Bizimkisi işte tamda bu. Yaşar ne yaşar, ne yaşamaz,
Tamda böyle bir mesleğin mensuplarıyız; Hem varız, Hem yokuz,
Ne varlığımızı ispat edebiliyoruz, nede bize “siz yoksunuz”
diyebiliyorlar,
En basit Anayasal bir hak olan eğitim diyoruz, kulaklarını
tıkıyorlar, “Emsal eğitimliden bir kademe geriden göreve
başlıyoruz” diyoruz, sanırsın karşımızdaki Duvar,
Takı tasarımcısının, kanatlı hayvan üreticisinin eğitimi dahi
dört yıllık lisans seviyesi diyoruz, karşımızda dut yemiş bülbül,
Bu kadar sorumluluğu veriyorsunuz, paralelinde Yetkide olsun diyoruz, “Haşa, sümme haşa” diyorlar,
Uçak pistinden Hangarına , Takım çantasından İt
kulübesine kadar her şeyin zimmeti verilirken adımızı zikrediyorlar,
Askerin mesaisi yirmi dört saattir deyip sabaha kadar çalışırsın ağanın
iki dudağı arasından çıkan sözle, İsterse vardiya istirahatide vermez
zira o ağadır, O zaman adını zikrederler .
Sınav günlerine! denk getirirler tatbikatları özellikle,
amaç senin okumamandır, istemezler eğitimli Assubayı, oysa Cehalettir
ülkenin belası, bir anlasalar, aslında bal gibi bilirler bilmek işlerine
gelmez, Araştıran, soran, öğrenen insan istemezler.
Sanırlar’ki bunlar olursa Hiyerarşi bozulacak,
İşte bu düşünce yüzünden bir ömürdür Sap’la samanı
karıştırırlar.
Oysa eğitimdeki tatlı rekabet TSK’nın dolayısı ile ülkenin
çıkarına değilmidir ? İnsanların önünü açmamanın, onların daha iyi bir bilgi
beceri donanımına sahip olmasının engellenmesinin nasıl bir izahı
olabilir?
Nöbet tutulacaksa Assubay var, eğitim varsa en öndesin , tatbikatlar zaten senin için, Cephede önde sensin, Ölünecekse önce sen
öleceksin ,
Musallada senin adını zikrediyorlar, “bu işin sonunda
şehadet var” diyorlar, gözünü kırpmadan gidiyorsun,
Peygamber ocağı denmiş bu kuruma, lakin Hz.Ömer adaletini
gören duyan bilen var mı? bilinen tek şey var, oda Nalıncı keseri yontun
kendinize yontabildiğiniz kadar,
Aksırıncaya kadar, tıksırıncaya kadar yontun .
Sonra çıkıp seslenin yedi düvele; “biz bir
aileyiz” diye. Aile olduğumuz içinmi Assubayı çaycıya,
kendinizi genel müdüre benzettiniz?, Aile olduğumuz içinmi Assubayı Mao’nun
askerlerine benzettiniz ?
Bununlada yetinmeyin yazın dağlara taşlara; “Güçlü ordu
güçlü Türkiye” diye. Adaletin tesis edilmediği ordu artık nasıl güçlü
olacaksa?
Sezarın hakkını sezara verecek olanı arıyoruz 61
yıldır, Lafla peynir gemisi yürümüyor, Boş vaatler hiç karın
doyurmuyor.
Huzurlu, Güçlü TSK’yı kimler istemez ?
Hadi önceden Fetö denen sümüklü vaizin kanatları altında olan
komuta kademesi vardı, bunlar istemiyordu diyelim,
Peki Ya şimdi?
Bu günü izah edecek bir mazeretiniz varmı bay Akar?
Gün gelecek gerçeklerle yüzleşeceksiniz,
Assubaylar Varmıdır, Yokmudur?
Varsada gereğini , yoksada gereğini yapmadığınız /
yapamadığınız için…
Bu soru hep sorulacak,
Sizede,
Sizden öncekilere’de,
Sizden sonrakilere’de…
ASSUBAYLAR VARMIDIR, YOKMUDUR?
