Atatürk: "Dokunursanız kuvvetlerimiz güneye doğru inecektir."
Önce Kültür Arşiv

Atatürk: “Dokunursanız kuvvetlerimiz güneye doğru inecektir.”

Atatürk: “Dokunursanız kuvvetlerimiz güneye doğru inecektir.”
Atatürk: "Dokunursanız kuvvetlerimiz güneye doğru inecektir."

Ölümünün üzerinden yetmiş beş yıl geçtiği halde, Atatürk’le ilgili birçok belge yeni yeni gün yüzüne çıkıyor.

Ama hiçbiri şaşırtıcı değil. Stalin’e “Sizlerden korkmuyorum” diyerek meydan okuması, ne de Hazreti Muhammed’in Medine’deki mezarını yıkmaya kalkan Suudi Kralı’nı tehdit etmesi….. Atatürk hep o bildiğimiz Atatürk…. Kimseden korkusu olmayan bir barış sever…. İslam’ın yüce Peygamberi’nin mezarının yıkılmasına izin vermeyecek kadar dindardır…

            Avrasya TV’deki Lale Şıvgın’ın programına telefonla katılan Ak Parti eski Milletvekili Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş’ın anlattığı olay ve belge şu;

            Suudi Arabistan’da türbelerin, mezarların, mezar taşlarının yıkılacağı haberi yayılmaya başlar. Ve bu mezar taşlarını kırmak, türbeleri ortadan kaldırma hareketi yavaş, yavaş, Peygamber’imizin türbesine kadar gelir. Bütün Müslüman ülkeler tabi ki tepkili. Bunu kim önleyebilir diye düşür bu ülkeler. O yıllarda bağımsız İslam Devleti olarak Afganistan, İran ve Yemen var. Fakat güçleri ve imkanları yok. İslam ülkeleri, Peygamber’imizin türbesinin yıkılmasını önlese, önlese ancak Türkiye ve Atatürk önler” der. Ve Atatürk’e bir mektup yazarlar.

            Atatürk mektubu alır almaz. Suudi Arabistan Kralı’na hitaben bir mektup dikte eder.( yazar) İmzasını taşıyan mektupta yani notada şöyle der.

            “Peygamberimiz Resulün türbesinin bir taşına dokunursanız kuvvetlerimiz (silahlı kuvvetleri kastederek tabi) güneye doğru inecektir. Bu hareketiniz cezasız kalmayacaktır.”

            Bütün mezarları ve türbeleri yıkan, mezar taşlarını kıran Suudi Arabistan, Atatürk’ün bu mektubundan sonra Peygamberimizin türbesine dokunamayacaktır.

            Belge neden gizleniyor;

            Belgenin çok önemli olduğunu gören Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş Hüsnü Kuran’a bu belgeyi aldığı yere derhal koymasını ve durumdan amirlerini haberdar etmesini söyler.

              Hüsnü Kuran kendisine söyleneni yapar. Belge, Dışişleri’ndeki bütün yetkilileri heyecanlandırır. Aralarında Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı’nın da bulunduğu yetkililer Hüsnü Kuran’a şu emri verirler.

              “Aman sakın bunu kimseye söylemeyin. Bunu yayınlanacak belgeler arasına koymayın eski yerine yani gizli evraklar arasına koyunuz ve bundan kimseye bahsetmeyiniz.”

Sırrı Yücel CEBECİ 

Not:

Bu yazı  13 Kasım 2008 tarihli  Tercuman Gazetesi’nin Sırrı Yücel CEBECİ “Bana Göre” köşesinde yazılmıştır.  

http://www.ermenekhaber.com/yazar.asp?yaziID=3400

http://www.yenimeram.com.tr/mustafa-ertas_3334~bir-gizli-belge

Yazar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir