İLGİSİZLİK, YOZLAŞMA VE TOPLUM
Adalet & Hukuk - İş-Meslek - Toplum

İLGİSİZLİK, YOZLAŞMA VE TOPLUM

Ulusal tarihimizin uzun
ömürlü oluşunu, yerleşik yaşamımızın uygulanabilir çağdaş gelenek ve görenek
çeşitliliğimize ve onları korumuş olduğumuza bağlıyorum.

Geçmişimizden
bizlere aktarılan olumsuz bazı gelenek ve göreneklerimiz olsa da, çağdaş ve
evrensel nicelikte olanlar çoğunluktadır. Zengin gelenek ve göreneği bulunan
başkaca bir Ulusun varlığını tanımıyorum. Bu geleneklerimizin ilklerinden
olarak bildiğim “ilgilenmek –
alakadar olmak”
eksenli olanını yorumlamak istiyorum. Yani; ilgi,
hatır alma eylemini.

Çünkü
o; insanı insanla, insanı hayvanla ve insanı tüm canlılarla ilişkilendirecek,
ilgilendirecek olan geleneksel, en değerli olanıdır. Bundan yoksunlaşmamızın
hasarı, elbette bireysel olarak kendimize olmayıp, toplumsal ve hatta Ulusal benliğimize kadar dokunacaktır. Bu
kadar evrensel ve çağdaş değere sahip olan güzel duygumuzu yitirmeyelim. İlgi
duygularımızı köreltmeyelim, sevgimizi, saygımızı, ailemizi, mahallemizi,
köyümüzü, toplumumuzu ve Ulusal birliğimizi de ilgiyle koruyabiliriz.

Düşünsenize, sevgi ve
saygının yok olduğu bir toplumda, demokrasi tutunabilir mi? Hak ve adalet denen
değer oluşturulabilir mi? Yasa ve kuralları tanıtılabilir mi? O halde, küçük
ama en yakınımızda bulunan bu değere hep birlikte sahiplenmeliyiz.

İlgiden uzak kalmaya
başladığımızda, duygularımızla birlikte yaşamak için yalnızlığa gideriz.
Yakınlarımızı unutur, dostlarımızı yitiririz. Yitiklerimiz uzar gider ömrümüz
elverdiğince. Kendimizi ve çevremizi yozlaşmaya doğru sürükleriz. Hoş olmayacak
ama “yozlaşmış bir toplum maalesef yoz insanı bol olan toplum” demek değil
midir?

İlgiden
uzak duranlar, gün gelip gereksinim duyduklarında en çok üzülecek olanlardır.

Önemli durumlarda, iletişim olanaklarımızı kullanarak çevremizle olan
iletişimimizi kesmeyelim, onlara ilgimizi gösterelim. Olumlu ilgi sayesinde
karşılıklı sevgi ve saygıyı geliştirebilir, daha güçlü bir toplumsal yaşamı hak
edebiliriz.

Aksi takdirde, vahşi
kapitalizmin bölüp parçaladığı Türk Ulusal yerleşik yaşamına bir olumsuz katkı
da biz vermiş olabiliriz. Hepimizin ve gelecek nesillerimizin daha çağdaş ve
daha mutlu olmaları güçlü bir toplum olmamıza bağlıdır.

Asla yozlaşmak
istemeyeceğimiz ama, ilgiyle beslenen bir toplum yaratmak, hep birlikte,
sağlıklı ve mutlu bir gelecekte yaşamak dileğiyle!

Yazar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir