Atatürk ve Milli Duygu-4 (Etnikçilik üzerine tespitleri)
Genel

Atatürk ve Milli Duygu-4 (Etnikçilik üzerine tespitleri)

Milletlerin oluşumunun yanı sıra Türk insanını etnik kökenlere ayıranlar üzerine tarihi tespitlerle dolu, üstelik de halen güncel olan bir bölümü daha hep birlikte inceleyeceğiz.

Atatürk ve Milli Duygu-4 (Etnikçilik üzerine tespitleri)

“Bugünkü büyük modern milletlerden olan Fransızların, İngilizlerin, çeşitli ırkların karışması sonucu olduğu bilinmektedir. Milletlerin oluşumunda ‘toprağın önemini büsbütün reddedenler vardır. Bu fikirde bulunanlar, toprak, sadece çalışma ve uğraşma alanıdır’ diyorlar.

Şimdi bu noktaya dikkat edelim:

Fransızlarla İngilizler arasındaki savaşlar, her iki millette milliyet bağlarını kuvvetlendirdi. Alman milliyeti, Napoéon’ karşı savaşlardan, İspanya milliyeti, Mağribilerle (Kuzey Afrikalılar) mücadelelerden doğdu. En küçük Yunan hükûmetleri, İranlılara karşı birleştikten sonra Yunan milliyeti başlar.

Türklerin her şeye rağmen bütün devirlerde milli birlik ve bağlarının korunmuş olarak kalması hemen sürekli savaş halinde bulunmasındandır. Son inkîlap yıllarında birliğin oluşmasında kuvvetin ve savaş halinde bulunmanın etkisi önemlidir.

Buna göre, savaş, kavimlerin birleşmesinde en kuvvetli bir etkendir.

Millet neye derler? Sorusuna bugünkü çağdaş anlayışlara uygun modern bir tanım yapabilmek için yürüttüğümüz tartışmayı yeterli görelim. Onun üzerine bir an durup düşünelim; bugün Türk Cumhuriyeti’ni kurmuş olan Türk milletini incelerken bulunduğumuz şartları, yeniden gözden geçirelim.

a) Siyasal varlığımızın dışında, başka ellerde, başka siyasal zümrelerle, isteyerek veya istemeyerek kader ortaklığı yapmış, bizimle dil, ırk, köken birliğine sahip ve hatta yakın uzak tarih ve ahlâk yakınlığı görülen Türk toplulukları vardır. Tarihin bir olayının sonucu olan bu hâl, Türk milleti için acıklı bir hâtıradır, fakat Türk milletinin tarih ve bilim bakımından oluşumundaki asalete, birliğe asla zarar getirmez.

b) Bugünkü Türk milleti siyasal ve sosyal topluluğu içinde kendilerine Kürtlük fikri, Çerkezlik fikri ve hatta Lazlık fikri veya Boşnaklık fikri propaganda edilmek istenmiş vatandaş ve millettaşlarımız vardır. Fakat geçmişin despotluk devirleri ürünü olan bu yanlış adlandırmalar, birkaç düşman âleti, gerici beyinsizden başka hiçbir millet bireyi üzerinde üzüntü ve tasadan başka bir etki yapmamıştır. Çünkü bu millet bireyleri de bütün Türk toplulukları gibi aynı ortak geçmişe, tarihe, ahlâka, hukuka sahip bulunuyorlar.

c) Bugün içimizde bulunan Hıristiyan, Musevî vatandaşlara kader ve talihlerini Türk milletine vicdani arzularıyla bağladıktan sonra kendilerine yan gözle yabancı bakışıyla bakmak, medeni Türk milletinin asil ahlâkından beklenir mi? (*) Gazi Mustafa Kemal Atatürk

Türk milletinin birlik ve beraberliğinin Atatürk’ün gösterdiği yolda, ebediyete kadar devam etmesi dileğimizle… 18.12.2008

Orhan Kaya

(*) Prof.Dr.A.Afetinan, Medeni Bilgiler ve M.Kemal Atarürk’ün El Yazıları, Semih Ofset, Ankara, 2000, s.33-34

Yazar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir