Geldikleri gibi gidenler...
Genel

Geldikleri gibi gidenler…

İçinde bulunduğumuz mart ayı Türk Milleti için anlamlarla
dolu.

Geçmişte, bir yenilgi sonrası dört yüz yıl kalınan Ergenekon’dan,
toparlanılarak çıkış ve dünyanın en gelişmiş ordularına karşı kazanılan Çanakkale
Deniz Zaferi bu ay içerisinde.

Çanakkale Zaferi, tam bağımsızlığa gidiş yolunda, Mustafa
Kemal için adeta bir güç kaynağı olmuş.

***

Çanakkale’yi terk etmek zorunda kalsa da düşman, yurdun
genelinden hiç de kolay gitmemiş…

Her yerde devam eden kurtuluş mücadelesi binbir zorluklar
altında yürütülmüş. Öyle zamanlar olmuş ki düşmanı protesto etmek amaçlı olarak
“Kahrolsun İşgal” sloganı atmak dahi yasaklanmış. Olay şöyle:

Erzurum’dan gelmiş olan Heyeti Temsiliye Sivas’tadır. Yurdun
dört bir yanı düşman işgali altında ve Halk “Kahrolsun İşgal” şeklinde slogan
atar. Bunu duyan Dâhiliye Nazırı Damat Şerif Paşa Sivas Valisi Reşit Paşa’ya aynen
şu telgrafı yazar:
“Kahrolsun işgal diye bağırmak, bağırılmış olsa bile bunun
gazetelerde yayımlanmış olması ve benzer yazılar, hükümetimizin bugünkü
siyasetine uygun değildir. Gerekli tedbirin alınması ve bir daha bu tür nahoş
olaylara sebebiyet verilmemesi.”(1)

Bu telgraf, bana, nedense, 2012 yılı 29 Ekim “Cumhuriyet
Bayramı”na halkın katılımı türlü yöntemlerle kısıtlayan, yollarda alıkoyan, bayram
kutlamalarında ise halkın üzerine su, biber gazı gibi şeylerin sıkılmasına,
jopla yaralanmasına mahal veren genelgeyi çağrıştırdı,

Ve yine, nedense, yukarıdakine benzer kısıtlamaları içeren bir
genelgenin; binlerce insanın katledilmesine, şehit edilmesine, gazi olmasına, acılar
yaşamasına, ülkeyi dışa bağımlı tutmasına ve borç batağına sürüklenmesine sebep
olmuş olan terörist liderinin posterlerinin taşındığı, yüzleri maskeli olanların
zafer işareti yaptığı Nevruz Kutlamalarına yönelik yayımlanmadığını,
görmekteyiz.

Acaba neden?

Son yıllarda yürütülmekte olan Balyoz, Ergenekon gibi çoğu
asker, bilim insanı, yazar gazetecilerin yargılanmakta olduğu davalara ilişkin önemli
safhalara ait açıklamalar, önemli günlerde kamuoyuna yansıtılmakta. Dört yıldır
görülmekte olan Ergenekon Davası’na ilişkin iddianame 18 Mart günü toplumla
paylaşıldı.

Ergenekon, bir savaş sonrası, Türklerin dört yüz yıl kaldığı
yerin adı. Ve buradan çıkış tüm Türk dünyasında, mart ayı içerisinde “Bahar
Bayramı”
olarak kutlanmakta.  Ayrıca, bu
ay içerisinde, yedi düveli hezimete uğratan, dünya savaşının seyrini değiştiren,
süresini uzatan, bir zamanlar Osmanlı’ya “Hasta Adam” diyen Rusya’nın
rejimlerini deştirmesine, İngiliz hükümetinin istifasına, mazlum milletlerin
uyanmasına sebep olan “18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi” de var.

Normalde, önemli toplumsal olayların önemine binaen, radyolarda,
televizyonlarda, evlerde yapılan sohbetlerde toplumsal bilinci, tarih
bilincini, dayanışmayı artırıcı konulardan bahsedilmesi gerekirken –ki yabancı
ülkeler bunu böyle yapmaktadır- başka bir zaman yokmuşçasına, insanların önüne farklı
gündemler sunuluverilmekte.

Tarihsel olayların
dışında, basın, yayın yoluyla toplumda gündem yaratılan olaylarla ilgili olarak
bir “WİKİLEAKS Belgesi”ne bakalım:

“…(Türk Generaller) AKP’den seçilmiş Tayyip Erdoğan’ın
davranışlarından büyük rahatsızlık duymaktadır. Erdoğan güçlü bir
müttefikimizdir. Generallerin bu tutumu Amerikan menfaatlerinin korunması açısından
engelleyicidir. Orgeneral Hilmi Özkök’ün sadakatli duruşu sahiplenilmelidir.

Muhalif orgeneraller, Orgeneral Hilmi Özkök’ün çizgisine
itiraz etmektedirler…  Erdoğan kendisine
desteğin devamı halinde ABD’nin bir müttefiki olarak Ortadoğu ve Irak dâhil
olmak üzere Türk hava sahasını, kara ve demiryollarını ile Mersin ve İskenderun
limanlarını kullanımımıza açacağını taahhüt etmektedir… Ancak Türk Ordusu’ndaki
üst rütbeli subaylar tarafından engellenmek istenmekteyiz.

Amerikan
menfaatlerine karşı çıkan
Org. Aytaç Yalman, Org. Şener Eruygur, Org. Çetin
Doğan, Org. Hurşit Tolon, Org. Fevzi Türkeri, Org. Tuncer Kılınç, Org. Yaşar
Büyükanıt, Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’ün emir ve talimatlarına uymadıkları
gibi her an muhtıra verebilirler. Bu bakımdan değerlendirildiğinde güçlü bir medya grubunun oluşturulmasına
acilen ihtiyaç duyulmaktadır
. Bu konu Recep Tayyip Erdoğan ile paylaşılmış
olup gereğinin değerlendirileceği hakkında olumlu değerlendirmelerin yapıldığı
ve yapılacağı teyidi alınmıştır.”(2)

Güncel olaylar, tarihle bağlantılıdır.

Orhan Kaya

(1) Nurten Arslan, Küçük Anılarda Büyük Sırlar, Dönemeç, 4.Kitap,
sa.520, Mavi Kuş Yayınevi, 2.Baskı, Ankara, 2008

(2) Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu, Sızıntı, Wikileaks’te
Ünlü Türkler, sa.178, Kırmızı Kedi yayınevi,, 3.basım, İstanbul, 2012

Yazar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir