HANGİ YÖNETİMDEN YANAYIZ

Doğuştan itibaren bazı insanlarda var olan hükmetme dürtüsü neticesinde, hükmetme çeşitleri ortaya çıkmış, kurumsallaşmış, çağa göre değişime uğramış ve tanımlanmıştır… Bu yazımda hükmetmeyi devlet yönünden ele almaya çalışacağım…

Hükmetme çeşitlerine göre Devletlerin yönetim biçimleri:

1- Seçime dayalı olmadan egemenliğin kullanıldığı devletler:

   a) Monarşi

    — Meşruti Monarşi

    — Tam Monarşi

   b) Oligarşi

   c) Totaliter Devlet

2- Seçime dayalı olarak egemenliğin kullanıldığı devletler:

a) Oligarşik Cumhuriyet

b) Halka Dayalı Cumhuriyet

    — Demokratik Cumhuriyet

    — Demokratik Olmayan Cumhuriyet

Monarşi: Egemenliğin aynı soydan gelen bir kişi tarafından kullanılması.

Oligarşi: Egemenliğin belli bir grubun elinde olması

Cumhuriyet: Egemenliği kullananların seçimle belirlenmesi.

Demokrasi: Egemenliğin topluma ait olması. Toplumun, devleti denetleyebilmesi, evrensel değerlerin uygulanması, özgür düşünce, insana saygı,  hukukun üstünlüğü, kanun önünde eşitliğin hayata geçişi.

Demokratik Devlet, demokrasinin unsurlarını korumak ve geliştirmekle görevlidir.

Temsili Demokrasilerde; halk temsilcilerini seçerek oluşturduğu Yasama Organı yolu ile yasalarını çıkartır.

Yürütme Organı yolu ile de yasaların uygulamasını sağlar.

Demokratik Devletin işleyişinde meydana gelen aksaklıklar, kanun önünde eşitlik ilkesine dayalı olarak Bağımsız Yargı Organları tarafından karara bağlanır.

Meşruti Monarşi ile idare edilen İngiltere’de demokrasinin uygulanabildiğini bilmekteyiz.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, 01 Kasım 1922’de aldığı tarihi kararında, saltanata son vermiş, aynı soydan gelenlerin yönetim şekli olan monarşi terk edilmiştir. 29 Ekim 1923’te ise Büyük Önder Atatürk, Cumhuriyeti ilan etti.

Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti, çok kısa bir sürede ülkemizde; eğitime, sanayiye, bilime önemli katkılar sağlayarak engellemelerle karşılaşsa da bizi bu günlere kadar getirdi.

10 Kasım 1938’den itibaren girmiş olduğumuz takiyye dönemi neticesinde, şimdilerde, Cumhuriyet tehlikededir söylemleri ile karşı karşıyayız, söylemler birbirine karışıyor.

Bu söylemleri dillendiren insanların iki gruba ayrıldığını değerlendirmekteyim.

İlk grupta: Tıpkı oligarşik yönetimlerde olduğu gibi Cumhuriyetin nimetlerini yiyen bir grubun sesi var.

Bu grup eski düzenlerinin süremeyeceğini değerlendirdiği için endişe içerisindedir ve sesini bu nedenlerle yükseltmektedir, diye değerlendiriyorum… Ve bu grubun sınıfdaşları geçmişte Cumhuriyeti koruma adına demokrasiye sık sık ara vermişler, insanların öğrenimlerini engellemişler, ülkeyi yabancı teknolojiye muhtaç etmişlerdir…

İkinci grup ise; Atatürk’ün görüşlerini benimsemiş, O’nun görüşlerini hayata geçirmek isteyen insanlarımızın sesidir. Bu grup; tam bağımsızlığı, insan haklarını, demokrasiyi, hukuku, adaleti, maneviyatı, yerli teknolojiyi, gelir adaletini vb. değerleri benimseyen insanların sesidir.

Ancak bu grubun sesi diğerine göre daha düşük çıkmaktadır. Bunun ekonomik, devlet desteği olmama, etkin konumda olmama gibi değişik nedenleri olabilir.

Evet, Cumhuriyet tehlikededir!

Ancak Cumhuriyet bugün tehlikeye girmedi. Benim gördüğüm kadarıyla, Türk halkı olarak en büyük eksiğimiz ‘’gerçekleri sorgulamamak, sorunun kaynağını, sorumlusunu bilmemize rağmen, buna rağmen onların peşinden gitmek’’ olduğunu değerlendirmekteyim…

Bir oluşumu destekleyebilmemiz için; desteklemek istediğimiz oluşumun bizi, eylem ve söylemleri ile destekleyip desteklemediğine bakmamız kesinlikle gereklidir.

Bizler; bizim savunduğumuz evrensel, anayasal, hukuki ve adil değerleri savunanlarla beraber hareket etmeliyiz veya öncü olmalıyız.

Bunun dışındaki hareket tarzı, bilerek veya bilmeyerek birinci gruba hizmet etmektir. Yani, oligarşik yönetimin devamını istemektir! Şimdiye kadar iyi yaptınız, yine yapmaya devam edin demektir!

Değiştirilemeyeceği Anayasanın 4’üncü maddesi ile teminat altına alınmış olan Cumhuriyetin niteliklerinin hayata geçmesi dileğimle…

1982 Anayasası Madde 2: Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.

03.04.2007

kuvayimilliye.net 
emekliassubaylar.org

Yazar

Related Posts

TAMER UYSAL KİMDİR?

1965’de Bursa’da doğdu. İlk, orta, lise tahsilini Bursa’da yaptı.   Çocukluğu Demiryolu altındaki mahallelerde geçti. Çınar Lisesi’ni bitirdi. 1988 yılında Ege Üniversitesi Basın-Yayın Yüksekokulu şimdiki adıyla İletişim Fakültesi’nden mezun oldu.…

KUDÜS… EY KUDÜS

         “Seni unutursam, ey Kudüs           Sağ elim hünerini unutsun           Eğer seni anmazsam           Dilim damağıma yapışsın”                                     MEZMUR-137   Kudüs Ey Kudüs yaklaşık 4 yılda yoğun çaba ve…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir