Adalet & Hukuk - İş-Meslek - Toplum

ULUSAL GÜVENLİĞİMİZ VE AFGAN’LI YURTTAŞLAR

Son yıllarda sınırlarımız delik deşik oldu, her canı isteyen Ülkemiz sınırlarını aşmaya devam ediyor. Bir taraftan sınır güvenliğini destek olsun diye 1950’lerde döşenen mayınları kaldırdık, BOP olayıyla karşılaştık. Suriye karıştırıldı, sökülen mayınların yerine yüksek beton duvarlar ördük. Diğer taraftan İran sınırında güven yetersizliği oluşturuldu. Türkiye sınırına dayanan mülteci adaylarının Afganistan’lı olduklarını televizyonların haber bültenlerinden izledik ve dinledik. Durum gerçekten endişe verici. Ulusal güvenlik bakımından düşündürücü. Devlet televizyonlarından da izlediğimiz, basın ve medyada aleni olarak gösterilen Afgan’lı yabancılar, ellerini – kollarını sallayarak, taa Erzurum’a geldiler. Devlet kara yolu boyunca basın ve medya eşlik ediyor. Kaç il’den ve kaç ilçeden yaya olarak geçen bu yabancıların özgürce topraklarımızda ilerlemelerine göz yumuluyor. Erzurum’un ilçe Belediyesince sağlanan barınma olanakları övgüyle anlatılıyor. Katılıyorum, insani değerler bakımından elbette övgüye değer. Ama; işin ilerisinde ne var, işte o görülmüyor. – – Devlet otoritesi yetersizliği üzerinde durulmuyor,
– Sayıları dört – beş milyona ulaşan yabancıların Ülkemiz ekonomisine yüklediği olumsuzluklar değerlendirilmiyor, kırk milyona ulaşan yoksul insanlarımız görülmüyor,
– Dış düşmanların, Ülkemiz üzerindeki emperyalist oyunları ve geleceğimize dönük planları dikkate alınmıyor. Oysa; 
İzinsiz ve yasal olmayan yollardan yurda girdikleri anlaşılan yabancıların seyahati engellenmeli, yakalanarak Güvenlik ve Ulusal İstihbarat görevlilerimizce sorgulamaları yapılmalı, olayın Devlet Yönetim aklıyla yorumlanmalıydı. Bunların 
( nereden, nasıl, ne zaman v.d. ) yurda girdikleri saptanıp, varsa ihmali görülenler ve yardımcı olanlar belirlenip, İdari ve Adli işlem yapılmalıydı. Bu tür olayların tekrarlanmaması için, ileriye dönük engelleyici tüm İdari önlemleri almaları konusunda ilgili makamlar uyarılmalı, izinsiz girdikleri anlaşılan bu yabancıların Uluslararası antlaşma ve Devletler arası sözleşmeler gereği geldikleri kendi vatanlarına kara veya hava taşıtlarıyla güvenli bir şekilde gönderilmesi sağlanmalıydı. Bildiğimiz yasal ve idari yaptırımların düzenlediği bu ve daha birçok esasların yapılıp yapılmadığını merak etmek biz yuttaşlara kalmalıydı diye düşünüyorum. 
Yabancıların, yasal olmayan yollardan Ülkemize girişlerine göz yumulmasının Ulusal güvenliğimiz ve geleceğimiz bakımından bir çok sakıncaları ve tehlikeleri bulunduğunu uzak ve yakın tarihimizden ders alarak bilmek zorundayız. Sanırım; Ulusal güvenlik, Ulusal İstihbarat, stratejik sabotaj ve suikast konuları, casusluk vd. bakımından da hepimizce çok önemlidir değil mi?

Yazar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir