DARBELERDEN EN ÇOK ASKERLER ZARAR GÖRMÜŞ (!)
İş-Meslek

DARBELERDEN EN ÇOK ASKERLER ZARAR GÖRMÜŞ (!)

Kime ait bu sözler?

(E) Orgeneral Çetin Doğan; “Darbelerden en çok askerler zarar görüyor,  darbelerden faydalananlar ise hep başkalarıdır.” buyurmuş.(*)

* * *

Paşanın dediği gibi darbelerden kimler faydalandılar, kimlerdir o başkaları bilmiyoruz ama, biz Kısaca bakalım hangi darbeden sonra hangi askerler (!)  hangi zararı (!) görmüş?

De haydi buyurun;

12 Eylül 1980 darbesinin ardından fazla değil sadece 17 ay sonra 12.2.1982’de ilk zararı acaba hangi askerler görmüş?  O askerler zararın adına’da; “Makam Tazminatı” zararı demişler,  Gülhane askeri tıp akademisinin (GATA)  açılışında askeri tabiplere hitaben; 

“önce asker, sonra doktorsunuz ” diyen,

“bir sağdan bir soldan astık” diyen,  

17 yaşında yaşı büyütülerek astırdığı Erdal Eren için  “asmayalımda besleyelim mi? ” diyen, 

“bir başçavuş benim teğmenimden fazla maaş alamaz” diyen,  rütbeyi cübbe ile örten zihniyetin ürünü netekim Kenan’ın güzelliği ile zarar; biirr.

Sonra;

Sonra İkinci zararı 9.8.1993 de yaşamışlar vede bu zararın adınada  “Kadrosuzluk Tazminatı” zararı demişler,  fedakârlığa bakar mısınız?  Bu ne fedakârlık, ağlamak istiyorum,  zarar; ikiii.

Sonra ;

Sonra’mı?  Bakmışlar’ki bu zararlar bayağı keyif veriyor, bayağı tatlı, tam gaz zarara devam demişler, mademki askerler darbe yaptı, mademki darbelerden en çok zararı askerler görüyor, hepsi elini taşın altına koymuş sadece zarara ortak olmak için,  kendim için bir şey istiyorsam namerdim valla modu, kolay değil mesele memleket meselesi, mesele askerin zarar görme meselesi,  haliyle akan sular durur.

Malum zarar bayağı yağlı, bayağı etli hatta hatta birinci sınıf antrikot,  onlarda araya sıkıştırıvermişler 28 Şubat 1997 post modern darbesini, hani şu tankların Etimesgut sokaklarında boy gösterdiği, rahmetli Erbakan’ın şıpır şıpır terlediği şura,

Bu kez 2.8.1998’de yani 28 Şubat kararlarından sadece 17 ay sonra bir zarar daha görmüş askerler (!), zararın adınada   “Komutanlık Tazminatı”  zararı demişler,  Hükümet, kendilerine muhtıra veren askerlere bir güzellik daha yapıyor, yapacak bir şey yok,  malum deve dikeni seviyor,  etti mi sana zarar; üüççç.

Sonra mı?

Sonrası çorap söküğü gibi gelmiş o askerlere(!),  Eee nede olsa zarar görmeye alışmış bünyeler  kolay değil,  haydi demişler el birliği ile bir zarar daha icat edelim, 12.2 .2000 de icat edilen zararın adını  “Temsil Tazminatı”  zararı koymuşlar,  kolay değil  en tepeden en aşağıya bütün askeri (!) temsil etmek, zarar; dörrttt.

Ya, sonra?

Bakmışlar’ki kavun tatlı zarara devam demişler,  nasıl olsa hangi iktidar gelirse gelsin tüm askerin(!)  istediği bütün zararlarını karşılıyor, haydi el birliği ile bir daha zarar edelim buyurmuşlar hükümete, arayı hiç soğutmadan, vee adını bu kez  “Görev Tazminatı”  zararı koymuşlar,  tarih 10.4.2001  (bu zararın bir güzelliği de geriye dönük 1 Ocak 2001 den geçerli olması, elbette kadayıf kaymaksız olmaz değil mi erenler?)  zarar sen ne güzelsin, ahanda zarar;  beşşş.

Ya sonra?

Tabiki hiç kolay değil bu kadar zararın altından kalkmak,  zarar bütün tsk personelinin adına(!)  çekilince,  haydi bir zarar daha çekip final yapalım demişler, öyle ya  kadayıf kaymakla yenir  ve  final  zararının adını “Komkarsu  Tazminatı”  zararı olarak  kaydetmişler  literatüre vede hanelerine.   Zarar; altııı.

Altı çeşit (rakamla 6 )  tazminatı (pardon zararı !) sadece subaylara uygun gören  hökümetlerimiz besbelli’ki  TSK’yı sadece subaylardan ibaret sanmış, öyle ya, Gen.Kur’dan meclise gönderilen her A4 kağıdındaki talepler anında yasalaşmış  adeta, heç ama heç sorma gereği duymamış hökümetlerimiz; “Ey subay!  TSK’da senden gayrı kimse yok mudur?” diye.

* * *

Bütün bunca zararı TSK’nın her kademedeki personeli(!) adına  bizlerin yerine de çeken,  ölüsünden dirisine gelmiş geçmiş tüm  Gen.Kur.Bşk’larından – yarbay rütbesindeki  tüm subaylara kadar  tamamına bir Assubay emeklisi olarak  çok teşekkür ediyorum,

Niye mi?

“Aile” olmamıza (!)  rağmen bizim için de çektiğiniz altı çeşit zarar azımsanacak gibi değil,  bu kadar yüke can mı dayanır?

Ne mutlu bize ki, bizler yerine altı çeşit tazminatı , (pardon zararı)  tek başına üslenen böyle büyük bir ailenin ferdiyiz. . .

Darbelerden zarar gördük diye diye  altı çeşit tazminatı / zararı heybelerine doldurdular, sonrada çıkıp bunu gazeteciye bir güzel anlattılar  “Darbelerden en çok zararı askerler gördü ”  diyerek, peki Yedik mi?

Allah muhafaza, ya birde “darbelerden hiç zarar görmedik, nemalandık”  deselerdi sonuç ne olurdu düşünmek bile istemiyorum,

Bu fedakârlığa hadi gel de gözlerin yaşarmasın,

Eyy darbeler, sen nelere kadirsin,

Bak, kimler senin yüzünden ne zararlar görmüş.

Vah’ki vah. . .

Allah bu ülkeyi darbelerden 6 çeşit zarar (!)  gören askerlerden korusun. . .

* * *

TBMM’nin Libya’ya asker gönderme kararı almasının ardından savunma bakanı Hulisi Akar  “Libyalıların mağduriyetine göz yumamazdık” demiş. 

Sayın bakan, bu konu gerçi sizin görev alanınıza girmiyor (!)  amma, yine de söyleyeyim;

Libyalıların mağduriyetine göz yummamakta gösterdiğiniz hassasiyeti keşke bir kerede Memleketin/Dünyanın çeşitli yerlerine ölmeye gönderdiğiniz Assubayların mağduriyetine gösterseydiniz. . .

Hani savunma bakanısınız’ya, O bakımdan. . .

Assubaylardan ÖLMELERİNİ isteyen ses ile DOYMAMASINI isteyen ses ne yazık ki aynı gırtlaktan çıkıyor.

Ve sonra o gırtlak makam değiştiriyor,  başlıyor türküye,

“TSK; Subay – Assubay bir bütündür, biz bir aileyiz” ! ! !

Duyunca bu  türküyü, insanın halaya kalkası geliyor, Tey , Tey , Tey  ! ! !

Amma velakin;

Ağada gırtlak  “larç” olunca ve de doyma hissi körelmişse ne halt etsin maaşın % 85 i, ne halt etsin altı çeşit tazminat? ,

Bu güne kadar hiç birinin gıkı çıkmadığına göre,  

Belli ki hazım zorluğu çekilmiyor. . .

* * *

De haydi darbelerden ZARAR görenlerle hep birlikte halaya,

Tey !  Tey !  Tey . . . ! ! !

 

 (*) https://www.sozcu.com.tr/2019/yazarlar/rahmi-turan/karmakarisik-3-5523573/   

Yazar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir