TV ‘de haberler var, Suriye/İdlip konusu gündemde tabi bende göz ucuyla izliyorum çünkü gelişmeler pek iç açıcı değil, Oradan durmadan şehit haberleri geliyor, ulus olarak her haberde içimiz biraz daha yanıyor,
Sonra ekranda eski Genel Kurmay Başkanı yeni MSB’nı, beliriyor, gelinen durum ile ilgili bilgiler veriyor,
Konuşmasının bir yerinde şunlar dökülüyor ağzından ”Orada olmaya devam edeceğiz, oradaki insanların (Suriye’li) mağduriyetleri sona ermeden oradan ayrılmayacağız” türünden söylemlerle açıklamalarına, devam ediyor,
Konuşmasının siyasi/politik analizine, tartışmasına, ayrıntısına girmem, buranın ve bizim konumuz o değil,
Ama bir sözcük kullandığı bir cümle içimi acıtmadı değil, oradaki insanların mağduriyetinden bahseti ve onların, oradaki insanların insaca yaşam koşullarına kavuşması için orda kalamaya ve ne yapılması gerekiyorsa yapılacağını tane tane sakin bir dille anlatırken;
Ya dedim bu kadar vicdanlı, merhametli adalet arayan bir adam yıllardır komuta ettiği komutanken ve şimdi icraat anlamında TSK’dan sorumlu bir numaralı bakan iken subay/assubay ikileminde yaşanan en zalim, en adaletsiz en en ayrımcı şartlara kanunlara, yaşamlara nasıl bu kadar sessiz kaldı?
Ve,
Defalarca kez o mağdur olmuş o insanlara söz vermesine rağmen neden sözlerini yerine getirmedi?
Neyse bunun cevabını biz elli yıldır zaten biliyoruz, biliyoruz da burada başka bir krılıgan başka bir ters denklem başka bir acı daha var,
Acılarını dindirmek için kurtarmaya çalıştığı insanları o yıllarca magdur ettiği ve bu uğurda onlarca şehit düşen o Assubaylar kurtaracak birinin bunu eski komutan yeni bakana
söylemesi lazım…

