Gün geçmiyor ki yazılı, görsel basında kadın
cinayeti haberi duymayalım, Gazetelerin üçüncü sayfalarında kadın cinayeti
haberi okumayalım,
Kadınlar;
Ya cinayete kurban gider, ya küçük yaşta evlendirilir(ki), oysa oda başka bir cinayettir, ya çeşitli Yurtlarda
tecavüze uğrar, ya yoksulluktan ailesi tarafından cemaat yurtlarına verilir
evden bir boğaz eksilsin diye, oralardada yakılarak öldürülür bir
şekilde,
Adam gibi haberi dahi yapılmaz bazı yazılı – görsel
basında, Oysa tetiği çeken / çektiren el
farklı olsada bu dünyadan zamansız, çok erken göçüp gitmeleri tek
ortak noktaları,
Tıpkı Biz Assubaylar gibi;
Son dört yılda 49, evet tam kırk dokuz Assubay Ama
çeşitli baskılardan, ama hakaretlerden, ama fiziki şiddetten adına ne derseniz
deyin çanından vazgeçmiş, Bu durum ne görsel basında haber olmuş
nede yazılı basında ses getirmiş,
Zihniyetiniz hep aynı; “Kol kırılır, yen içinde
kalır”,
“Assubay intiharlarını araştırma önergesinin iktidar
vekilleri marifeti ile RED edildiği” bir ülkede, bu kadar genç insanın
göçüp gitmesi Niye ses getirsin’ki?
“Assubay intiharları bulaşıcıdır” diyen zihniyetin olduğu bir ülkede bu kadar ölüm niye ses getirsin’ki?
“Aileleri kendilerinden sonra maaş alsınlar diye
intihar ediyorlar” diyen zihniyetin olduğu bir ülkede niye ses getirsin’ki?
Başkentin orta yerinde yüzbinlerin sesini duyuramadığı,
etkili, yetkililerin Kör – Sağır – Dilsiz olduğu Bir ülkede niye ses
getirsin’ki?
O, Assubayların,
Muvazzafken omuzlarına basa basa apoletlerine bir yıldız
daha koymanın ince hesabını yapanlar, emekli olduklarında,
“Artık bizden çıktınız, sizin muhatabınız biz değiliz,
hükümettir” diyerek bu sorumluluktan kaçanların olduğu bir ülkede bu
kadar yitip giden can, bu kadar adaletsizlik niye ses
getirsin’ki?,
Şunu sormak lazım;
Emekli olduktan sonra çeşitli davalardan içeri giren paşalar
ve diğer subaylar için maaş katsayısı değişiklik isteğini/talebini
hükümete kim verdi? ( 1/3’den 2/3’e çıkartılması),
Onlarda bizim gibi emekli olduğuna göre, sizden çıkmış
olmuyorlarmı?, yoksa hükümet kendi kendinemi onlara bir güzellik yaptı?
Öncesinden vaz geçtik,
1951 den beri Assubaylar için hangi hakların verilmesine
vesile oldunuz? sadece oyaladınız, sadece ötelediniz, bizi asla
bir silah arkadaşı olarak görmediniz,
İdealleriniz için sadece bir araç olduk size,
Sadece etimizden – sütümüzden
faydalandınız, tek bir amacınız vardı, apoletinize bir yıldız daha koyabilmek,
Bu uğurda her şey mübah saydınız,
Sırf bunun için bizlere;
Yeri geldi; “Assubayım” dediniz,
Yeri geldi; “Başçavuşum” diye hitap ettiniz,
Yeri geldi; “Hocam” dediniz,
Yeri geldi; “Ağabey” dediniz,
Yeri geldi “Kolumuza girip yapay yol arkadaşı
oldunuz”,
Yeri geldi; ” Hat binalarına tepsi tepsi baklava
taşıdınız”,
Tek bir amacınız vardı, Köprüyü geçmek,
Bu uğurda köprüyü geçene kadar ne gerekiyorsa yaptınız,
“Bu görevin sonunda şehadet var”
deyip Ömeri ölüme gönderdiniz, siz bir üst rütbeye terfi ettiniz ,
İşte sizin silah arkadaşlığınız,
İşte sizin Aile anlayışınız,
İşte sizin birlik, bütünlük anlayışınız,
Verilen sözleri buzun üzerine yazanlar?
Mızrak çuvala sığmıyor artık,
Ağalar, Beyler, Paşalar…!
İntiharları Üçüncü sayfada dahi yer bulamayan
Assubayların bulunduğu ülkede,
BİR KADININ ADI YOK, BİRDE ASSUBAYIN…
YARATTIĞINIZ ESERLE NE KADAR ÖVÜNSENİZ AZDIR…
