Bireyin korunma ihtiyacı ve kültürel yapı
Genel

Bireyin korunma ihtiyacı ve kültürel yapı

Tek başına yaşayan kişi için su, yiyecek, soğuktan – sıcaktan, vahşi hayvanlardan korunma, çoğalma, çoğaldıktan sonra; çoğalınana ait olma, saygınlık – kabul görme, toplumu huzur içinde yaşatıcı gelişmeler, öncülük.

Bireylerin çoğalmasında izledikleri alışkanlıklarının genelleşip, genelleşene göre oluşan kültürel yapı. Ve bunun sonucunda dünya üzerinde değişik kültürler, diller.

Dil; kültürel birlikteliğin anlamını ifade edebilen bir arada yaşamın baş unsuru.

Aynı coğrafi koşullarda birlikte yaşayıp, aynı dili konuşup, çoğalarak, yaşam biçimleriyle bir kültür meydana getiren kişilerin toplu yaşamda ulaştıkları evre sonucu ortaya çıkan devlet sistemi, bireylerin ortak kültüründen ayrı düşünülemez. Dolayısıyla; farklı dillere sahip, millet olmuş, devletleşmiş toplulukların devlet gelenekleri de farklıdır.

Bir kültürde saygın olan bir durum, diğer kültürde tam tersi olduğu halde kendilerince saygın sayılabilir. Örneğin; kız çocukları Türk toplumlarında erkek çocukları ile aynı değerde, aynı saygınlıkta, eşit görülürken; Arap toplumlarında/Arap kültürünü benimsemiş toplumlarda ise aşağılık bir varlık, köle, cariye olarak görülmesi gibi.

Devletler/Devletleri yönetenler, kültürlerini yaşatmayı seçer. Fakat hangi kültürde olursa olsun, insanlığın ulaştığı evrensel insani değerler ölçüsünde hiçbir kız çocuğu aşağılanmayı hak etmemektedir.

Kişilerin korunma ihtiyacı bir yanda dururken hiç kimse saldırıya uğranmayı, yok edilmeyi, aşağılanmayı, bedenine ve haklarına tecavüzü kabul edecek kadar aşağılaşamaz, aşağılaştırılamaz.

Bilim, elde ettiği verileri birleştirip anlamlandırmayı ilke edinir.

Toplum bilimi, toplum psikolojisi denilince Abraham Maslow’un İhtiyaçlar Teorisi ilk akla gelendir.

Bireyin korunma ihtiyacı ve kültürel yapı

Maslow’un Kişi İhtiyaçları Teorisi’ne göre bir ihtiyaç giderilemeden üst ihtiyaca geçilemez.

Bireyin korunma ihtiyacı ve kültürel yapı

Açılımı:

Bireyin korunma ihtiyacı ve kültürel yapı

Büyük Orta Doğu Projesi, Demografik Yapı ve Kültür

Amerika ve müttefiklerince, içinde Türkiye’nin de bulunduğu Orta Doğu’da bulunan devletler ve içinde yaşayan halklara yönelik sözde özgürlük – demokrasi projesi kapsamında Türkiye’ye gelen farklı kültürden kişiler.

BOP kapsamında Türkiye’nin, Türk halkının yaşadığı ekonomik ve kültürel sıkıntılar.

Suriye’de yıllarca baskı altında yaşamış, kendisini geliştirememiş, Türk halkı ile kültürel olarak farklı bir topluluk.

Kendilerince doğru yaptıklarını düşünseler bile Türk halkınca uygun görülmeyen davranışları.

Çalışmadan, üretmeden yaşatılan bir topluluk ve Türk halkının omuzlarına yüklenen ekonomik güçlükler.

Daralan ihracat sonucu Türk halkına yüklenen, adeta üretimden alınması gerekenlerin yerini alan vergiler.

Yoksullaşan ve huzursuzlaşan Türk toplumu.

Gelecekten umutsuzluk bir yana, huzursuzluğun başında çocuklarını koruyamamak geliyor.

Gün geçmiyor ki tecavüz olayı olmasın.

Göçlerle gelen ve belki de yaşadığı yerleri kaybetmenin farkına varışlarından kaynaklı huzursuzlaşan veya huzursuzlaştırmak için gelen insanlar.

Gelenlerin, BOP kapsamında gelip-gelmedikleri sorusu?

İnsanlar neden akın akın gelişmekte olan bir ülkeye gelir?

Gelirken ne getirirler,

Geldiklerinde ne götürürler?

Dünyaya sattığı bir sanayi ürünü olmayan ülke onlara ne verebilir veya onlar ülkeye ne verebilir?

Farklı kültürden olarak Türkiye’de bulunan göçmen sayıları:

Suriyeli 3 milyon 621 bin 330 kişi

Afganlı 169 bin

Iraklı 143 bin

İranlı 35 bin

Demografik yapının sistemli olarak zamana yayılarak çeşitlendirilişi, grileştirilişi BOP’tan ayrı düşünülebilir mi?

Tarikatlar yoluyla kültürel değişime uğratılmaya çalışılan bir toplum ve tarikatların istediği şekilde göçle gelen hazır topluluklar.       

Yazar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir