Sınır karakollarının daha güvenli hale getirilmesi çalışmalarının “maddi imkânsızlıklar nedeniyle zamana yayıldığını” 6 Ekim’de düzenlediği basın toplantısında dile getiren Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Hasan Iğsız’a, Başbakan Erdoğan tarafından cevap verildiği bugün basına yansıdı.
Başbakan’ın AKP Merkez Karar ve Yönetim Kurulu’nda yaptığı konuşmasında “Türkiye’de bir karakol ne kadara mal olur? Türkiye Cumhuriyeti’nin parasızlık nedeniyle karakol inşaatı yapamadığını söylemek utanç vericidir. Böyle bir şeyi kabul edemem” demiş.
Maddi imkânsızlık konusunun Başbakan Erdoğan’ı oldukça rahatsız ettiği belli…
Sınır karakolları en son teknolojiye göre yapılmalıdır. Sürekli görev yapılan yerlerde bina gereklidir ve güvenli olmalıdır.
Fakat askerin görevi sahradadır.
Sahra, dışarısıdır. Sahra; topraktır, çamurdur, taştır, kumdur, dikendir, yılandır, akreptir, kenedir, yağmurdur, kardır, doludur, yıldırımdır, şimşektir, kısacası doğadır sahra…
Erden mareşale kadar orduda görev yapan asker ise; doğa ile baş başa, onunla birlikte, onu esas alarak planlar yapan, eğitim alan-veren, gün gelip gerektiğinde onun uğruna canını veren kişi… En nihayetinde doğa örtüdür hepimiz için… Doğa, onunla haşır-neşir olanları, onun için canını verenleri, en güzel şekilde örtüyor olsa gerek, şehit olunca…
Anlaşılacağı üzere, o kadar da önemli değildir asker için bina olup olmaması…
Hiç kimse koruyamaz bina içinde kalarak sınırı ve o sınırın ardındaki ülke insanlarını…
Asker için asıl önemli olan haktır, adalettir, dışa bağımlı olmamaktır… Eğer bunlar sağlanıyor, hayata geçiriliyor ve titiz davranılıyorsa korumakla yükümlü olduğu ülkesinin idarecilerince, sorun yoktur…
Eğer bütün bunlar sağlan(a)mıyorsa bir ülkede, bundan da, o ülkede yaşayan vicdan sahiplerinin utanç duyması gerekir… 11/10/2008