Altı Sigma ve Assubay
Genel

Altı Sigma ve Assubay

Prof. Dr. Coşkun Can Aktan’ın bir tespiti ile yazımıza başlayalım: ‘’Ülkemizde devlet yönetiminde ‘kalitesizlik’ ve ‘ahlaksızlık’ maalesef çok yaygın. Tüm kamu kurum ve kuruluşlarında yönetimden kaynaklanan sorunlar çok büyük. Eğitim, sağlık, adalet kurumlarımız çok ciddi sorunlarla boğuşuyor. Kimsenin vatandaşın derdini dinlediği yok… İsraf ve savurganlık almış başını gidiyor. Planlı ve sistematik karar alma ve uygulama söz konusu değil. Önceden ortaya çıkabilecek sorunların çözümü için bir çaba söz konusu değil. Hata ve yanlışlarla dolu bir sistem geçerli…’’(1).

Sanayi ve bilim iç içe. Sanayi geliştikçe bilim dalları gelişiyor, bilim dalları geliştikçe sanayi gelişiyor. Sanayi ne kadar teferruatlıysa bilim dalları da o kadar gelişmekte, çeşitlenmekte. Eğer gelen malzemeyi monte ederek ürünü şekillendiriyorsanız, sadece montajdaki sorunları giderebilecek kadar bilimde gelişme sağlarsınız. Aslında bunda bile, ana malzemenin geldiği yerden alınan bilimsel yöntemlerle sorunu gidermeye çalışırsınız.

Sorun çözme yöntemleri her alanda kullanılmalıdır. Sanayide, bürokraside, hizmet sektöründe, tarımda…

Gelişen teknoloji ile birlikte yönetimde sorun giderme tekniklerine bir yenisi daha eklenmiş bulunmakta. Klasik Yöntem ve Toplam Kalite Yönetimi gibi kavramlar görevlerini yerine getirmiş, onlardan elde edilen tecrübelerle sorun çözmede günün koşullarına uygun “6 Sigma Yönetim Felsefesi” uygulamaya girmiş durumda.

Motorola tarafından, faaliyet alanı ister imalat, isterse hizmet olsun tüm çalışma gruplarının kalite düzeyini ifade edebilecek ortak bir ölçüm birimi olarak geliştirilen 6 Sigma’da hedef milyonda 3.4 hata düzeyi…

6 Sigma’ya göre bizler; verimsizlik yaratan ve sigma seviyesinin düşmesine sebep olan problemlerin iyileştirilmesi için problemlerin çözümüne yönelik projelerimizi, projeyi çözecek olan Yeşil Kuşaklara ileten Kara Kuşaklar olmaktayız, diyebiliriz.

6 Sigma’yı incelediğimizde bizim önümüzdeki en büyük aşılması gereken engelin ‘’kültürel değişim’’ olduğunu görüyoruz. 

Mesela: NATO üyesi Alman, İngiliz, Fransız, İtalyan, Yunanlı, İspanyol, Holandalı assubayın,  onbaşının rütbesi apolette iken, sıra Türk assubayının bu yöndeki isteğine gelince ‘’assubayın rütbesi apolette mi olurmuş’’,‘’-Efendim biz dünyanın en eski ordusuyuz, bizim kültürümüz, geleneğimiz böyle.’’ görüşleri bir kültürü ifade etmektedir ve yanlış bir düşüncedir.

Yanaşık düzenini ABD’nin ‘ST 7–10 B Yanaşık Düzen Eğitimi Talimnamesi’nden öğrenirken niçin ‘’-bu bizim kültürümüze aykırıdır demediniz?’’ Veya yabancı silahları alırken neden ‘’bu bizim kültürümüze ve Atatürkçü İdeolojiye aykırıdır’’ demediniz? Demiyorsunuz? Erat statüsünden çıkarılan assubayın rütbe adı neden çavuş ile bitirilmeye devam edilmektedir. Veya OYAK yönetimine neden alınmıyor? Veya Türkçede gelenekselleşmiş olan, yazım kuralına uygun, basın yayım organlarında ve TDK’daki ‘assubay’ adı 1980’li yıllardan sonra niçin ‘astsubay’ oldu? Veya 12 Eylül askeri darbesi ile TDK’nın da yönetimini ele alan generallerimiz ‘asbaşkan’ı niçin ‘astbaşkan’ olarak dilimize sokmadılar? Vs.vs…

Demek ki bizim kültürel değişime ihtiyacımız vardır ve bunu başardığımız ölçüde medeniyete de yaklaşmış olacağız…

Bu yazı ile; 6 Sigma Yönetim Felsefesi hakkında kısa bir açılım yapmayı amaçladım. Konuya ilişkin kaynaklar aşağıdadır… 30/03/2008

kuvayimilliye.net

emekliassubaylar.org 

Kaynaklar:

(1): http://www.canaktan.org/canaktan_personal/canaktan-arastirmalari/toplam-kalite/aktan-kalite-bilinci.pdf

(2): http://www.kaliteofisi.com/makale/makaleler.asp?ID=12&ad=Alt%C4%B1%20Sigma

(3): http://www.sistems.org/alti_sigma_nerede.htm

Yazar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir