Devletin sosyal politikalarının çöküşü, hepimizi tedirgin etmelidir.
Ülkemizin son on beş yılını ve güncel haberlerini değerlendirme yaptığımızda:
– Devletimizin laik sosyal devlet yapısından uzaklaşmakta olduğunu,
– Mübarek dinimiz, kamu dahil her yerde din bezirganları tarafından alet edilirken halkımızın da seyirci kalması sonucu bezirganların ve onlar tarafından yürütülen çalışmaların arttığı,
– Cemaat, tarikat gibi laik anlayış dışı yapılaşmaların hızla çoğaldığı,
– İnsan ahlak kriterlerinin sıfırlanarak, kişisel hırs ve çıkarların öne çıktığı, tecavüz, ırza teşebbüs, küçük yaştakini alıkoyma olayları için yasal kılıf hazırlıkları yapıldığı,
– Çocuk gelinlerimizin ve tecavüze uğramış çocukların arttığı,
– Çalışkanlık, dürüstlük, liyakat, kariyer, hak etmek, adil davranmak, adaletli olmak gibi konuların rafa kaldırıldığı; buna karşılık referans, hatır, tavsiye, kart sahipliği gibi değerlerin öne çıkarıldığına kamuoyu olarak tanık olmaktayız.
Gelecek nesillerimize nasıl bir Ülke bırakacağız?
Evlatlarımızı nasıl bir Ülkede yaşatacağız?
Düşünenimiz elbette vardır.
