöküş ile
başlamış Osmanlı’da.

Kimi zararsız görürse ona hayran olmuş kısacası.

Tüm bunlar elbette ki eğitimini dine dayandırmanın
sonuçları…

İngiltere, Osmanlı’da meydana gelen iki darbeyi
destekler: 30 Mayıs 1876 Darbesi ve 31 Mart Vakası (13 Nisan 1909)

Almanlar ise Babıali Baskınını, 23 Ocak 1913.

Babıali Baskını sırasında yarbay olan Enver, baskın
sonrası albay, 1 ay sonra da paşa olarak Harbiye Nazırı olur.

Alman emrinde olarak savaşan Türkler…

Cepheden cepheye koşturulan Türkler.

İngilizler için Süveyş kanalına

Ruslar için Sarıkamış’a

Polonya cephesinde Almanlar ile savaşan Ruslara bir cephe
de Sarıkamış’ta açılmak istenir…

3.Ordu Komutanı Hasan İzzet Paşa “Olmaz! Havaları görüyorsunuz. Her yerde kar var. Karakış başlamıştır.
Bu şartlar altında, bu mevsimde harekât bir faciaya dönüşebilir. Kış şiddetini
kaybetsin, yollar açılsın, düşmana haddini bildiririz”
diye itiraz edince,
eskiden öğrencisi olan Başkumandan Vekili Enver’den “Hocam olmasaydınız sizi idam ettirirdim…” sözünü duyunca istifa eder
ve tüm komuta Enver’in eline geçer.

Ve 22 Aralık 1914 sabahı Sarıkamış harekâtı başlar…

Karla kaplı Allah-u Ekber Dağları -35, -40 derece soğuğu
ile askerlerimizi beklemekte…

Kışlık elbiselerin taşındığı gemiyi Ruslar Kara Deniz’de
batırmış, askerler yazlık elbisesi ile olduğu halde Enver paşa şöyle hitap
eder: “Askerler! Hepinizi ziyaret ettim.
Ayağınızda çarık, sırtınızda paltonuz olmadığını gördüm. Lâkin karşınızdaki
düşman sizden korkuyor. Yakın zamanda Kafkasya’ya gireceğiz. Orada her türlü
nimete kavuşacaksınız. İslâm âleminin bütün ümidi sizsiniz…”  

Silah ve teçhizattaki eksiklik bir yana, yazlık
elbiseler, yetersiz gıda, sisli dağlarda iki tümenin birbiriyle çarpışması,
dondurucu soğuk, derken doksan bin askerimiz bir gecede telef olur…

Dönemin basını bu faciayı başarı olarak duyurur, çünkü özgür
değildir. Halk bu faciayı başarı olarak algılar.

Sarıkamış faciası cehaletin, ihtirasın acı bir sonucudur.

Cehalet aldata aldata yok eder.

Yanlış kararların neticesinde yaşamlarını yitiren vatan
evlatlarımızın ruhlarına saygı ile…

Yazar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir