
Mahmut Abbas BM Genel Kurulu’na seslendi: Yanımızda olun
25.09.2025 – DW

New York’ta BM Genel Kurulu’na hitap eden Filistin Yönetimi Lideri Mahmud Abbas uluslararası toplumu Filistin halkının yanında olmaya çağırdı. Filistin lideri Hamas’ın da silahlarını kendilerine teslim etmesini istedi.
ABD’nin vize vermemesi nedeniyle New York’taki 80’nci Birleşmiş Milletler(BM) Genel Kurulu’na uzaktan bağlanan Filistin Yönetimi Lideri Mahmud Abbas, konuşmasını video konferans ile yaptı.
Abbas, silahlı, örgütlü bir devletten yana olmadıklarını belirterek, “Hamas’ın silahlarını bize teslim etmesi gerekiyor. Çok büyük bir felaket yaşanıyor. 7 milyon Filistinli trajedi yaşıyor. İsrail’in saldırganlığına vatandaşlarımız maruz kalıyor. Gazze, Filistin’in ayrılmaz bir parçası. Yıllarca süren baskı ve işgal hala kendini bu topraklarda gösteriyor. Doğu Kudüs’teki sınırlara da hiçbir şekilde saygı gösterilmiyor” ifadelerini kullandı.
BM’de binden fazla karar alındığını vurgulayan Abbas, “Bir tanesi bile uygulanmadı. Hiçbiri bu trajik durumu durdurmaya yetmedi. 1993’te Oslo Anlaşması yapıldı, biz tüm maddelere bağlı kaldık ve İsrail’i tanıdık. O gün İsrail Filistin Kurtuluş Örgütü’nü tek meşru otorite olarak tanımıştı. Biz de anayasamızı hazırlayıp bir barış kültürü edindik. İsrail’le yan yana, komşu olabilecek sistemimizi yarattık ama daha sonra İsrail bunu kabul etmedi. Filistin Devleti’ni tanıyan devletlere teşekkür ediyorum. Yakın zamanda Filistin’i tanıyacak devletlere de bunu bir an önce yapmaları çağrısında bulunuyorum. Biz İsrail’i tanıyoruz. Fransa’ya, Birleşik Krallık’a, Danimarka’ya ve diğer ülkelere Filistin’i tanıdıkları için şükranlarımızı sunuyoruz. Halkımız bu asil duruşunuzu unutmayacak. Tüm dünyada Filistin’deki yıkımı durdurmak isteyen kuruluşlara da teşekkür ediyorum” diye konuştu.
“Barış planı” vurgusu
Filistin Yönetimi Lideri Abbas, uluslararası toplumun Filistin halkının yanında olması gerektiğini aktararak, sözlerine şöyle devam etti:
“Uluslararası Barış Konferansı’nda şunları söyledik: Acil ve kalıcı bir şekilde Gazze’deki savaşı durdurmak. İkincisi, BM örgütlerinin bu topraklara girmesi ve açlığın bir silah olarak kullanılmaması. Bize yardım gönderen ülkelerin önündeki engellerin kaldırılması. Her iki tarafın da rehineleri serbest bırakması ve Filistin topraklarındaki ilhakın durdurulması. Bir diğer önemli nokta, Gazze’deki insanların yerlerinden edilmeden orada yaşamaya devam etmesi. Filistinli rehinelerinin de bırakılması gerek. Reformların bir an önce başlatılıp, Filistin’de bir yıl içinde Başkanlık seçiminin yapılması da gerekiyor. Bunun için önce savaşın bitmesi gerekiyor.”
“Başkenti Doğu Kudüs olan bir devlette yaşamak istiyoruz”
Modern ve demokratik bir devlet istediklerini kaydeden Abbas, “Çoğulcu politikalara izin veren, kadın ve çocukların güçlendirildiği bir devlet istiyoruz. ABD Başkanı Trump ve Suudi Kralı’yla çalışacağız. Bu barış planını uygulamak istiyoruz. Bugün şunu net olarak söylüyoruz: Filistin özgürleşmeden adalet olamaz, adalet olmadan barış gelmez. 1967 sınırlarına uygun bir şekilde başkenti Doğu Kudüs olan bir devlette yaşamak istiyoruz. Barış ve demokrasi içinde bir devlet istiyoruz. Uluslararası toplumun Filistin halkının yanında olması gerekiyor. Biz barışçıl, yasal ve demokratik mücadelemize devam edeceğiz. Acılarımız ne kadar çok olsa da irademiz kırılmayacak. Filistin bizimdir. Kudüs bizim kalbimizin mücevheridir. Bizim başkentimizdir. Biz vatanımızdan, toprağımızdan ayrılmayacağız. Biz umut mesajları yaymaya devam edeceğiz bu kutsal topraklardan. Biz barış köprüleri inşa etmeye devam edeceğiz.”
dpa,dha/TY,SÖ
https://www.dw.com/tr/mahmut-abbas-bm-genel-kuruluna-seslendi-yan%C4%B1m%C4%B1zda-olun/a-74140163
***
Hamas’tan Mahmut Abbas’a Sert Tepki
25 Eylül, 2025 – 14:55
Hamas’ın üst düzey yöneticilerinden İzzet er-Rişk, Mahmud Abbas’ın sözde “İki Devletli Çözüm” konferansında yaptığı video konuşmasında direnişe karşı kullandığı küstah ifadeleri sert bir şekilde eleştirerek, bu tür tutumların Filistin halkının özgür iradesine saldırı ve ulusal ilkelere aykırı olduğunu açıkladı.
Tesnim Haber Ajansı- Hamas Siyasi Büro üyesi İzzet er-Rişk, Filistin Özerk Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas’ın New York’ta pazartesi günü düzenlenen sözde; “İki Devletli Çözüm” konulu uluslararası konferansta yaptığı video konuşmasında direnişe karşı kullandığı küstah sözlerden dolayı üzüntüsünü dile getirdi.
İzzet er-Rişk, “Ne yazık ki Mahmud Abbas, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki konuşmasında, Filistin halkının işgalci ve suçlu Siyonist rejime karşı verdiği mücadeleyi kınadı ve direnişin silahsızlandırılması için faşist işgalcilerin taleplerine uyum sağladı.” ifadesini kullandı.
Er-Rişk, “Bu sözler, işgalciler ve Siyonist yerleşimcilerin Batı Şeria’daki köy ve şehirlerde yıkım yarattığı, Gazze Şeridi’nde ise halkımıza karşı tarihin en tehlikeli ve en kötü soykırım ve yok etme savaşını yürüttüğü bir dönemde dile getirildi.” diye sözlerine ekledi.
Er-Rişk, Mahmud Abbas’ın Gazze’nin gelecekteki yönetiminde Hamas’a hiçbir rol vermeyeceğine dair açıklamasına ilişkin, “Bu tutum, dış baskılar ve dayatmalar karşısında kabul edilemez bir teslimiyet, ulusal iç ilişkilerin temel ilkelerinden sapma ve birçok ulusal diyalog turunun ve imzalanan anlaşmaların sonuçlarını boşa çıkarma anlamına gelir.” dedi.
Hamas yetkilisi şöyle devam etti: “Bu tür tutumlar ayrıca Filistin halkının özgür iradesine saldırıdır; halkımız kendi kaderini tayin etme, kendisini kimin yöneteceğini ve temsil edeceğini seçme hakkına sahiptir.”
Er-Rişk, “Mahmud Abbas, bu hayal kırıklığı yaratan tutumları, BM Genel Kurulu’na girmesine bile izin verilmediği, Siyonistlerin ise Filistin devleti kurulmasını reddeden işgalci politikalarını sürdürdüğü, Özerk Yönetimi’ni zayıflatmaya çalıştığı, Gazze’yi işgal ettiği, Batı Şeria’yı ilhak ettiği ve Kudüs’ü Yahudileştirdiği bir dönemde dile getiriyor.” açıklamada bulundu.
Hamas lideri şu şekilde devam etti: “Filistin halkı, Özerk Yönetim liderliğinden, işgalcilerin Filistin sahnesine dayatmaya çalıştığı denklemleri bozacak ciddi ulusal tutumlar bekliyor.”
Er-Rişk, sözlerini şöyle tamamladı: “Özerk Yönetimin benimsemesi gereken en önemli tutum, yabancı vesayetin ve işgalcilerle güvenlik koordinasyonunun prangalarından kurtulmak, ulusal birliği güçlendirmek ve faşist işgalcilere karşı mücadele yolunda ilerlemektir. Ta ki halkımızın özgürlük, onur ve Kudüs’ü başkent ilan eden bağımsız Filistin devleti hayalleri gerçekleşene kadar.”
Bu açıklamalar, Mahmud Abbas’ın pazartesi günü New York’taki BM Genel Kurulu’nda düzenlenen sözde “İki Devletli Çözüm” konferansına bizzat katılmasına ABD tarafından izin verilmemesinin ardından, yaptığı çevrim içi video konuşmasında geldi. Abbas, bu konuşmada Filistin direnişine ağır saldırılarda bulunarak, Filistin halkının mücadelesini Siyonist rejimin saldırı ve suçlarıyla eşitlemeye çalıştı.
Mahmud Abbas konuşmasında şunları söyledi: “İşgalci rejimin suçlarını kınıyoruz; tıpkı sivillerin öldürülmesini ve esir alınmasını, Hamas’ın 7 Ekim 2023’te yaptığını da kınadığımız gibi.” Hatta Abbas, aynı konuşmada şu ifadeleri de kullandı: “Hamas’ın, özellikle Gazze’de yönetimde hiçbir rolü olmayacaktır. Bu hareket ve diğer direniş grupları silahlarını Filistin Özerk Yönetimi’ne teslim etmelidir. Çünkü biz tek bir devlete, silahsız bir yönetime, tek bir yasaya ve tek bir güvenlik gücüne sahip olmak istiyoruz.”
Abbas ayrıca, Özerk Yönetim’in kapsamlı bir reform programı yürüttüğünü, bu programın yönetişim ve şeffaflığı güçlendirdiğini, geçici bir anayasa hazırladığını ve hukuk üstünlüğüne, çoğulculuğa, iktidar devrine ve adalet eşitliğine dayalı modern bir demokrasi inşa ettiğini ileri sürdü.
Oysa Mahmud Abbas ve yönetimi, son 30 yıldır işgalcilere bekçilik rolü üstlenmekte, Siyonist rejimin Gazze’de başlattığı soykırım savaşı ve Batı Şeria’da işlediği suçlar karşısında tek bir kararlı tavır dahi sergilememekte ve Filistin halkının bastırılması için Siyonistlerle işbirliğini artırmaktadır
https://www.tasnimnews.com/tr/news/2025/09/25/3408012/hamas-tan-mahmut-abbas-a-sert-tepki
***
Sabahattin ÖNKİBAR: Trump’ın Hamas’ın elinde olan İsrailli esirleri Tayyip Erdoğan’dan kurtarılmasını istemesi ise tuhaf karşılandı. Bunun okuması ABD Başkanının Erdoğan’ı Hamas’a Hakim görmesi olmuyor mu?
26.9.2025
***
Hamas’ın İngiltere – Amerika – İsrail İlişkileri:
Hamas’a İngiltere ve Amerika desteği Hamas nasıl radikalleştirildi? 82. dk.
Dünden bugüne Filistin İsrail savaşı | Abdullah Manaz – Serkan Öz – Veryansın Tv
1979: ABD’nin cihatçıları Afganistan’da kullanmaya başlaması
1979: İran İslam Devrimi
1980: Türkiye’de Askeri Darbe
Sovyet Rusya’nın dağılmasından sonra 1989’da Hamas’ın kurucusu İsrail’de yakalanıyor.
ABD Vatandaşı Musa Ebu Merzuk Hamas’ı yeniden canlandırıyor.
***
Filistin Başkanı Mahmud Abbas konvoyuna ateş açıldı.
Abbas’ın korumalarından biri vurulurken saldırıyı Hamas’a yakınlığıyla bilinen ‘Ebu Cendel’in Çocukları’ adlı örgüt üstlendi.
07.11.2023 – ODA TV
***
İsrail’in eski büyükelçisi Avi Primor: “Hamas’ı yaratan biziz” 28 Haziran 2017
***
ABD eski Başkanı Obama: “İsrail’in yaptığı kabul edilemez. İsrail ile Hamas arasındaki savaşta “kimsenin eli temiz değil”
7 Kasım 2023 – Haber Global
***
İsrail’in eski büyükelçisi Avi Primor, i24news’te şunları söyledi: İsrail hükümetidir, Hamas’ı yaratan bizdik. O dönemde El Fetih’e karşı baskı oluşturmak için. Biz de bunun El Fetih’le çekişecek bir ibadet organizasyonu olacağını düşündük, neye dönüşeceğini tahmin edemedik…
https://musulmansenfrance.fr/avi-primor-cest-nous-qui-avons-cree-le-hamas/
***
Hamas lideri Meşal: Kürdistan’ın bir parçası da Türkiye’de
11-04-2022 – Rudaw

Eski Hamas Siyasi Büro Başkanı Halid Meşal, Kürdistan ve Filistin meselelerinin bir birinden farklı olduklarını belirterek, “Elbette bağımsızlık arzusu Kürtlerin hakkıdır, bunu söylemek onların hakkıdır” dedi. Meşal, Kürt meselesinin “Türkiye, İran, Irak, Suriye çerçevesinde çözülmesi gerektiğini” söyledi.
https://www.rudaw.net/turkish/kurdistan/110420224
***
AB Yüksek Temsilcisi Borrell: İsrail Hamas’ı yıllarca finanse etti
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell: Hamas, El Fetih liderliğindeki Filistin yönetimini zayıflatmak amacıyla yıllarca İsrail hükümeti tarafından finanse edildi
19.01.2024 – Gazete Oksijen

Borrell, İspanya’nın Valladolid Üniversitesi’nden aldığı fahri doktora unvanı töreninde yaptığı konuşmada İsrail’i eleştirdi.
“İsrail, Filistin devletinden kaçınarak ve onu zayıflatmaya çalışarak Hamas’ı kurup finanse etmiş oldu” diyen Borrell, “İsrail reddetmekte ısrar etse de, uluslararası toplum tarafından yapılacak baskılarla iki devletli çözümün barış getireceğine inanıyoruz” değerlendirmesinde bulundu. Orta Doğu’yu şu anda İkinci Dünya Savaşı öncesindeki siyasi duruma benzeten Borrell, “Dünya büyük bir jeostratejik risk yaşıyor” dedi. İsrail ve Filistin’in kendi başlarına anlaşmaya varamayacak kadar birbirlerine karşı olduklarını kaydeden Borrell, Arap dünyasını, Avrupa’yı, ABD’yi ve tüm Birleşmiş Milletler’i iki devletli çözümü teşvik etmeye çağırdı. İsrail’i Hamas’ı finanse etmekle suçlayan sözlerini yineleyen Borrell, “Evet, Hamas, El Fetih liderliğindeki Filistin yönetimini zayıflatmak amacıyla yıllarca İsrail hükümeti tarafından finanse edildi” dedi.
İsrail’deki mevcut hükümetin iki devletli çözüm için açık bir engel oluşturduğunu söyleyen Borrell, “Ama hükümetler geçicidir” diye ekledi. Gazze Şeridi’nde istikrar için acil insani ara, İsrailli rehinelerin serbest bırakılmaları ve sonrasında İsrail’in Gazze’den çekilmesi çağrısında bulunan Borrell, İsrail’in sadece askeri önlemlerle kalıcı çözüm bulamayacağını anlayacağını ve uluslararası toplumun baskısıyla iki devletli çözümden yana olmak zorunda kalacağını kaydetti. İsrail Başbakanı Netanyahu, hafta içinde yaptığı açıklamalarda, Filistin devletinin tanınmasına ve iki devletli çözüme karşı olduklarını söylemişti.
***
Hamas’ın Filistin Devleti ile Çatışmasına Dair Bir Araştırma:
FILISTIN YASAMA MECLISININ FESHEDILMESI VE SONRASI
BILAL SALAYMEH
ŞUBAT 2019 . PERSPEKTİF SAYI 229
Yasama Meclisinin feshedilmesi kararının arka planı nedir?
Bu karar Filistinliler tarafından nasıl karşılanmıştır?
Kararın Filistin iç siyasetine muhtemel etkileri nelerdir?
***
HAMAS – AMERİKA 1981
Bağışçıya Bağlı Kuruluş: Filistin İslam Derneği (IAP)
Filistin İslam Derneği (IAP), esasen düşman Batı medyası tarafından kara listeye alındığı iddia edilen gerçeklere dayalı haberler yayınlayarak İsrail-Filistin çatışmasına dair farkındalık yaratan, artık faaliyette olmayan bir kâr amacı gütmeyen kuruluştur. Aslında IAP, ABD’de Hamas’ın bir medya ilişkileri koluydu . 1981 yılında, daha sonra HLF’yi finanse edecek olan Hamas mensubu Musa Ebu Marzook ve Filistin İslami Cihadının Kuzey Amerika lideri olacak Sami el-Arian tarafından kuruldu.
Bağış Geçmişi




Listenin Devamı:
***
“Kuzey Amerika’da Filistin Davası İçin İslami Eylem”
IAP’nin dahili muhtırası
Filistin İslam Derneği tarafından
1 Ekim 1992’de
BELGE: https://www.investigativeproject.org/documents/23/internal-memo-of-the-iap.pdf
Özet:
IPT Özeti:
Bu muhtıra, Filistin’in İslam ümmeti için teolojik ve tarihi önemine dair bir genel bakışla başlıyor. Ardından, Filistin toprakları dışında Filistin İslam Birliği (İAB) gibi Kardeşler destek örgütlerinin oluşumunun ardındaki tarihi ayrıntılarıyla ele alıyor ve bu gelişmeyi İntifada ve Hamas’ın tarihiyle karşılaştırıyor. Muhtıra ayrıca Filistin Müslüman Kardeşler/Hamas liderliğinin yapısını da açıklıyor. İlginç bir şekilde, muhtırada, Yürütme Kurulu ve Danışma Konseyi’nin her ikisinin de Filistin toprakları dışında yaşayan veya çalışan üyelere sahip olduğu belirtiliyor; bu, muhtırada adı geçen Kardeşler destek örgütlerinden personele atıfta bulunuyor olabilir. Bu gerçek, Beşinci bölümün (altı bölümden) ikinci paragrafının ilk cümlesiyle doğrulanıyor gibi görünüyor: “Kuzey Amerika’da Filistin Davası İçin İslami Eylem”.
Bahsi geçen kuruluşlar:
- Müslüman Kardeşler
- Şam Ülkeleri Hareketi (Şam Müslüman Kardeşler)
- Filistin Genel Aygıtı (1985 itibarıyla Filistin’deki Müslüman Kardeşler)
- Hamas
- Filistin İslam Derneği (IAP)
- Filistin Öğrencileri İçin İslam Derneği (Kuveyt)
- Filistinli Gençler İçin İslam Derneği (İngiltere)
- Müslüman Filistinli Gençlik Derneği (Almanya)
- İşgal Edilen Toprak Fonu (OLF)
- “Birleşik Dernek” (muhtemelen UASR – Birleşik Araştırma ve Çalışmalar Derneği’ne bir gönderme)
- “Öğrenci Topluluğu” (olasılıkla MSA – Müslüman Öğrenciler Derneği’ne atıf)
- “Malezya Öğrenci Topluluğu” (MISG – Malezya İslam Araştırmaları Grubu’na atıf olabilir)
Önemli Alıntılar:
- Filistin, 20. yüzyılın öncüsü şehit İmam Hasan el-Benna’nın temsilcilerinin gelişiyle bir onurdan diğerine geçen ve onu Müslüman Kardeşler Hareketi’ne devreden ve 1940’ların başında Filistin şehirlerinde İhvan şubeleri kurulan topraklardır. Filistin, Müslüman Kardeşler’in Arap ve İslam ülkelerindeki İslam çocuklarından oluşan ordular hazırlayarak topraklarını Yahudi çocuklarının iğrençliklerinden ve pisliklerinden kurtardığı, temiz toprağını kıyamete kadar sürecek bir cihada dönüşen şerefli kanlarıyla suladığı ve çocuklarının sloganını “Zafer veya şehadet için cihat” yaparak yılmadan şevklendirdiği topraklardır.
- Seksenlerin başında, Filistin için İslami eylem önemli sıçramalar yaşadı. İç düzeyde, Siyonist düşmanla mücadele etmek için gruplar ve aygıtlar oluşturuldu ve o zamanlar “Filistinli Mücahitler” ve benzeri farklı isimler taşıyorlardı. Dış düzeyde ise, Filistin davasını zafere ulaştırmak için kitleleri bir araya getirmek amacıyla bir dizi dernek, İslami gençlik ve öğrenci birliği kuruldu. Bu nedenle, Kuveyt’te Filistin Öğrencileri için İslami Birlik, Britanya’da Filistinli Gençler için İslami Birlik, Kuzey Amerika’da Filistin için İslami Birlik ve Almanya’da Müslüman Filistinli Gençlik Birliği ve diğerleri kuruldu.
- Bunun üzerine Uluslararası Hareketin Rehberlik Ofisi ve Şura Konseyi, tüm Arap, İslam ve Batı ülkelerinde “Filistin Komiteleri” kurulması yönünde bir karar aldı. Bu komitelerin görevi, Filistin davasını zafere ulaştırmak ve ona medya, para, adam ve benzeri her türlü kaynak sağlamaktı.
- Bütün ülkelerde Filistin komitelerinin kurulmasının tamamlanması ve Filistin’le ilgili konferansların düzenlenmesine önem verilmesi, Yahudilerin vahşetinin kamuoyuna duyurulması ve üzerinde durulması.
- Diğer Batı, Arap ve İslam arenalarında olduğu gibi, Amerikan arenasında da Allah’ın izniyle ve İslami Hareket ile öncüsü Müslüman Kardeşler Hareketi’nin varlığı sayesinde Filistin davası için harekete geçildi. Filistin için İslami eylemin ilk örgütsel çerçevesi, Hareket liderlerinin “Kuzey Amerika’da Filistin İslami Derneği”ni kurmaya karar verdiği seksenlerin başında ortaya çıktı.
SAYFA GÖRSELİ:

Kaynak: (26.9.2025)
https://www.investigativeproject.org/document/23-internal-memo-of-the-iap
***



