Günümüzde Katar’a kurulacak olan üs bu yazıda yok. Katar’ı
daha sonra değerlendirmek üzere.. Şimdilik eski bir yazımız..
***
Dünyaya sanayi ürünü ihraç edemeyen, AB-D’nin yerli
işbirlikçilerine rağmen bir yerli otomobil üretimini dahi gerçekleştiremeyen
siyasi, idari yapı; ABD’nin çıkarlarını korumak ve ardından tam teslimiyeti
getirecek olan NATO’ya katılmak için 1950-1953 yılları arasında bir tugay ile
başlayan ve toplamda 52 bin askerle Kuzey Kore’ye karşı savaşarak başlayan
ABD’nin arka bahçesi olma durumu günümüzde de artan bir şeklide devam etmekte.
Şimdiye kadar, BM ve NATO’nun isteği doğrultusunda TBMM Türk askerini otuzu
aşkın dış görevde göndermiş…
Günümüzde Fırtına adlı obüsün parçalarının Türkiye’ye ithal
edilmekte olduğu Kore’den sonra, daha sonra Amerika’nın bölgede üs kurma ve
petrol çıkarmak istediği anlaşılacak olan Somali’ye TBMM 8 Aralık 1992
tarihinde “İnsanı yardımların açlık
çeken halka ulaştırılmasını sağlamak üzere, TSK’nın, Somali’ye birlik
göndermesine” karar vermiştir. Dönemin genelkurmay başkanının Amerikancı
diye göndermek istemediği basında yer alan, daha sonra ABD’nin Türkiye
siyasetine şekil verme operasyonu olan 28
Şubat sürecinde etkin olacak ve Ak
Parti Hükümetinde de danışmanlık yapacak olan General Çevik Bir Somali’deki
birlikleri komuta eder. Basında bu haber “ilk
kez bir Türk general BM gücünü komuta etti” şeklinde yer alır ve Türklerin
bundan övünç duyması beklenir. Daha sonra NATO’nun isteği BM ve TBMM’nin
kararlarıyla; Bosna-Hersek, Adriyatik
Denizi, Arnavutluk, Makedonya, Afganistan gibi bölgelere TSK asker
göndermeye devam eder.
Dış görevler, göreve giden personelin ekonomik düzeyini
yükseltmesine olanak sağlaması bakımından personele avantajlar sağlasa da
ailece katlanılmasını gerektiren zorlukları da beraberinde getirmekte.
Maddi açıdan dış göreve giden yüksek sicilli personele
avantajlı görünse de AB-D çıkarlarına göre TSK birliklerinin dış ülkelere
görevlendirilmesi ülkeye maddi açıdan hiçbir getiri oluşturmamakta. Dış
ülkelere AB-D’nin isteği sonucu asker gönderen Türkiye, halen akaryakıttan
alınan vergilerde dünya birincisi. Türk halkı dünyanın en pahalı yakıtını
kullanmakta. En basitinden bu örnekten de anlaşılacağı üzere, dış görevlerin
Türk halkına hiçbir getirisi bulunmadığı gibi zaman zaman yaşanan kazalar
nedeniyle de halk acılar yaşamaktadır.
Kaçırılarak, aylardır PKK terör örgütünün elinde bulunan
Türk vatandaşları için herhangi bir operasyon yap(a)mayan Türkiye’nin, 16 Mart
2012 tarihinde Afganistan’da düşen ABD malı Skorsky helikopterinde bulunan on
iki Türk askerinin hayatını kaybetmesiyle, TSK’nın dış görevlerde bulunması
sorgulanmaya başlanmıştır.
Evet, TSK birlikleri kimin çıkarları için dış görevlerde?
Dış görevler yoluyla cihanda sulh mu sağlanmaktadır? Yoksa birilerinin
çıkarlarına hizmet mi edilmektedir? 17/03/2012