Adalet & Hukuk - İş-Meslek - Toplum

1 MAYIS’I ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCEYLE ANLAMAK

Cumhuriyet yönetimi, özgür düşünceli, erdemli ve adaletli ama, sorumluluk duygusu ve kişiliği olan insan yetiştirmeyi hedef alan bir yönetim şeklidir. Baskı ve despot davranışlara izin vermez, araştırıcı ve sorgulayıcı yolları her zaman açık tutar. Toplumu oluşturan halk yığınlarını “Ulus” oluşumunun içinde sarıp sarmalayarak; dil, din, ırk vd. ayrımların bir arada, güven ve huzur içerisinde mutlu yaşamalarını düşünür. Evrensel hukuku misyon edinerek, her türlü haksızlık ve adaletsizlikleri kendi hukuksal kurallarıyla asla izin vermez. Barış ve sükunun yanı sıra, Ülke insanının her bakımdan kalkınmasını sağlar. Özünde insan sevgisiyle birlikte, evrende yaratılan tüm canlılara birlikte yaşam hakkı tanır. Dirlik ve düzenin güvencesidir. İnsanlara kibirle yaklaşan, onları üretim aracı ya da köleymiş gibi hor görenleri ve Ulusal benliğine ihaneti ise asla kabul etmeyen çağdaş bir yönetim olarak düşünüyorum. 

Aziz ATATÜRK, Cumhuriyet yönetiminin bu güzel misyonunu çok genç yaşta hissederek, Anadolu halkının kendi kendini yönetmeye yeteneği olduğunu anlamış, bu yönetimi kurmak için ne büyük mücadeleler vermiştir. Türk Ulusu olarak, O’nun bu inanç ve düşüncelerini ve modern, çağdaş yönetiminin ilkelerini, Ülke ve Ulus varlığımızın güvencesi olarak sonsuza kadar yaşatacağız. Atatürk Cumhuriyetinin temelinde, insanın ümmet olarak reddi ve yurttaş olarak her bireyin insan hakları ve özgürlüklerinin olduğu yatmaktadır. İnsanla doğrudan ilişkili bir yönetim, sevk ve idare ettiği Ulus toplumundan; yurtsever, hümanist, dürüst ve adaletli insan yetişmesini bekler. 

 

Cumhuriyeti yaşatacak en önemli etken de erdemdir. Aziz ATATÜRK, yurt gezi ve bazı sohbetlerinde,”Cumhuriyetimizin sonsuza kadar yaşamasını, gençlerimizin erdemli, zeki ve çalışkan olmasına olan inancını” hep yinelemiştir. Cumhuriyetin ilanından sonra uyguladığı Ulusal Eğitim politikalarıyla, erdemli ve özgür düşünceli nesil yetiştirmeyi başardığını ifade edebiliriz. Uluslar arası ajanlık misyonu bulunan bir şahsın, İstanbul’da bir Üniversitemizde Cumhuriyetimizin kurucusu ve hatırasını sonsuza dek Ulusça bağrımızda yaşatacağımız Aziz ATA’mızı hakarette bulunma eylemini alkış tutan gençlerimizi ve bu yabancıya mekan hazırlayan Üniversite yönetimini şiddetle kınıyorum. Gerek Üniversite yönetimiyle gerekse, öğrenci gençliği olarak sevgili Cumhuriyetimizin erdem değerlerinden nasipsiz kaldığımızı düşündükçe, üzüntülerimiz kat be kat daha da artmalıdır.
Gençliğimizin, Ulusal geleceğimiz olarak yetiştirilmesi, eğitim kurum ve politikalarına bağlıdır. Yaşan bu olay, Ülkemizin Ulusal geleceğine dair güvenlik stratejilerimizin yetersizliğine de işaret etmektedir. 
Emek ve saygının dayanışma günü olan 1 Mayıs’da, bu güzel toprakları bize yurt olarak kazandıran ve Cumhuriyet yönetiminin güvenine teslim eden Aziz ATATÜRK ile silah arkadaşlarını ve tüm şehitlerimizi saygıyla anıyorum.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta ve açık hava

Yazar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir