Ezberci bir eğitim siteminden gelenler sadece ezberletileni bilir, onu tekrarlayarak uygular, iyi bir itaatçıdır. Yenilikleri yapabilenler ise, ezberlerin dışına çıkabilenlerdir.
Emekli assubay, yazar Levent Ulucan’ın dünkü “ANLAMAZSIN PAŞAM” başlıklı yazısından öğrendik “Genel Kurmay ‘da bir 4 yıldız ‘Assubay’ ları anlamaya çalışıyoruz’ demiş.”
Orgeneral rütbesine yaklaşık 36 yılda ulaşılabiliyor, ardındaki 4 yıllık harp okulu (İki yıl olan Harp Okulu eğitim süresi 1948 yılında üç yıl, 1963 yılında iki yıl, 1971 yılında üç yıl, 1974 yılında dört yıl), varsa bir 4 yıl da askeri lise eğitimi eklendiğinde toplamda 44 yıl..
Düşünebiliyor musunuz, koca 36 yıl bir kurumda fiilen çalışılacak ve kurumun tüm hücreleri bilinemeden son rütbeye ulaşılabilecek bir sitem var karşımızda.
Demek ki, yabancı dil bilmek, yabancı ülkelerde daimi görevlerde bulunmak, geçmişin birer tekrarı sayılabilecek tatbikatlar, senaryo çalışmaları, masa başı projeleri, yetmiyor bir kurumu, dolayısıyla kurum içi çalışanları tanımak ve anlamak için.
Tanımak için sevmek gerekiyor. İnsan sevdiği, ilgi duyduğu şeyi tanımak için emek verir.
Bir profesör olmak için nasıl çalışıyorsa akademisyen, silahlı kuvvetler de icabında tüm gücü yönetmeye aday olan kişilerden tezler, araştırma çalışmaları istemeli.
Demek ki, tekrarları tekrarlamakla, ezberleri ezberden söylemekle, ezberlerle olmuyor, sade sırf bir itaatle, olamıyor, olunmuyor.
Kişiler, kurumu, kurum çalışanlarını tanımaya, gözlemlemeye mecbur bırakılmalı. Tanıdığına dair sonuçlar istenmeli.