
Madde–6: Resmi veya hususi bir iş sebebiyle amir veya üst ile münasebette
bulunacak her ast, her zaman askeri usullere ve askeri terbiyeye tamamıyla
uymağa ve onlara karşı yüksek bir saygı göstermeğe mecburdur.
Madde–7: Amirlerin, üstlerin askeri ve şahsi şeref ve haysiyetlerine dokunacak
sözler söylemek, nerede olursa olsun çekiştirmek, şahsiyetlerini hor ve hakir
görmek gibi teşebbüslerin: Silahlı Kuvvetlerin disiplin ruhuna asla uygun
olmıyan çok fena haller olduğunu ve bunların hiçbir zaman cezasız kalmayacağını
her askerin bilmesi lazımdır.
Madde–8: Ast; Amirin her emrini bütün tahammül kuvvetini sarf ederek istekle ve
tam zamanında yapmağa mecburdur. Bundan başka gerek vazife sırasında ve gerekse
vazife dışında amirlerine yardım etmek de her ast’ın borcudur.
Madde–9: Astlar amirlerinin yanında her vakit dikkatli bulunurlar ve hizmet
sırasında verilecek emirleri yapmağa hazır olduklarını göstermek için
amirlerinin gözüne istekle bakmalıdırlar.
***
Bu satırları yazarken nedense birden bire Orta Çağ’daki kölelerin yaşantısı aklıma geldi. Çünkü ast’lar adeta tehlikeli
olarak nitelendiriliyor ve üstler koruma altına alınıyor…
Yukarıdaki maddeleri bir fiil yerine getirmek
gerçekten de insanüstü bir özellik gerektiriyor, sabır gerektiriyor.
OYAK’da haksızlığa uğrayacaksın, amirlerin
hak aramanın yolunu kesecek veya başka haksızlıklara uğrayacaksın ve yukarıdaki
maddelerin gereğini harfiyen yapacaksın… İşte assubaylığın zorluğu da burada
yatıyor…
Maddeleri
sırasıyla ele alalım:
Altıncı madde, askerliğin icabı olması
gerekendir.
Yedinci madde, tartışmalıdır. Adeta amiri
tabulaştırmaktadır ve amirlerin yanlış yapmalarına kaynak oluşturmaktadır.
Sekizinci madde, hizmete müteallik emirler
elbette yapılacaktır. Ancak maddenin ikinci cümlesindeki ‘’borcudur’’ ifadesi nereden kaynaklanıyor, açık ifade edilmemiştir…
Amir işveren durumunda mı? Tam belli değildir. Kaldı ki işverenlere karşı borç,
akitlerde belirtilmiştir.
Dokuzuncu madde de yer alan ‘’amirlerin gözünün içine istekle
bakılmalıdır’’ ifadesi günümüz koşullarında, bunca adaletsizlikler
gölgesinde nasıl gerçekleşir, bilinmez…
Bu ağır maddeleri harfiyen uygulayarak emekli
olan meslektaşlarımızın durumu ortada. Onları, kimi zaman simit satarken, kimi
zaman piyango biletleri satarken, servis şoförlüğü yaparken görebilirsiniz…
Saygılarımla…
14.08.2007
Orhan Kaya


