DEMOKRASİLERDE "BEN YAPTIM" DENİLEMEZ
Adalet & Hukuk - İş-Meslek - Toplum

DEMOKRASİLERDE “BEN YAPTIM” DENİLEMEZ

Resmi makamlarca açıklanan yeni zamlarla ilgili bildirimin ardından, iki üç gün geçti. Nereye ve kimin yanına uğradıysam, herkes şikayet ediyor. Yurttaş olarak, kendisini idare edenler tarafından saygı görmediklerini anlatmaya çalışıyor. Bu durum önemli olmakla birlikte, çaresiz kalınan bir psikoloji ile sadece söylemsel tepkilerini dillendirmekten öte gidemiyorlar. İşte burada yatanın ne olduğunu düşününce; iki hususun üzerinde durmamız gerektiğini anlıyorum. Örneğin;

 

1. Ülkemizde hemen hemen her il ve ilçelerde; taksici, minibüsçü, midibüsçü, otobüsçü, kamyoncu, motosikletçi, yat, gemi ve vapur İşletmecisi, kara ve deniz taşıtı kullanıcılarının ve bunların işletmecilerinin örgütlendiği dernek, oda ve federasyon gibi bir çok tüzel kişilikler bulunmaktadır. Motorlu taşıtlar vergisinin % 40 artırıldığı bildirimine takip eden süreçte, bu dernek ve odalardan neden hiç bir tepki verilmemiştir?


2. Çeşitli adlar altında örgütlenerek çalışmalarda bulunduğunu anlamaya çalıştığım bu organizasyonların her biri, demokratik baskı unsuru olmalarına rağmen tepkisiz olmalarının altında yatan nedir ? Ya da; Örgütsüz toplumlar hakkında bir çok akıl hocaları tarafından tepkiler veren medya ve basın örgütlerinin suskunluğuna ne dememiz gerekmektedir ? Bütün yayın organlarında ve medyada önemli derecede suskunluk hakim.

Yapılan zamlar henüz toplumsal yaşamımıza yansımadı. Zamanı geldiğinde hepimiz, halkı ve örgütleriyle pişman olsak da, artık geriye dönüş olmayacaktır. İktidarlar, har vurup harman savururcasına harcadıkları hazinemizde oluşturdukları açıklarını kapatmak için Cumhuriyet döneminin bir çok taşınır-taşınmaz menkul ve gayrimenkullerini özelleştirerek satmışlar, buna rağmen idamelerini sürdürebilmek için de, bizim sessizliğimiz sayesinde hepimizin gelirlerine el atmaktan çekinmemektedirler. Sürekli zam yapılması ya da, verdiğinden fazlasının geri alınmasının, daha da büyüyen açığın kapatılması ancak zamlarla pekiştirileceği anlamındadır. Faturamızın acı olmasına razı olmamalıyız ve zamlara karşı durmalıyız. Yapılan yüksek zamlar, insani beslenme giderlerimizden ve sosyal yaşam harcamalarımızdan önemli değerler çalıp götürmektedir. Sağlığımızdan, eğitimimizden, güvenliğimizden, adaletimizden kısaca genel bütçemizden sömürü yapılmaktadır.


Tepkisiz, sessiz ve suskunluğa razı olan halk yığınlarının bulunduğu toplumlarda Halkın sürekli olarak yoksullaşarak, fakirleşeceğini unutmayalım. Demokrasimiz, bizlere yapılan haksız uygulamalara tepki vermek hakkı vermektedir. Eğer tepki vermiyorsak, demokrasimize sahip çıkmadığımız gibi, sustukça sırtımıza binilmesine “evet” diyoruz demektir.
Ey Türk ! Susma, demokrasine sahip çık.

Yazar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir