GÜVENLİ BÖLGE GÜVENLİ OLABİLİR Mİ ?
Adalet & Hukuk - İş-Meslek - Toplum

GÜVENLİ BÖLGE GÜVENLİ OLABİLİR Mİ ?

Ülkemizin, komşumuz Suriye ile 911 km kara sınırı bulunmaktadır.

Yedi yılı aşan süreden beri, iç savaşı yaşayan ve aynı zamanda en uzun mesafeli sınır komşumuzdur. Suriye, Arap Baharı kışkırtmasıyla başlatılan iç karışıklıklara ve çok fazla sayıda radikal dinci terör örgütleriyle yapmakta olduğu bu mücadelede, topraklarını savunmaya çalışsa da, iç ve dış güvenliğini oluşturamamakta, kamu düzenini de sağlayamamaktadır. Son birkaç gündür, Suriye sınırımızda “güvenli bölge” konusunu yurttaşlar olarak dinliyoruz. Güvenli bölge denince; Dünya coğrafyasının ve insanlığın düşmanı olarak görmemiz gereken büyük emperyalist güç Amerika’nın geçmiş politika ve uygulamalarını anımsamak zorunda olduğumu hissediyorum. 1991- 92 yıllarında Irak’ın önce Kuzeyinde daha sonra da Güneyinde olmak üzere iki yasaklı bölge oluşturduğunu ilan etmiş, Irak’ın kendi uçuşlarına yasak getirmiştir. Bu yasağın sonunda kuzey Irak’ta yeni bir devlet oluşturma çalışmalarını ve Irak’ta yaşanan büyük olayları anımsamalıyız.

1980-1988 yılları arasında yaşanan İran-Irak Savaşı’nda 300.000 kayıp veren Irak, 1991’deki savaşta da tahminen 100.000 asker ve 100.000 sivil yitirmiş, muhtemelen 1,5 milyon kişi evsiz kalmış. Irak’ta çözüm için uygulanan ambargolar ve uçuşa yasak bölgeler 1991’den 2003’e kadar devam etmiş ise de; bu dönemde Irak’ta 1,5 milyon kişinin yaşamını yitirdiği tahminleri konusunda basında haberler yayımlanmıştır. 2003’teki savaş sonrasında da ölen Iraklıların sayısı 150.000 ve bunun %80’i sivil olduğu duyurulmuştur. – Libya’da uygulanan uçuşa yasak bölge ilanı, Nato kuvvetlerinin müdahalesi ve Libya’nın başına gelenler ! Bosna_Hersek uçuşa yasak bölgeleri ve Yugoslavya’nın parçalanması ve bu coğrafyada yaşanan olaylar da insanlığın yakın tarihimizde yaşadığı en acılı olaylardır. Sonuç olarak anlıyoruz ki, yasaklı bölge uygulamalarına maruz kalan her iki Ülkede de olağanüstü olaylar yaşanmıştır. Bu olaylardan Ülkelerine hiç bir zaman demokrasi, insan hakları ve iç barış yerine “kan ve göz yaşıyla” dolan büyük acılar kalabilmiştir.

Büyük Orta Doğu projesi olarak adlandırılan projede öngörülen, Orta doğu coğrafyasında yirmi iki Ülkenin sınırlarının değiştirilmesi ve yeni devletlerin kurulması hedefi çalışmaları sürdürülmektedir. Amerikan Emperyalizmi savaş, böl, kan ve göz yaşıdır. Emperyalizm de budur ! Ülkemiz diplomasisinin, emperyalist ABD’nin güvenli bölge stratejisi üzerinde dikkatli ve titiz çalışma yapacağını düşünüyorum. Katil Amerika’nın Ülkemize zarar verme emellerine olanak vermemesi için, yakın tarihi bir kez daha iyice görmek ve anlamak zorundayız.

Yazar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir