TERÖRDE CAN VERENLER HEP HALK ÇOCUKLARIDIR
Adalet & Hukuk - İş-Meslek - Toplum

TERÖRDE CAN VERENLER HEP HALK ÇOCUKLARIDIR

Türkiye’de kırk yıldır, vatanımızın ve Ulusal bütünlüğümüzün korunması amacıyla kutsal ve Ulusal bir mücadele verilmektedir. Mücadelede görev alanların hepsi Halk çocukları ve onların yiğit evlatlarıdır. Vatanın en ücra ve tehlikeli bölgelerinde görev yapanların hepsi de onlardır. Kimse aksini iddia edemez. Mesleğim gereği, Ülkemizin bu bölgelerinde on iki yıl görev yaptım. Gelmiş, geçmiş hiç bir Başbakanın, Bakanın, Millet vekilinin, Generalin, üst bürokratın ya da bir iş adamının evladının buralarda ” askerlik ” yaptığına tanık olamadım, bulunduğum bölgedeki diğer birliklerde olduklarını da hiç duymadım. Oralarda, hep Halk çocuklarını gördüm. 

Halk çocuklarının kimi görevini yapıp salimen döndü, kimi yaralandı uzvunu kayıp etti, “gazi” oldu, kimi teröristlerle çarpışırken ya da kalleş bir pusuda yaşamını yitirip “şehit” oldu. Halk çocukları yurt severdir, hepsi vatanlarını çok severler, vatan için çok çalışır gerektiğinde canlarını feda ederler. Basında okumuştum, İngiliz Prensinin oğlu Afganistan’da görevli İngiliz birliklerinde askerliğini yapıyordu. Binlerce kilometre uzakta başka bir Ülkenin topraklarında hakkı olmasa da O’ da vatanseverdi benim düşüncemde.

Ülkemizde terörün sonu niçin gelmemekte ve elli yıldır sürüp gitmektedir? Bunun yanıtının ağırlıklı bir kısmı da, herkesin Halk çocuğu olmadığına işaret etmektedir. Kişisel görüşüm budur.

Devlet Yönetiminde adil olunmadığı sürece, ateşin düştüğü yerler, Halkın evleri ve yürekleri olacaktır. Adaleti, Kurumsal işletemeyen yönetimler, yurt savunması görevlerinde de adil olamazlar. Altmış dokuzunda bir adam, boşuna beş yüz kilometre yürümemiştir. Adalet için değil mi? 

Terörün,asayişsizliğin, başkaldırının önüne sadece ekonomik, kültürel v.b. çözümlerle geçilemez. Boşuna savrulmayalım. Adalete sahip çıkalım, adaletnin yanında duralım. Ateş düştüğü yerin ötesini yakmadığı sürece, etkin ve kalıcı önlemlerin yararı olmamaktadır. Adaleti sağlayamayan yönetimler, Ülkenin ve Halkın geleceğinden daha çok, kendi geleceklerini ve kişisel çıkarlarını düşünerek oyalanıp duracaklardır. Ülkemiz yönetiminde adaleti hakim kılmak için yardımcı olalım, yönetenlerimizin de bu duyguya haiz olmasını önemseyelim. Adalet karşıtlığı ne olursa olsun tepkilerimizi gösterelim. Keyfi uygulamalarla, rüşvet ve kayırmacılık gibi çağ dışı ve ilkel usullerle idare edilmeye razı olmayalım. Gözümüzün içine baka baka, Devleti düşünmek yerine kişisel çıkarlarının peşinden koşanlara bakınız? Onların da evlerine ateş düşsün dileğinde bulunmak düşüncesinde değilim. Askerlik yaşı gelen kimin evladı olursa olsun, koşulları elverdiğinde dağıtım kur’alarına girmelidir. Yirmi yılı aşan askerlik hizmetimin ve son günlerde birlikte yaşadığımız acıların bende bıraktığı düşünce budur. Tüm meslektaşlarımın da bana tanıklık yapacağı inanıyorum.


Vatanımızı savunurken yaralanan gazilerimize sevgi dolusu selamlarımı iletir, kutsal görevinde yaşamını yitiren tüm şehitlerimizi saygı ve rahmetle anıyorum.

Yazar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir