19.01.2007 tarihli yazımız:
ABD, TÜRKİYE,
IRAK VE DİNK’İN ÖLDÜRÜLMESİ
Amerikan
Merkezi Haber Alma Teşkilatı (CIA) tarafından eğitilen, aynı zamanda hukuk
fakültesi mezunu bir diktatörün elinde yıllarca yönetilen Irak, adeta ABD’nin
işgaline sebep olacak ortama hazırlanmıştır. Irak’ı ABD’ye hazırlayan Saddam, bir
daha konuşmamak üzere Şiilere teslim edilerek astırılmıştır. Yargılandığı süre
içerisinde sözleri ABD tarafından sansüre uğratılmasaydı, muhtemelen bilmediğimiz
pek çok hususu Saddam’ın ağzından duyabilecektik.
Kitle imha silahları
var bahanesiyle işgal edilen Irak’ta, açıklanana göre 600 bin Iraklı, 3 bin
civarında da ABD askeri hayatını kaybetti.
Hâlihazırda ABD
kamuoyu Irak’a asker göndermek istememektedir. Irak bataklığına saplanan ABD’nin
son birkaç aydır, Irak’a göndermek üzere ilanlarla asker arayışına geçtiğini
görmekteyiz. Hatta ABD kongresinde Irak’a asker göndermemek hususunda oldukça
sert tartışmalar halen yaşanmaktadır.
Son olarak ‘’
Demokrat Senatör Boxer, Kongre’de
Irak’a 21 bin asker gönderilmesini savunan ABD’nin bekâr ve çocuksuz Dışişleri
Bakanı Rice’a, ‘Nasılsa ailesel bir bedel ödemeyeceksiniz’’(1) demesinden sonra
Boxer’in Rice’den özür dilemeye zorlandığını gazetelerin internet sayfalarından
okumaktayız.
1 Mart tezkeresinin geçmemesinden sonraki dönemde bizi Irak’ta istemeyen,
yıllarca PKK’yı silah, mühimmat, teçhizat ve gıda ile destekleyen ve hatta günümüzde,
PKK’dan ‘’Kürdistan İşçi Partisi’’ (2) diye söz eden ABD, bugünlerde neden
durup dururken Irak’a girebileceğimizi söylemeye başladı?
2003 yılından bu yana adeta ülkemize komşu olan ABD, dünyanın en eski
çatışmalarından birisi olan mezhep çatışmasını Irak’ta başlatarak oldukça karmaşık
bir sürece neden olmuştur.
Mezhep çatışmalarının ne kadar ciddi, tehlikeli ve asırlar geçse dahi çözümünün
zor olacağı tarihi bir gerçektir.
PKK bahanesi ile kurulmuş olan koordinatörlük sisteminin Türkiye sözcüsü
olan Başer paşa ve ABD’li yetkililer, son bir yıldır Irak sınırında bekleyen iki
yüz bin civarındaki kuvvetimizi ve dolayısıyla ülkemizi, kendini savunma hakkını
kullanması adına Irak kargaşasına sokmak istiyorlar (3).
Biz Türkler şunu biliyoruz ki, Irak bir zamanlar sakindi ve biz
istediğimiz zaman oraya girip çıkmaktaydık. Bunu yaparken kimselerden izin
almamaktaydık. ABD ve AB destekli PKK’yı yok etmek o zaman kolaydı.
Silah alımları ile ABD ekonomisini besleyen Türkiye, gündemde olan Irak’a
girme tuzağına düştüğünde yıllardır olduğu gibi, yine ABD çıkarlarına hizmet
edecektir.
Ekonomik yönden güçlü, sanayisi yerli, insanları eğitimli, ihracatı
yüksek, cari açığı hiç olmayan bir ülke olsak Irak’a müdahale edelimi
düşünebiliriz. Ancak savaş çok büyük masraflar gerektiren bir harekettir.
Finanse edemezse ülke dağılır! Türkiye diye bir ülke kalmaz!
Şu anda sınırda olan ve eksi kırk derecelere varan soğuklarda
insanımızın, Türkiye’mizin güvenliğini alan kuvvetlerimiz, Irak’tan ülkemize
olabilecek göçü ve karışıklığı önlemek adına orada bulunmaya devam etmeli,
Irak’a girmek gibi daha ileri bir hareket yapılmamalıdır.
Hrant
Dink’in öldürülmesi üzerine,
Agos
Gazetesi Genel yayın Yönetmeni Gazeteci Hrant Dink’e yönelik saldırı iyi analiz
edilmelidir. Büyük Ermenistan hayaliyle hareket edenlerin, Dünya üzerinde
yaşayan Ermenileri birleştirmek, henüz Ermeni soykırımı yasasını kabul etmemiş
olan ülkelere ‘’Bakın, Türkler 19 Ocak 2007 tarihinde Ermeni yazarı katletti’’
mesajı vermek ve dünyanın her ülkesinde Ermeni soykırımı yasasını kabul
ettirmek arzusunun olabileceği göz ardı edilmemelidir.
Dink’in
öldürülmesi, ABD’de Ermeni soykırımı yasa tasarısını savunan lobilerin elini
daha da güçlendirmiştir. Bu da şu anlama gelmektedir. Türkiye bu yıl ABD’ye
daha çok taviz verecek, taviz veremezse ne yazık ki tasarı ABD senatosundan
geçecektir…
İsrail’i
İsrail yapanın, yine Yahudilerin oyunuyla, Almanların Yahudilere uyguladığı
soykırımın olduğu unutulmamalıdır…
Çıkışlarıyla
dünya devletleri tarafından tanınan insanlar, kendi isteği olmasa bile koruma
altına alınmalıdırlar…
Yasalar
çerçevesinde yargılamak ayrı, kişinin ölümüyle, dünya çapında kahraman olması,
birleştirici olması, Ermeni savlarını desteklemesi ayrı bir şeydir… Koruma
tedbirleri alınmayan Hrant Dink’in öldürülmesi böyle değerlendirilmelidir…
Saygılarımla…
19.01.2007
Kaynaklar:
(1): http://www.milliyet.com.tr/2007/01/14/dunya/axdun01.html
(2): http://www.milliyet.com.tr/2007/01/12/son/sondun06.asp
(3): http://www.milliyet.com.tr/2007/01/12/son/sonsiy09.asp