
Aralarında BDP’li vekillerin de bulunduğu 51 temsilci, Kürtlere idari ve siyasi statü talebini şart koşan bir bildiriye imza koydu!
Zana’dan Kürtçe şov!
Leyla Zana’nın Kürtçe okuduğu deklarasyonda “Kürtlere idari ve siyasi statü verilmeden sorun çözülmez. AKP, Suriye’deki Kürtlerin statü kazanmasını önlemeye kalkarsa, bunu bize karşı düşmanlık olarak tanımlarız” denildi.
“Kürdistan” Konferansı
İşte deklarasyonun finali: Cezaevinde siyasi nedenlerle tek bir Kürt kalırsa ortak tutum alırız. 4 maddelik taleplerimiz yeni anayasaya işlenmeli. Bunun için milyonlarca imza toplayacağız. Kürdistan Konferansı’nı en kısa zamanda yapacağız.
12 saatlik toplantıdan “isyan” bildirisi çıktı!
Kürt kimliğini öne çıkararak etnik siyaset yapan parti, dernek ve oluşumların 51 temsilcisi Diyarbakır’da “Kolektif Akılla Birlik” başlıklı toplantıda bir araya geldi. 12 saatlik toplantıdan Türkiye’ye meydan okuma ve “en kısa zamanda Kürdistan Konferansı toplama” kararı çıktı.
“İsyan” gibi bildiri!
Diyarbakır’da, çok sayıda BDP milletvekilinin de katıldığı “Kolektif Akılla Birlik” toplantısından sonra “kalkışmayı” çağrıştıran bir deklarasyon yayınlandı. Leyla Zana’nın Kürtçe okuduğu bildiride, Kürtlere statü ve anadilde eğitim içeren talebin yeni anayasaya işlenmesi için imza toplanacağı duyuruldu. Bildiride şöyle denildi:
“Cezaevleri boşaltılsın”
“Kürtlere idari-siyasi statü verilmeden sorun çözülemez. Nüfusu 40 milyonu aşan kadim bir halkın siyasal statüden yoksun yaşamaya zorla ve baskı yoluyla dayatmak mümkün değildir. Suriye’deki gelişmeler Kürtler bakımından yeni olanaklar içeriyor. AKP hükümetinin Suriye Kürtlerinin statüye kavuşmasını önleyici politika geliştirmesi halinde bunu Kürtlere karşı düşmanlık olarak tanımladığımızın bilinmesini isteriz. Kürdistan’da siyasi nedenlerden dolayı cezaevinde bulunan Kürt halkının hiçbir evladının cezaevinde çürümesine razı olmadığımızı, olmayacağımızı, cezaevinde siyasi nedenlerle tek bir Kürt kaldığı müddetçe kendimizi özgür görmeyeceğimizi deklare ederiz. Bu kapsamda Kürtlere dönük baskı ve tutuklama politikalarına karşı olduğumuzu ve ortak tutum alacağımızı ifade etmek isteriz. Türkiye ve dünya kamuoyuna ifade etmek isteriz ki, Kürt halkı eskisi gibi örgütsüz bir halk değildir. Yeni anayasanın oluşum sürecinde ortak mücadele başlattığımızı ve 4 maddelik talebin anayasaya işlenmesi için milyonlarca imza toplamayı hedeflediğimizi duyururuz. Kürdistan’da adalet, özgürlük, statü ve onurlu barışa ulaşmak için Kürdistan Konferansı’nı en kısa zamanda gerçekleştireceğiz. Dünyadaki değişmeye paralel olarak Ortadoğu’da meydana gelen gelişmeler baskı altındaki halklar açısından önemli fırsatlar ortaya çıkarmıştır. Güney Kürdistan parçası bu fırsatlardan ilk halkayı oluşturmaktadır. Tarihin geriye döndürülemez akışı içinde seyreden gelişmeler, dikta rejimlerinin, baskı rejimlerinin ret ve inkar politikalarının artık sonuç doğurmayacağını göstermektedir. Nüfusu 40 milyonu aşan kadim bir halkın siyasal statüden yoksun yaşamayı zorla ve baskı yoluyla dayatmak günümüz dünyasında artık mümkün değildir. Unutulmamalıdır ki, Kürtlerin tüm siyasal hakları tanınmadan başta Kürtleri baskı altında tutan devletlerde olmak üzere, Ortadoğu coğrafyasında kalıcı bir barış tesis edilemez.” 11-03-2012
YENİÇAĞ
http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/habergoster.php?haber=64632


