Prof. Maranki’yi bir bitki uzmanı olarak tanıdık. Adam, yıllardır bitkilerin dili olup, toplumumuzu inek gibi sağıyordu. Bu şarlatanın “Bitkisel ilaç” olarak tanıtarak sattığı ürünlerin neredeyse tamamı yurt dışında üretim kökenli olup, yabancı devletler için iyi bir satış ve pazarlama koordinatörüydü.
Bir televizyon programında; “24 Haziran seçimlerinin AKP tarafından kaybedilmesi halinde, 25 Haziran gecesi Belgrad ormanlarında ağacın dibine gömdüklerini alıp, sokağa çıkarız.” sözleri, yurdunu ve Ulusunu seven biz yurttaşlar için hafife alınacak gibi sözler değildir.
Yüz yıllık kurumsal yaşamı bulunan Cumhuriyetimizin ve iç barışımızın korunması adına, Anayasa ve yasalar gereği, ilgili makamların görevini yapacaklarını biliyorum. Her bir yurttaş olarak bize düşen görev, profesör unvanlı şahsı ve sözlerini iyi okumak ve sorgulamaktır. Yıllardır çoğumuzun sırtından geçinen bu asalak herifin şahsını Ulusça kınamalıyız. Maranki’nin sözleri tıpkı mermi çekirdeği gibidir. Bir olayda kullanılan çekirdeğin atış yönünün araştırılması ve sonrasında da zanlının bulunduğu yerin saptanması kadar düşünerek, değerlendirmemi şöyle yapıyorum:
1. Prof. Maranki, 1991 yılında MİT ve EMN. kurumları tarafından Dış İşleri Bakanlığına verilen brifingte belirtilen ve yurdumuzda yaşamını sürdürdüğü söylenen 205 bin hainden biri ya da sonraki yıllarda köpek eniği gibi hızla çoğalan hainlerden biri olabilir,
2. FETÖ’nün çok önemli ekonomik kaynaklara sahip olduğunu, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra öğrendik. FETÖ de iyi bir inek sağıcısıdır. Prof. Maranki’nin FETÖ’yle mutlak ilişkisi ve bağlantısı olabilir. Devlet içi kurumlardan
“kendisine her an ulaşılacağına dair kuvvetli bilgiyi” bizzat aldığından böyle bir atağa karşı ön savunma hissiyle bu ihanet belirtisi sözlerini sallamıştır.
3. Prof. Maranki, Uluslar arası istihbarat örgütleriyle ilişkili olabilir, üstlendiği ajanlık misyonuyla, dış merkezli bir talimat gereği böyle bir söylemde bulunması kendisinden istenmiş, o da dış istihbaratın görev talimatını yerine getirmiş olabilir.
4. Kendisi ya da, yakın çevresi için İdare’den beklentisini koparabilmek uğruna ve aklınca cahil ve küçük gördüğü Halkımızı kışkırtabileceğini umarak, İdari puan kazanmaya çalışan bir provokatördür.
5. Bir kaç ay önce basından okuduğumuz ve bazı siyasi kişilerce “silahlı eğitim yaptıkları beyan edilen kişiler” gizli bir yerel örgütlenme içerisinde görev almış olabileceğine dair sarf ettiği “orman – ağaç – gömü” sözlerinden dolayı yerel bir şüpheli konumundadır. Adli soruşturmalar sonucu gerçek konumun aydınlanacağını umuyorum.
Türk Halkı, gerek Osmanlı gerekse Cumhuriyetimizin her döneminde bu tür provokatörlerin oyunlarına gelmemiştir. Halkımız, her bakımdan Ulus birliğine ve dayanışma ruhuna sahip çıkmak suretiyle bu soysuzlara inanmayacak ve toplum dışı tutacaktır.

