Adalet & Hukuk - İş-Meslek - Toplum

DEMOKRASİMİZİN ÖNÜNDEKİ İÇ VE DIŞ TEHDİTLER

Demokrasilerde, halk düzenli aralıklarla ve özgürce seçtiği temsilcileri aracılığıyla “siyasal denetimi” elinde bulundurur. Yurttaşlar din, dil, ırk, düşünce ve diğer ayrıcalıklarıyla dikkate alınmaz. Demokrasi, Devlet gözünde herkesin eşit sayıldığı yönetim biçimidir. Bu haliyle demokrasi, toplum olarak sahip çıkmakta ve koruyup kollanmakta önceliklerimiz arasındadır. Demokrasinin olduğu yerde hepimiz, müştereken özgürüz, Ülkemizin eşit yurttaşlar kimliğine sahibiz.

Demokrasilerde yanlış ve hata yerine, doğrular vardır. Doğruyu özümser, yanlışı reddeder. Yönetim olarak hedefleri arasında, yurttaşın kendisi yani; insan vardır. Yurttaşını doğruya yöneltici ve zorlayıcı politikalar, programlar üretilmesini ve bunların çağa uygun geliştirilmesini ister ve uygulatır. Böylece, insanın iyi yetişmesini sağlayarak, iyi ve doğruyu düşünen toplumsal örgütün yaratılmasını hedefler. Hedefleri için Devletin yurttaşına, yurttaşının da Devletine karşı sorumlulukları kurumsal ve sistematik bir şekilde çalışır. Böyle bir Yönetim anlayışının hakim olduğu ülkede, yolsuzluk, hırsızlık, haksızlık ve adaletsizlikler asla olamaz, olsa da gereken kurumsal ve yasal tepkiyi alır. Yoksulluk, açlık, sefalet ise asla olamaz. Böyle bir toplumun yaşadığı Ülkeye, demokrasiyle yönetilen Ülkedir diyoruz.

Yaşadığımız son yıllarda, Ülkemizde yaşanan olayları bütünsel anlamda yorumlarken, demokrasinin, “doğrular yönetimi” olduğunu görmezden gelemeyiz. İnsanları iyiye götüren, her zaman doğrularıdır. Doğru insan yetiştirmek de, demokrasi yönetimlerinin görevi olduğuna göre, iyi ve doğru insan yetiştirmede yönetim eksikliğimizin bulunduğu anlaşılmaktadır. Bugün; kişi ve toplum, kişi ve devlet ilişkilerinde yaşanan olumsuzluklar, karşılıklı sevgi ve saygı, sağlam ve daha korunaklı konumda değilse, insanlar daha mutsuz, Ülke daha huzursuz, özgürlükler daha sınırlı, dış ilişkilerde daha bağımlı durumdaysak, demokrasimizin kurumsal olarak zayıfladığına hatta, tehlikeye doğru sürüklendiğine açıklayıcı kanıttır. Demokrasimiz bu durumdayken, her gün gözümüzün içine baka baka, demokrasimizi allayıp pullayarak, süslü göstermeye çalışanlara inanmamız olanak dışıdır. Yüz yıllık laik Cumhuriyetimizin bir çok devlet malları elden çıkarılarak, içeride ve dışarıda bazı kişi ve kuruluşlara satılmış, Ülkemizin yer altı ve yer üstü zenginlikleri tekellere devredilmiştir. Emperyalizm sınırlarımızın hemen ötesinde önemli bir projesini yaşama geçirmek üzere, Anadolu’muza yönelmiş konumdadır. Bir takım değersiz ve anlamı olmayan sağ-sol, alevi-sunni, şu veya bu tarzda ayrılıkçı düşüncelerle birbirimizle uğraşan biz yurttaşlar, hepimiz büyük bir gaflet içerisindeyiz. Şu önemli iki konuyu dikkate almalıyız. Halkın birbirine düşürülerek, sömürü düzeninin devamı dahili iş birlikçilerin, sınır ötesi oluşumların gerçekleştirilme çalışmaları ise emperyalizmin, yani, harici hedefleridir. Her iki hedefi engelleyecek olan en önemli silahımız Türk demokrasisidir. Demokrasimizi korumak, kollamak için demokrasi saflarında yer tutmalıyız. Bizi mutlu edecek ve geleceğimizi aydınlık tutacak olan demokrasimiz, bu güne kadar görülmedik bir yol ayrımında olduğunu düşünmek zorundayız.

Emperyalizm, Demokrasi düşmanıdır.Yaşasın demokrasi !

Yazar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir