Adalet & Hukuk - İş-Meslek - Toplum

UMUDUM, ÖZÜMSENEN VE İYİ İŞLEYEN ADALETTİR

Ülke ve Ulus sevgisi taşıyan her insanın, usulsüzlük ve hukuksuzluklara karşı öncelikli insani görevi; yaşanan usulsüzlüklere, hukuksuzluklara ve etrafında cereyan eden günlük Ulusal olayları doğru düşünme ve muhakeme yapma görevi olmalıdır. 
Yurttaşlık duyularımızı kişisel konumlara göre değil; yaşanan toplumsal olaylara, bunların halen ve gelecekte yaratacağı sorunlara ve hareket halinde olan Ülkemiz gidişatına göre yönlendirmek en doğru olanıdır. Hepimizi bu doğruya sevk edecek olan ise “adalet” duygularımızdır. Bizler aynı topraklarda yaşayan Türk yurttaşları olarak, adalet kavramını insan olabilmenin en öncelikli koşulu olarak göremedikçe, bir çok olayı ve acıyı toplumsal gündemimizden çıkartamayız. Şöyle ki; laik ve Sosyal Devletin, Anayasal görevlerinin başında bulunan adalet gözetiminde yapılan 31 Mart 2019 Mahalli idareler genel seçiminde, ne yazıktır ki dokuz yüzü aşan olay yaşanmış ve bu olaylarda dört yurttaşımız öldürülmüştür. Yaralananların sayısı belirsiz. Seçimlerin sonunda bir çok bölgede itirazlar yapılmış, aynı konulu itirazlara farklı kararlar verilmiştir. Birincil durum yurttaş bilinçsizliğinin, ikincil durum ise Ülkemizin Kurumsal hukuksal anlayışın kötü göstergesidir. Bu acı tablonun bir daha tekrarlanmaması, hukuk makamlarının tutarlı kararlara imza atabilmesi biz yurttaşlara düşmektedir.
Ulusal birlikteliğimizle, nerede olursa olsun yaşanan her hangi bir hukuksuz olaya ve / veya keyfi uygulamalara gerek basında gerekse medya yayımlarıyla toplumsal tepki vermeliyiz. Yani; adalete saygılı olmayı toplumca benimsemeliyiz. Adalet, herkes içindir ve herkesin haklarına saygılı davranmayı zorunlu kılar. Toplumsal güvene olumsuz etkileyen her türlü yolsuzluk ve usulsüzlükleri de, yurttaş olarak yaşanılan yoksullukların ve acıların da en etkin ilacı adalette bulunmaktadır. 
Adalet; demokrasimizin koruyucusu, hepimizin sağlığı, güvenliği, eğitimi, mutluluğu ve Ulusal ortak zenginliğidir. İstanbul seçim sonuçlarında yaşadığımız haksızlık, yargı bağımsızlığımıza, seçimlerde oyunu kullanarak yurttaşlık görevini yapan insanlarımızın haklarına da tecavüz anlamı uyandırmış, bu kötü haliyle Ülkemizin dünya devletleri arasındaki Ulusal kariyerine de olumsuz etkilemiştir. Kısaca, hakları yenen insanlar mağdur edilmiştir. Adaleti ve onun iyi işleyen mekanizmasını sahip olabilmek, aslında hepimizin onu özümsemesine bağlı değil midir? Özümsemiş bir toplum olabilmek ve mekanizması iyi işleyen adalete sahip olmak için umutsuz kalmamak umuduyla.
Yaşasın adalet !

Görüntünün olası içeriği: açık hava ve yazı
Yorumlar

Yazar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir