
Partili olmak taraf olmaktır!
İcabında, partisinden olmayanlara karşı olmaktır!
Çoğu zaman, kendi doğrularından çok; partinin doğrularına inanmak ve onu savunmaktır!
Partili olmak, o partiye hizmet ediyor olmaktır!
Partili olmak, özgür iradeli değil bağımlı olmaktır!
Partili olmak, her şartta partisine sadık olmaktır!
Cumhurbaşkanı olmak ise; bütün cumhurun başkanı olabilmektir.
Peki, bu durumda;
PARTİLİ bir cumhurbaşkanı, nasıl olacak da bütün cumhurun başkanı olabilecektir?
Nasıl olacak da bütün cumhuru temsil edebilecektir?
Nasıl olacak da bütün cumhur; partili birini kendi cumhurbaşkanı olarak kabul edebilecektir?
Üstelik halk %50’lere bölünmüş ve keskin bir şekilde kamplaştırılmışken! Bu iş nasıl olacaktır?
Peki ya, parlamentoda cumhurbaşkanının partisi değil de başka bir parti çoğunluğu sağlarsa, devlette uyum nasıl sağlanacaktır?
Cumhurbaşkanlığı makamı bugüne kadar partiler üstü ve sadece Türk milletini temsil eden bir makamdı. Şimdi bu durum değiştirilmek üzeredir!
Üstüne üstlük, Türk devletlerinde Hakan, Devlet Başkanı veya Cumhurbaşkanı aynı zamanda Türk Ordusu’nun Başkomutanlığını temsil eder.
Belli bir ideolojiye bağlı ve toplumun tamamının inanmadığı, desteklemediği ve hatta karşı çıktığı bir ülküyü veya bir parti programını gerçekleştirmek isteyen herhangi bir partiye bağlı, yani PARTİLİ bir cumhurbaşkanı nasıl olacak da herkesin başkomutanı olabilecektir.
Peki, tarihteki Türk devletlerinde başkanlık sistemine benzer hakanlık sistemleri yok mudur?
Elbette vardır.
Evet, işin demokrasi yönünü temsil eden bir de kurultay vardır. Yargı ise hem hakandan hem de kurultaydan bağımsızdır.
Lakin, şunu unutmayınız ki; tarih boyunca Türk devletlerini yöneten hiçbir Türk hakanının partisi olmamıştır…
Onlar; her türlü görüşün, cemaatin, tarikatın ve her türlü ideolojinin üstünde olan kişilerdi ve yalnızca büyük Türk milletinin hakanlarıydı…
Yine unutmamalıyız ki;
Karallıklar Zorbalığa, Aristokrasi Oligarşiye, Demokrasi Demagojiye ve Cumhuriyetler de Otokrasiye rahatlıkla dönüşebilmektedir!!!
Böyle dönüşümlere dünya tarihi defalarca şahit olmuştur.
Her dönüşümün sonunda ise, olanlar yine vatandaşa olmuştur!
Benden söylemesi…
Son bir şey: Hiç kimse milleti saf yerine koymaya kalkmasın, çünkü başbakanlık kaldırıldığı takdirde sistemin adı “Partili Cumhurbaşkanlığı” da olsa getirilen sistem bal gibi “Başkanlık”tır.
(Dananın altında buzağı aranmadan okunması dileğiyle, sevgi, saygı ve akılla kalın)
