Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bütünlüğüne,
Türk Milletinin birliğine,
Ve sonrasında Milletin kendisinin ortadan kaldırılmasına yönelik terör olayları hız kesmeden devam etmekte.
İnsanlığı, hedef alan terörün hiçbir gerekçesi olamaz.
Hele hele bir asır önce demokrasiye geçiş yapmış olan ve gelişmek yolunda olan Türkiye gibi ülkelerde terör direkt olarak demokrasiyi, insan hak ve özgürlüklerinin gelişimini hedef alır.
Terör yoluyla ne demokrasi ne de insan hakları ilerler.
Karanlıklar karanlıkları doğurur.
Demokratik bir sistemi tercih etmiş olan bir halk üzerine terör yoluyla hükmetmeye çalışmak sadece karanlığa hizmet eder.
Etrafı cahil, gerici sistemlerle yönetilen ülkeler olduğu müddetçe Türkiye demokrasisini güçlü kılmak için eğitimine, aydınlanmasına her ülkeden daha çok dikkat etmek, öncü olmak durumundadır.
Geçen 13 yıllık kısa siyasi dönemde ülkenin demokratikleşmesine çalışmak yerine,
Ülkeyi karanlıklardan, bataklıklardan çekip çıkartan Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’e yapılan üst siyasi seviyedeki saldırılar halk üzerinde olumsuzluklar meydana getirmiş, yeni nesiller üzerinde bir Atatürk düşmanlığı oluşturulmuş, eğitim sistemlerinde yapılan değişiklikler yoluyla da karanlığa gidişin önü açılmıştır.
Toplum hayatında 13 yıl önemlidir.
Bu 13 yılda bir nesil yetişir.
Yetişen bu nesiller öncelikle aile, yakın çevreyi örnek alırken belli yaştan sonra ülkeyi yönetenleri örnek almaya başlar.
Bu ne talihsizliktir ki;
Yeni nesil Atatürk düşmanlığı ile, O’nun eserleriyle dalga geçenler ile gelişti
Ve sonuç ortada…
Toplum içerisinde ayrılıklar meydana gelmiş halde.
Kimi kesimler sorgulama yeteneklerini geliştiremedi, sadece biat yolunu seçti.
Bugünlerde Artvin’de sırf doğa için yapılan halk gösterileri bile silahlı, silahsız terör örgütüne bağlanır oldu.
Hâlbuki Artvin, Türkiye’nin eğitim düzeyi en yüksek, olaysız bir ili. İlçesi Şavşat dünyanın sakin şehri seçilmiş. Ülkeye pek çok değerler yetiştirmiş bir il, Artvin.
O ilde bile, halka, karanlıklar saçan tarikatlar boy göstermeye başladı son 13 yılda.
Türkiye’nin düzlüğe çıkabilmesi,
Tarikatlardan ve terörden arınmasıyla mümkün.
Bu ise öncelikle siyasilerin ve sonrasında bilinçli toplumun elinde.