1951’DEN 2026’YA ASTSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-7
Adalet & Hukuk - Cafer DEMİR

1951’DEN 2026’YA ASTSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-7

1970 – 1323 Sayılı Kanun: Farkın “Matematiğe” Dönüştüğü An Bazı kırılmalar sessiz olur. Gürültü çıkarmaz. İnsan o an fark etmez. Ama yıllar sonra dönüp baktığında, hayatının yönünü değiştiren şeyin bir karar değil, bir cetvel olduğunu anlar.

1970’te çıkarılan 1323 sayılı Kanun tam da böyle bir dönüm noktasıdır. O gün kurulan sistemle birlikte fark artık açık bir ayrım olmaktan çıkıp, matematiğin içine yerleştirildi. Gösterge, katsayı, cetvel… Her şey düzenliydi, ölçülüydü, teknikti. Ama işte tam da bu yüzden görünmezdi. Aynı formül herkes için geçerliydi denildi. Aynı hesap yöntemi uygulandı. Fakat insan şunu fark eder: formül aynı olsa da, içine konulan değerler aynı değildi. Birine geniş bir aralık verildi, diğerine dar bir sınır. Birinin yolu yukarı doğru uzarken, diğerinin yolu daha erken bir tavana çarptı.

Kimse çıkıp “seni geride bırakıyorum” demedi.
Zaten buna gerek de kalmadı. Çünkü sistem bunu kendi kendine yapacak şekilde kuruldu. Matematik tarafsız görünür. Ama başlangıç değerleri eşit değilse, sonuç da hiçbir zaman eşit olmaz. İşte o andan sonra fark tartışma olmaktan çıktı, sonuç haline geldi. Maaşta göründü, emeklilikte büyüdü, yılların içinde derinleşti. Ve en zor olanı şu oldu: bu farkı anlatmak bile zorlaştı. Çünkü ortada açık bir cümle yoktu. Sadece rakamlar vardı. Oysa insan rakam değildir. Yaptığı işin ağırlığını, taşıdığı sorumluluğu, aldığı riski bilir. Aynı üniformayı giydiği bir yapıda, sistemin onu sürekli bir basamak aşağıda tuttuğunu hissettiğinde, bu sadece ekonomik bir mesele olmaktan çıkar. Bu, insanın kendine sorduğu daha derin bir soruya dönüşür: “Ben neden aynı emeğe rağmen aynı değerde değilim?”

Zamanla anlaşılan şu oldu: katsayılar arttı ama fark kapanmadı. Çünkü sorun katsayıda değildi. Sorun, katsayının uygulandığı tablonun kendisindeydi. Temel eğri baştan farklı çizilmişti. Belki de en çarpıcı olan şu. Bu düzenleme bir anda büyük bir adaletsizlik gibi görünmedi. Ama yıllar içinde birikerek, insanların hayatına dokunan kalıcı bir eşitsizliğe dönüştü. Sessiz, düzenli, teknik… ama derin. İnsan burada durup düşünmeden edemiyor. Adalet gerçekten sadece kurallarla mı sağlanır, yoksa o kuralların insanda bıraktığı duyguyla mı ölçülür? Çünkü bazı farklar bağırmaz. Cetvelde başlar. Matematik gibi görünür. Ama insanın hayatına dokunduğunda, artık sadece matematik değildir.

19 Nisan 2026 

1951’DEN 2026’YA ASTSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-7

Yazar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir