Dinci Terör, PKK ve Arap Yarımadası Bataklığı
Genel

Dinci Terör, PKK ve Arap Yarımadası Bataklığı

Din temelli cehalet, önüne geçilemezse sonunda bir devleti ortadan kaldıracak düzeye ulaşır, tıpkı Osmanlı İmparatorluğu’nda olduğu gibi.

Bilimsel vasıfları olamayanların kendilerini gerçekleştirmek, toplumda güç elde etmek için dini siyasetlerine alet etmeleri bir toplumun cehalet bataklığına sürüklenmesine, bilim dışı uygulamaların yaygınlaşmasına en büyük etken.

Karanlıktan kurtulmak için papazlara, rahiplere karşı verdikleri mücadele olmasaydı, bugünkü bilimsel gelişmeleri dünyaya sunamayacaktı, medeni ülkeler.

Bugün kimi ülkelerden dünyaya yansıyan haberlerde, dinci örgütler ilginç manzaralara imza atmakta.

Televizyona karşı olan dinci grupların, televizyonu balyoz ile imha eylemlerini akıllı telefon kullanarak kameraya almaları ve sonra internet yoluyla dünyaya duyurması bir ironi değil de nedir.

Önce insanları din ile uyuşturmaya, sonra da ele geçirdikleri beyinleri istedikleri gibi kullanmaya çalışan dinci örgütler insanlık için, dünya için eninde sonunda birer tehlike, değil de, ne?

Türkiye’nin medeniyet yolundaki ilk engelini dini kullananlar oluştururken, bu zincire Ermeni ve hatta Çanakkale’deki “Yedi Düvel”in arkasında olduğu, desteklediği PKK adlı terör örgütü de eklenerek Bağımsız Türkiye üzerindeki baskılar yıllardır süre gelmekte.

Milli sanayisinden gelen üretimi ile bağımsızlığını gerçekleştirme yolunda ilerlemekteyken, dış destekler ile desteklenen dinci örgütlerin ülkede siyasete egemen oluşu, beraberinde dışa bağımlılığı da getirmiş, meydana getirdiği sanayi ürünlerinin yerini, ithaller almış, tarım, sanayi, hizmet sektöründe yerlilik ortadan kalmış,

Bağımlı hale getirmek yetmemiş gibi, üstüne bir de terör yükü eklenmiş Türkiye’ye,

Milli sanayisinin hareketlendirilmesi ve oradan gelen güçle dünyaya açılmak dururken,

Dışa bağımlı haldeyken,

Saddam ile başlayan Arap Yarımadası, Orta Doğu dış müdahalelerine hazırlıksız yakalanan Türkiye, geçmişte Osmanlı’yı sırtından atmış olan Arap Yarımadası ülkelerine, Orta Doğu’ya Demokrasi götürmenin aracısı olmaya soyunmuştu.

Bu aracılıktaki rolü, bağlı olunan yerden gelen “emredileni yapmaktan, had bilmekten öte bir şey” değildi.

Hedef ülkelerdeki işbirlikçiler Türkiye’yi yalanlarıyla oyalarken, bağlı oldukları yere, AB-D’ye ise biat halindeydi.

Barzani ve Talabani,

Her ikisi de yabancı ülkeler için çalışan ailelerden geliyor.

Dinci Terör, PKK ve Arap Yarımadası Bataklığı

Dinci Terör, PKK ve Arap Yarımadası Bataklığı 

Yeri gelmiş aralarında çatışma, ayrılıklar da yaşamışlar, bu yüzden baba Barzani kaçtığı Amerika’da dünyaya veda etmiş. Fakat her ikisi de İran Irak Savaşında İran’ın yanında yer almışlar. Sonrasında Irak petrolünü kaçak yollardan pazarlayıp zenginlikler elde etmişler.

Şimdi bu meşhur ikili ile ilgili 28 Nisan 2003’de Yeni Şafak’ta yer alan bir habere bakalım;

‘Barzani siyonizmin hizmetçisi’

“Hayatının büyük kısmının ABD, Sovyetler Birliği ve İsrail’de yaşayarak geçiren IKDP lideri Mesut Barzani‘nin İsrail yanlısı olduğu ve siyonizme hizmet ettiği bilinmektedir” denilen, Ankara notlarında Talabani ve IKYB için de şunlar konuşuluyor: “1975 yılının Haziran ayında kurulmuştur. Parti kurucusu ve Başkanı Celal Talabani‘dir. Talabani’nin babasının İngiliz İstihbaratı için çalıştığı bilinmektedir. Babasının Erbil’de bulunan İngiliz valisinin emrine verdiği Celal Talabani, 18 yaşında İngiltere‘ye gönderilerek, hukuk tahsili yapması sağlanmıştır. Bugünkü Irak’ta İngiltere istihbaratının bölgede bulunan en aktif elemanıdır.”(*)

Ve Türkiye’yi dış ülkelerin sömürmesine aracı olan PKK, bunların izlediği yoldan,  ayrı bir yolda değil.

***

Arap Yarımadası

Dinci Terör, PKK ve Arap Yarımadası Bataklığı

Arap Yarımadasını ilginç kılan şey; Musevilik, Hıristiyanlık ve İslam’ın o bölgeden dünyaya yayılmış olmasıdır.

İçten patlamalı motorun icadından sonra gelişmiş ülkelerin hedefindeki bölge, demokrasi ve laiklik gibi yönetim sistemlerinin benimsenmemiş olduğu, pek çok ülkeyi üzerinde barındırıyor.

Halen üzerinde paylaşımların sürmekte olduğu Orta Doğu, yabancı ülkelerin üs kurduğu bir yer.

Dinci Terör, PKK ve Arap Yarımadası Bataklığı

Burada sözü geçen, dünyayı da yönetenden Amerika ve İngiltere’den başkası değil. Rusya ise kenarından fakat etkili bir oyun içinde, oyuna girmiş halde. Fakat Rusya’nın durumu, silah sanayisi yönüyle dışa bağımlı Türkiye’den çok farklı.

Günümüzde Orta Doğu’nun bir paylaşıma sahne olduğu gerçeği ile karşı karşıyayız.

Ve Türkiye burada etkin bir yer almak istiyor.

Ancak sanayisiyle, özellikle de savaş araç gereçleriyle vaktiyle dışa bağımlılaştırılmış olan Türkiye, geçmiş bağnaz hatalarından dolayı hamlelerini istediği gibi yapamıyor.

Hâlihazırda yürütülmekte olan Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) eş başkanlığı Türkiye’de devam ediyor mu, bu tam olarak bilinmez, ancak Orta Doğu’dan gelen ve ileride de gelebilecek saldırılara karşı Türkiye, kısa ve uzun vadeli yeni bir strateji belirlemek durumunda.

Yerli sanayisinde, istihbaratında dışa bağımlı, üstüne üstlük bir de eğitim sisteminin yanı sıra siyasetinde dini ağırlıklı kılan bir ülkenin siyaseti, gelecekte de o bölgede söz geçirmeye muktedir olabilir mi?

Dinci Terör, PKK ve Arap Yarımadası Bataklığı

Din, Dünya’nın yönetilmesine hâkim olmaya yetebilseydi, Araplar bu halde olur muydu?

***

Her an şehitlerin verildiği bir süreçten geçiyoruz, ülke olarak.

Terör saldırıları sonucunda yaşamlarını yitiren sivil ve asker şehitlerimize Tanrı’dan rahmet, Türk Milletine baş sağlığı dilerim.

(*) http://www.yenisafak.com/arsiv/2003/nisan/28/dunya.html

Yazar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir