Yıkıcı, Bölücü, Gerici Örgütler,
O örgütler ki; Türkiye’yi Atatürk yolundan saptıran, cehalet girdaplarına sürükleyen örgütler,
Dini örgütler,
Silahlı örgütler…
Her şey olup ta, bir türlü Atatürk olamayanların peşlerinde koştuğu örgütler.
Ülkenin kanını emen, insanları orta çağa götüren örgütler.
Yedi Düvel ile olan mücadelesinden bağımsızlıkla çıkan Türk halkını kuşatan örgütler tam da düşmanın tehditleriyle örtüşen işler yürütmekte.
Devleti hedef alan Fethullah Gülen’in, müritlerine söylediği “belli kıvama gelinceye değin her vuruş erken sayılır” talimatı kulaklarda çınlıyor.
Herhalde belli kıvama ulaşılmıştır.
Kıvam önemli;
Dönemin Harp Akademileri Komutanı Bedrettin Demirel 80 darbesiyle ilgili olarak “Darbe şartlarının olgunlaşması için bir sene bekledik” demesi gibi.
Şimdilerde ülke terör yoluyla kan görüne dönmüş, her gün pek çok insanımız canından olmakta.
Çocuklar yetim, eşler yalnız, anneler, babalar evlatsız kalmakta…
Yine bir şeyler olacak,
Olması için kıvam tutturuluyor sanki. İstenilen kıvam ne kıvamdadır, bilinmez.
Bir yerde dur deyip, sanki bir şey çıkacak ortaya,
Kurtaracak insanları (!)
Ve insanlar mutlu olacak o şeyden.
Ya da mutluluk iksiri içirecekler.
Mutluluktan sarhoş edecekler.
İlan edilen küçük emarelere bakılırsa o şey bir başkanlık mı acaba?
Ve icabında tüm örgütler bunun için mi çalıyor?
***
İnsan ihtiyaçları hiyerarşisinde ikinci öncelikli, ne geliyordu hatırlayalım.
O şey, yani güvenlik, korunma ihtiyacı.
Korunma ihtiyacı!

Bence şu anda güvenlik ihtiyacı en temel ihtiyaç olmuştur, Türkiye’de yaşayanlar için.
İşine giden insanların evine dönememe ihtimali,
Eş ve çocukların akşam aynı sofraya oturamama ihtimali…
***
Baylar, daha kıvam olmadı mı?
Yaptıklarınız yetmedi mi?
Güçlüsünüz,
İstediklerinizi rahatlıkla yapa da biliyorsunuz.
Kendi devrimini gerçekleştiremeyen, bıraksanız devrim de yapamayacak olan,
Olan devrime de sahip çıkamayan, kuşatılmış halka daha fazla zulmetmeyin artık.
Olanlar gösteriyor ki; durum, kararlılık kararı çıkmış olan Sivas Kongresi zamanından da kötü!
Her şeyin bir kötüye bağlandığı zamandayız.
Bu, ne kötü zaman, böyle.
