Hâkim’de Kiralayacaksınız. Önemli Olan Mahkûm Etmektir.
Genel

Hâkim’de Kiralayacaksınız. Önemli Olan Mahkûm Etmektir.

FETÖ ile ilgili eski bir yazımızda şunları yazmışız:

Türkiye’nin rejimi, cumhuriyet tarihi içerisinde belki de hiç bu kadar şeriat tehlikesi ile karşı karşıya kalmamıştır, diyebilirim. Gidişatın farkında olan insan ne gibi sonuçlarla karşılaşılabileceğini de az-çok bilmekte.

İnsanları kula kul edecek bir rejimin Türkiye’de hayat bulması için her türlü hileye başvurmanın serbest bırakıldığı, kutsal sayıldığı bir dönemden geçmekteyiz. İnsanlar çıkıyor diyor ki “eşim suçsuz yere tutuklandı”, kimisi de “benim olmayan evrakları bana yüklüyorlar” türünden açıklamalara hemen hemen her gün denk gelir olduk.

Bunların dışında, suçu meydana getirmek isteyenin dışarıda, onu not alanın içerde tutulmakta olduğuna da şahit olmaktayız. Bu yolla pek çok insan içerde tutulmakta. Teröristlerin serbest bırakıldığı, terörist başının parti kurduğu bir yerde pek çok bilim insanın, akademisyenin zindanlarda tutulduğu zor ve bir o kadar da acı bir dönemden geçiyoruz.

Bir devletin en önemli unsurlarından birisi olan “yargı” unsuru hakkında, dillendirenin ABD’de yaşatıldığı, bazı açıklamaları ne yazık ki dürüst çalışan yargı mensubunu da zan altında bırakacak nitelikte.

Hâkim satın alma ile ilgili olarak bakınız Fethullah Gülen nasıl taktikler veriyor:

“İcabında mahkemenin altını üstüne getireceksin, avucuna alacaksın. Arkadaşlara diyorum ki ben, bin döktüreceksin belki biri geriye dönecek. Bu dershaneleri üstat destekleriz yani. Bir milyar vereceksiniz on milyonluk tazminat davası alacaksınız. Önemli olan mahkûm etmektir yani. Avukatta kiralayacaksınız, hâkim de kiralayacaksınız.”

Nasıl olduğu önemli değil, önemli olan mahkûm etmek…

Bunu okuyup, dinleyip de assbubayların kaybettiği OYAK davasını hatırlamamak elde mi? TEMAD, Gülen’den taktik alsaydı belki de davayı kazanır, assubaylar yönetim listesinde kanunen yer alırdı. Ne dersiniz? Tabi bu işin şakası…

Başka bir açıklamasında da Gülen nihai amacı şöyle dile getirmekte:

“Şimdi el-âlem sizi biliyordur. Sizi potansiyel bir tehlike olarak da biliyordur. Yolun nereye gittiğini de biliyordur ve bir gün gidip bu yolların nereye dayandığını da biliyordur”

Ergenekon davası nedeniyle içeri atılan pek çok yazar, çizer, akademisyen, bilim insanlarından sonra “bir savaş halinde devletin kimlere ne tür görevler verileceğine dair planların” da bulunduğu söylenen şifreli yazıların incelenmesi neticesinde “muhtemeldir ki o planlarda yer verilmiş olan değerli, devlet için önemli insanlar” toplanıp içeri alınacaktır, diye düşünmekteyim. Ve bütün bunlardan sonra Gülenin, doğum yapan kadın misalinde olduğu üzere, sancılı olan, yeni rejimin doğumuna biraz daha yaklaşılmış olunacak…

Siyesi partilerin, sivil toplum örgütlerinin tek vücut olması gereken, birlik ve beraberlik içerisinde aşılması gereken bir dönemi yaşıyoruz…

30.12.2009

http://www.youtube.com/watch?v=SRAyGkE1q50&feature=player_embedded#

 

Yazar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir