Osmanlının ve Selçuklunun da yıkılma nedenleri arasında onlar vardı.
Tarikatlar!
Halkın yobazlaşmasının yegane önderiydiler. Ulusal aydınlanmanın önünde en büyük engel onlardı.
Tarikatlar!
Onları yöneten, toplumsal bozulmayı körükleyen de Şeyhleriydi!
Cumhuriyetimizin stratejik güvenliği için en önemli tehlike unsuru olarak görülen de onlardı.
Tarikatlar!
Kastamonu mitinginde Aziz ATATÜRK;
“Efendiler ve ey millet iyi biliniz ki Türkiye Cumhuriyeti Şeyhler, Dervişler, Müritler, Meczuplar memleketi olamaz. En doğru ve en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır. Medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak, insan olmak için yeterlidir.” demiş ve TBMM’de çıkarılan devrim yasalarıyla onların önünü kapatmıştı.
1950’lerde iktidara gelen Menderes ve yetmiş yıl iktidarda kalan sağ partiler, kendi siyasi rant ve bireysel çıkarlarını, Cumhuriyetimizin ve Ulusumuzun çıkarları önünde gördüler, devrim yasalarını birer birer ortadan kaldırmak suretiyle cemaat ve tarikatların önünü açmak suretiyle büyük ihanette bulundular. Türk Ulusunun bütün bireyleri bu acı gerçeği anlamak ve Ülkemizin geleceğini buna göre yorumlamak zorundadır.
