GÜÇLÜ OL GÜVEN VER
Genel

GÜÇLÜ OL GÜVEN VER

12.08.2005 tarihli yazımız:
 

GÜÇLÜ OL GÜVEN VER

 

Türkiye’yi yönetme şerefine nail olmuş insanlarımız her zamankinden daha çok çalışma ve üretme dönemine girmek, özellikle de bilim adamlarına sahip çıkmak ve halkına karşı samimi olmak kavşağına gelmiş durumdadırlar!

 

Halk her şeyin farkında! Halkın farkında olduğu hususlar şunlardır:

 

1. PKK, AB ve ABD‘nin ordusudur. Masraflarını ortak olarak finanse etmektedirler.

2. TSK’nın Türk yapımı, yerli malı vurucu ve sonuç alıcı, caydırıcı silahı yoktur. Savaş uçakları, helikopterleri, gemileri, askerin elindeki yakın muharebe silahları hep ithaldir. Dolayısıyla ithal silahların mühimmatları da ithaldir. Türk milletine Türk malı teknoloji ile üretilen araç, silah ve gereçler yakıştırılamamıştır!

3. Hükümetlerimiz, hangisi olursa olsun fark etmiyor, menfaat çekişmelerinden dolayı şimdiye kadar herhangi bir beş yıllık kalkınma planını tam olarak uygulayamamıştır,.

4.Hükümetlerin halk tarafından tam olarak anlaşılmış bir iç siyaseti  yoktur.

5. Hükümetlerin acizliği nedeniyle ATATÜRK’ün devletimize hedef gösterdiği milli dış siyasi hedefler uygulanamamış, hayata geçirilememiştir. AB’nin ABD’nin dış siyasetini, hedeflerini tüm dünya biliyor, bizimkini biz bile bilmiyoruz. Şimdi diyecekler ki siyasetimiz :‘’Yurtta Sulh Cihanda Sulh’’.Yurtta, AB ve ABD askerleri olan PKK, her gün evlatlarımızı şehit ediyor. Nerede yurtta sulh! Dibimizde ülke yıkıldı ülkeler kuruluyor, nerde cihanda sulh!

6. TSK ülke yönetimine müdahale etmekten zaman bulup kendi silahını Allah’ın verdiği madenlerden, kendi öz evlatları olan bilim adamlarının yardımıyla üretememiştir. Bundan sonra da nasıl üreteceği merak konusudur!

7. Şu an emekli hayatı süren 55-60 yaşlarındaki insanlarımız vefat ettiğinde, onlardan harçlık alarak yaşamını sürdüren işsiz kardeşlerimize kim harçlık verecek!

8. Statüler süreklidir ve millete aittir. Kimin çocuğunun o statüde görev yapacağı belli değildir. Onun için statüler insan haklarına aykırı olmamalıdır. Türkiye’de statüler sınıf ayrılığı yaratmıştır. Astsubaylar da bu sınıf ayrımını herkesin gözü önünde en ağır şekilde yaşamaktadırlar.

9. İdeoloji yokluğundan dolayı, dünyanın en eski, en etkili, her zaman geçerli ve her zaman taraftar bulabilen din ideolojisi, ülkemizi din devletine dönüştürmek isteyen partilerce çok iyi bir şekilde kullanılmakta, dini ideoloji adeta insanlara ekmek, su olmakta ve ideoloji sahibi partiye oy yağmakta. Dini siyasete alet edenler öncelikle kendi menfaatlerini düşünen kimselerdir. Türk kadınını ne-i düğü belirsiz kişilerin çizdiği, tasarımını yaptığı kıyafetlere hapseden zihniyetler en aşağılık yaratıklardır!

10. Hidrojenle çalışan araç imal eden bilim adamımıza devlet desteği verilmeyecektir. Seri üretiminde türlü türlü bürokratik engellerle karşılaşacaktır.

11. Karadeniz’de ve diğer bölgelerimizde bulunduğu söylenen doğal gaz ve petrol üretime geçirilmeyecektir. Petrol ve doğal gaz aramalarının başında Türk’ler yok gibi!

12. Kapitalizmin savunucularınca insan haklarına saygı gösterilmeyecektir.

13. AB, Misak-i Milli sınırlarıyla bizi birliğine kabul etmeyecektir.

14. Ahlaki değerler hızla çökmektedir. Gençler ülke meselelerinden uzak kalmıştır. Dönem, gününü gün etme dönemi olmuştur.

15. Kültürel faaliyetler önemini yitirmiştir. Kültüre, uyuyan bakan bakmaktadır.

16. Ülke kaynakları, başta bor madeni dışarıya bedavaya satılmaktadır.

17. İki binli yıllarda bile iman gücü, beden gücü Türkiye’nin savunması için en önemli unsur olmaya devam etmektedir!

18. Devletin içinde, devletin yükselmesini istemeyen hainler önemli mevkilerdedir!

19. ABD’nin Mısır’dan alacağına karşılık bizim ABD’den paramızla satın alıp montajını yaptığımız F-16‘lar Mısır’a verilip karşılığında para yerine jeep alınmıştır. Ticaret böyle mi olur?

20. IMF’den para alınmazsa memur işçi maaşları ödenemez.

21. Özelleştirme adı altında Türk evladının hayata geçirdiği, elimizde sigortamız olan, üstelikte ülke için kritik ve kar eden kuruluşlarımız özelleştirme şirinliği altında yabancıya peşkeş çekilecek, ondan sonra araçlarımız ile bir yerden bir yere  gidemeyeceğiz. 2000’li yıllarda ulaşım için at beslemek zorunda kalacağız. Bir dünya savaşı çıksa yerimizden dahi kıpırdayamayacağız.

22. Kıbrıs politikamız bitmiştir.

23. Aynı zamanda Türk dünyası ile bağımızı muhafaza eden Türkçe hızla yabancılaştırılmaktadır.

23. GAP projesi durmuştur.

24. Turistik tesisler yabancıların eline geçmektedir.

25. Yabancılar toprak alımına devam etmektedir.

26. Şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da bilim adamlarımıza sahip çıkılmayacaktır. Türkiye’de bilim adamı olmak cesaret istiyor.

27. Meslek liselerinde okuyan çocuklarımıza daha o yaşlarda ayrımcılık uygulanmaktadır. En büyük oyun imam hatip lisesinde okuyan evlatlarımıza uygulanmakta, adeta onlar terör kampında teröristlerce eğitime tabi tutulmuş gibi addedilmektedirler. Uygulama çok haincedir.

28. Astsubay hazırlama okulları da meslek liselerinde olduğu gibi üniversite sınavlarında düşük katsayı ile değerlendirmeye alınmakta, insanların bilimsel gelişimleri, okuma hakları gasp edilmektedir. İnsanların yaş ile ve ekonomik fırsatlarla birlikte değişebilen öğrenim kararlarına saygı gösterilmemektedir.

29. Halk cemaatler arasında sıkışıp kalmıştır.

30. Türkiye’de terörist olarak serbestçe dolaşmanın en kolay yolu kara çarşafın içinde dolaşmaktır. Bir bakıyorsunuz kara çarşaf yürüyor, ATATÜRK’ün Türkiye’sinde!

31. Başbakan toplumu ilgilendiren hususlarda sosyologlarla görüşmeden açıklamalar yaparak ülke halkını ırklara ayırmakta, ayrılığa çanak tutmakta, ABD ve AB’ye hizmet ederek halkı üzmektedir.

32. Atatürkçü düşünce sistemine sahip, güçlü bir hükümet Türkiye’yi hükümet etmedikçe ne astsubaylar ne de halkımız hak ettiği yeri bulamayacaktır. Ülkemiz çağdaşlaşamayacaktır. Türk Cumhuriyetleri ile kardeşlik bağlarımız bilimle, sanatla, kültür ile teknoloji ile pekiştirilemeyecektir.

 

Evet, halk bu ve bunların dışındaki pek çok olumsuzlukları bilmektedir. Sizde bunları birinci elden duymak istiyorsanız, korumasız olarak halkın içine giriniz, gençlerin durumunu gözlerinizle görünüz. Enerji dolu binlerce gencimizin anne ve babalarının parasıyla günlük hayatlarını yürüttüğünü görünüz.

Devletimizin kurucusu ulusumuzun devamı olan halkımız, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin güçlü olmasını ve güven vermesini her zamankinden çok istemektedir.

 

Ülkeyi idare etme şerefine nail olan idarecilerimizi, üzerlerine düşen görevleri biran evvel yapmaya davet ediyorum. 12.08.2005

Saygılarımla… 

 
 

Yazar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir