
Her 100 yeni işsizden 91’i kadın. İşsizlik oranı yüksekokul mezunu kadınlarda yüzde 15.9 ile erkeklerin iki katı. Kayıtdışı çalışan kadın sayısı yükselirken erkek sayısı düşüyor. İstihdamın yüzde 30’unu oluşturan kadınlar ‘umutsuzluk’ta erkekleri geçiyor
İki haftada iki çocuk iş cinayetinde öldü: 13 yaşındaki Ahmet Yıldız ve yasak olduğu halde inşaatta çalıştırılan 16 yaşındaki Serkan Altunay. Bir yılda 34 çocuk işçi öldü. Çalışan çocuk oranı yüzde 49’a çıktı. 4+4+4 çocuk işçiliğini yaygınlaştıracak
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın ‘her kadından 3 çocuk’ talep ettiği Türkiye’de, AKP’nin 10 yıllık iktidarının çalışma yaşamında açtığı yaralar en çok kadınları ve çocukları vurdu. Gelinen son tablo vahim: Doğacak 3 çocuğun 2’si çocuk işçi olmaya aday, yılda 34 çocuk iş cinayetlerinde ölüyor. Her 100 yeni işsizden 91’i kadın, kadınlar okudukça işsiz kalıyor.
100 YENİ İŞSİZDEN 91’İ
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) işgücü anketleri, kadınların işsizlik ve güvencesiz çalışma oranlarının giderek yükseldiğini ortaya koyuyor. DİSK-AR’ın araştırmalarına göre, işsizlik oranının yüzde 10.1’le yeniden çift haneye çıktığı aralık ayında, kadınlarda işsizlik oranı 1.4 puan artışla yüzde 11.9’a yükseldi. Aynı dönemde erkeklerde işsizlik oranı 0.1 puan azaldı. Bir yıl içinde ortaya çıkan her 100 yeni işsizden 91’ini kadınlar oluşturdu.
YÜKSEKOKUL DRAMI
Verilerde, yüksekokul mezunu kadınların işsizliği de dikkat çekti. Yüksekokul mezunu kadınlarda işsizlik oranı yaklaşık 4 puan artarak yüzde 15.9’a çıktı. Aynı eğitim düzeyindeki erkeklerde bu oran yüzde 7.6 ile kadınların yarısına denk düşüyor. Türkiye’de son bir yılda işsiz kalan kişilerin yarıdan fazlasını (yüzde 53), yüksekokul mezunu kadınlar oluşturdu.
KAYITDIŞI ÇALIŞIYORLAR
Hükümetin ‘kayıtdışı çalışmanın giderek azaldığı’ yönündeki açıklamalarının da kadınlar için geçerli olmadığı görüldü. Bir yıllık sürede kayıtdışı çalışan kadınların sayısı 190 bin kişi yükseldi, erkeklerde ise 219 bin kişilik azalma görüldü. İstihdama yeni dahil olan kadınların yüzde 35’i kayıtdışı çalıştığını bildirdi.
UMUTSUZLARIN YARISI
Türkiye’de istihdamın yüzde 30’u kadınlardan, yüzde 70’i erkeklerden oluşuyor. Bu dengesizlik, ‘iş bulma umudu kalmayanlara’ bakıldığında yok oldu. İş bulma umudu kalmadığını belirten 2 milyon 69 bin kişinin yüzde 52’sini kadınlar oluşturdu. Umudu kalmadığı için iş aramayan, bu nedenle işsiz sayılmayan kadınlar da eklendiğinde kadın işsizliği oranı yüzde 11.9’dan yüzde 22’ye çıkıyor. Ekonomi Servisi
***
‘Gözünüze görünemem, göze görünmez ölüler’
İşçi Sağlığı İş Güvenliği Meclisi’nin (İSİG) görsel ve yazılı basından edindiği bilgilere göre, geçen yıl en az 34 çocuk işçi iş cinayetlerinde öldü. Ölen çocuk işçilerin 15’i 14 yaş ve altındaydı. İSİG, çocuk işçilerin çoğunun kayıtdışı çalıştırıldığına dikkat çekerek, bu sayının gerçekte daha yüksek olduğunu vurguladı.
Adana’da 13 yaşındaki Ahmet Yıldız’ın okul harçlığını çıkartmak için 100 lira haftalıkla çalıştığı plastik fabrikasında pres makinesine sıkışarak hayatını kaybetmesi, çocuk işçilerin dramını bir kez daha hatırlattı.
Ahmet Yıldız’dan iki hafta önce Bolu’da 16 yaşındaki Serkan Altunay iş cinayetinde öldü. Altunay, yasak olduğu halde çalıştırıldığı inşaatta dengesini kaybederek dördüncü kattan düştü.
DİSK-AR’ın araştırmasına göre, Türkiye’de 5-17 yaş arası toplam çalışan çocukların oranı yüzde 49’a ulaştı.
İstihdam içinde değerlendirilmeyen ev işlerinde çalışan çocukların sayısı 1999 yılında 4 milyon 447 bin iken, son anketin yapıldığı 2006 yılında 7 milyona ulaştı.
Çocuk emeği ev içine kayarken, çalışma yaşamındaki çocuk istihdamı tarımdaki çözülmeye bağlı olarak sanayi ve ticaret alanlarına yöneldi.
Çocuk istihdamında sanayiinin payı 1994’de yüzde 16 iken 2006’da yüzde 28’e yükseldi. 6-14 yaş grubu için bu oran yüzde 16. Ticaretin payı yüzde 8’den yüzde 22’ye çıktı. Tarımdaki istihdam oranı ise yüzde 67’den yüzde 41’e geriledi.
4+4+4 eğitim sisteminin zorunlu ilköğretim yaşını 6-13 yaş aralığına çekmesi, çocuk işçi sayısının artmasına neden olacak.
DİSK-AR bu konuda şu uyarıda bulundu:“Ortaokulun bitiş yaşı çocuk işçilik yaşını fiilen 13’e düşürecek. Bunun olumsuz sonuçları yakın dönemde görülecektir. Yine esneklik başlığı altında evden ve uzaktan çalışmayı yasal hale getirme çabası ev içinde çalışan 7 milyon çocuğu ilgilendiriyor. Türkiye’yi Avrupa’nın Çin’i, doğu illerini ise Türkiye’nin Çin’i yapma çabası, çocuk işçiliği açısından, çıraklık, stajyerlik gibi uygulamalar ile kuralsızlık, esneklik ve güvencesizlik ekseninde ağır sonuçlar yaratacaktır. İş kazalarında Çin ile rekabet eden Türkiye, şimdi de çocuk işçiliğinde Asya tipi bir modeli benimsemiş görünmektedir. Ucuz İstihdam Stratejisi bunun zeminini yaratma gayretinin ifadesidir.” 17 Mart 2013
http://www.birgun.net/workers_index.php?news_code=1363511748&year=2013&month=03&day=17
Ve…
Memur-Sen kamuda başörtüsü yasağına karşı
Kamuda başörtüsü için 12 milyon imza toplandı
Memur-Sen, kamuda başörtüsünün serbest olması başlattığı kampanyada 12 milyon imza toplamayı başardı. Sendika, “Top şimdi hükümette” diyor.
Dünya Bülteni /Haber Merkezi
Memur- Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, kamuda başörtüsü serbestliği için topladıkları 12 milyon 300 bin imzayı Başbakanlık’a teslim edeceklerini söyledi. Kendilerinin, iktidardan randevu istediklerini de belirten Gündoğdu, görüşmelerinde imzaların birer dilekçe olduğunu belirteceklerini ifade ederek, “Gereğinin yapılmasını isteyeceğiz. Artık görev hükümetindir. Siyaset kurumunundur, TBMM’nindir.” dedi.
Kamuda başörtü yasağını kaldırılması talebiyle başlattıkları imza kampanyasının son bulmasının ardından Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, durum değerlendirmesi yaptı. Memur-SenGenel Merkezi’nde yapılan toplantıda, illerden toplanan imza dosyalarının önünde basın açıklaması yapan Gündoğdu, bire bir açılan stantlarda atılan imzalarla 10 milyon 400 bin, internet sitesine atılan imzalarla da 1 milyon 900 bin imzanın toplandığını, toplamda ise 12 milyon 300 bin imza sayısına ulaştıklarını söyledi.

12 ilin imzalarını da teslim almayı beklediklerini kaydeden Gündoğdu, kampanyanın aynı zamanda Türkiye rekoru olduğunu dile getirdi.
Gündoğdu, imza kampanyasını düzenlemelerinin sebebini ise şöyle açıkladı: “Millet iradesine, demokratikleşme hamlelerine aykırı mevzuat kalmasın istiyoruz. Kadınlara eş kontenjanından birey muamelesi bitsin istiyoruz. Kadının eğitim, çalışma ve siyaset hakkı daha fazla gasp edilmesin istiyoruz. Yönetmelikte sürdürülen başörtüsü yasağından kurtulmak istiyoruz. Artık toplum mühendisliği istemiyoruz. Artık darbecilerin biçtiği, diktiği elbisesini giymek istemiyoruz.”
“İMZALARI BAŞBAKANLIĞA TESLİM EDECEĞİZ”
Kendilerinin her zaman olduğu gibi bu kampanya ile de milletin isteklerine tercümanlık yaptıklarını kaydeden Gündoğdu, iktidardan randevu istediklerini, toplanan imzaları Başbakanlığa teslim edeceklerini söyledi. Görüşmelerinde, imzaların birer dilekçe olduğunu da belirteceklerini kaydeden, Gündoğdu, şöyle devam etti: “Gereğinin yapılmasını isteyeceğiz. Artık görev hükümetindir. Siyaset kurumunundur, TBMM’nindir.”
“SORUN ÇÖZÜLMEZSE KARARLILIĞIMIZ DEVAM EDECEK”
Bir gazetecinin, hükümetten adım gelmezse bundan sonraki adımlarının ne olacağı, şeklindeki soruya ise Gündoğdu, “Artık bu hükümet darbecilere ‘yönetmeliğinizi de alın gidin.’ desin. Amacımız buydu. Kadına, ayakkabı topuk boyu dayatan, erkeğe bıyık şekli çizen, kumaşla çağdaşlığı iç içe geçirmeye çalışan, yönetmelikten ve bu yönetmelikten medet uman sakat kafalardan kurtulmak istiyoruz. Fiili olarak sivil kıyafetle, başörtülü arkadaşlarımızın devlet dairelerine gitmesi de dâhil Bakanlar Kurulu’nun aldığı kararlardan, ona da gerek kalmadan, sorunun çözüleceğini düşünüyoruz. Çözülmezse, kararlılığımız devam edecek.” şeklinde cevap verdi. 21 Şubat 2013 Perşembe
http://www.dunyabulteni.net/index.php?aType=haber&ArticleID=248305&q=ba%C5%9F%C3%B6rt%C3%BCs%C3%BC


