AĞA

O, AĞADIR;

O, AĞADIR;
Çiftliğin, hatta memleketin sahibidir, Her yıl hasattan aslan payını alır. Yukarısı ile ilişkileri sıcak tutar orada kim olursa olsun,
Binlerce çalışanı vardır emrinde adına “Maraba” dedikleri,
65 Yıldır hasat taksim edilir, Ağa’ya göre son derece adil!
Önceden altı pay vardı Ortada, Hepsini de kendine alıyordu Ağa,
Varsın Marabalar perişan olsun, varsın maraba doymasın, Ağanın umurunda mı?
Ağayı kızdırmaya gelmez,
Satıverir tüm köyü Marabası ile birlikte ,
Lakin,
Zamanla O’da yetmez oldu ağaya,
Ağada gırtlak geniş, değil altı pay, on altı pay olsa Rab bana-hep bana diyecek,
Baktı ki olmuyor,
Sonra yakın geçmişte bir pay daha icat etti Ağa, yukarısı ile tutulan sıcak ilişkilerin sonucu,
Adı; “Yedinci pay”,
Onuda taksim ettiler geleceğin Ağaları arasında ileride kavga çıkmasın diye “Adilce” !
Şöyle ki;
Senin gitmene bir yıl var Al bir pay,
Senin iki yıl var, Al iki pay,
Senin üç yıl var, Al üç pay şeklinde,
Alan memnun – veren memnun,
Maksat; İleride Ağalar yığılması olmasın, Karıncanın belini incitmeme misali, sessiz ve derinden,
Hasat taksiminde kendi aralarında hiç bir sorun yaşamayan Ağaların tek sorunu kaldı; Genç ağalar,
Bir zamanlar Tv.lerde bir reklam vardı, bir kız çocuğunun oynadığı,
“On, yüz, bin Baloncuk yuttum” diye,
Ahanda işte Ağız tadı ile o gazlı içecekten içemeyen Genç Ağaların derdini de hallettiler mi iş tamamdır ,
MARABA:
O, MARABA’DIR.
Ağanın gözünde sadece sayıdan ibarettir, hiç bir değeri yoktur,
Sadece Çalışırken adı vardır,
Hele birde Çalışırken can verirsen Tarlada Tapanda, İşte o zaman Ağanın gözüne girmen içten bile değildir,
Musallada en önde Ağa vardır, herkesten önce hakkını helal eder Marabasına ,
Sağlığında Karın tokluğuna çalışırsın, Ağa için gece gündüz,
Ağanın mutlu olmasıdır esas olan,
Zira:
Kızdırmaya gelmez Ağayı,
İster döver, İstek küfreder, İster Hakaret,
Ağaya serbest,
Adı üstünde; Ağa… Kim ne diyebilir?
İki dudağından çıkan zaten Kanun değil mi?
Böyle davranınca birde ödüllendirilir üstüne üstlük,
Bir ağustos sıcağında bakmışsın Ağaların Ağası oluvermişsin,
Ağa’dır o,
Görevi;
Marabasını, Açlıkla – Yoksullukla Terbiye etmek,
Maksat; Ne oldurmak, ne öldürmektir,
Ne doyacaksın, ne açlıktan öleceksin,
Öyle öğretilmiştir kendinden önceki ağalar tarafından,
İçlerinde yokmu iyisi ? dersen,
Elbet vardır, lakin bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az,
Onlarda düzene uymak zorunda,
Yoksa; Ne ağalık kalır, ne ……. lık ?
Ne; Ağa Şener Şen’dir, Nede Erdal Özyağcılar Maraba’dır,
Oysa 65 Yıldır Günümüzün ,
AĞASI DA BELLİ, MARABASI DA….
*** Ağalık’ta, Marabalık’ta keşke 32 yıl öncesinin Efsane Züğürt Ağa filminde kalsaymış, Hasadın yedi payınıda kendilerine ayıran, Günümüz Ağalarına ve Canlarını seve seve veren ama Ağanın gözünde Marabalıktan öteye gidemeyenlere ithaf olunur…

