Assubayların çözüm bekleyen ekonomik ve sosyal sorunları sanki
sorun uluslararasıymış gibi halen gündemde.
Assubayların temsilcisi durumundaki Türkiye Emekli
As(T)subaylar Derneği (TEMAD)nin çözüm arayışları sürmekteyeken, assubayların sesini
duyurmak için sonunda Ölüm Orucu’na karar verdiğini 1 Mart günü İstanbul Galatasaray
Lisesi önünden kamuoyuna duyurdu ve 5 Mart’ta da eyleme başladılar.
Ölüm Orucundan bir hafta önce CHP ve MHP’nin meclise sunmuş
olduğu TBMM İntiharları Araştırma Komisyonu kurulması teklifi Ak Parti (AKP) oylarıyla
mecliste ne yazık ki red edilmiştir.
27 Şubat günkü “Assubay
İntiharları” konulu TBMM görüşmesinde;
CHP İstanbul Milletvekili Celal Dinçer “1999’dan bu yana 76, son 3 ayda 9 assubayın intihar etti, 39
yıldır hiçbir iyileştirme yapılmadı, 5 Mart’ta ölüm orucuna başlayacaklar.
Seslerini duyurmak için son çare olarak ölüm orucunu görüyorlar. Temsil
tazminatı, görev tazminatı, makam tazminatı, kadrosuzluk tazminatı, komutanlık
tazminatı, subaylara var astsubaylara yok” derken,
MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı “Astsubaylar imtiyaz değil, adalet ve eşitlik istemektedir, Meclis
olarak duruma el koymamızı istemektedir. Ordunun bel kemiği olan astsubaylar
kaderiyle baş başa bırakılmamalıdır. Savaşta ve barışta aynı kaderi paylaşan
subay ve astsubayların, külfette beraber olduğu gibi nimette de beraber
olmaları sağlanmalıdır” dedi.
Milletvekillerinin oyuyla red olan AKP’nin ne dediğini ise yazmaya
bile gerek yok. AKP isteseydi zaten hiç bir assubay sorunu kalmazdı!
***
Ülke genelinde yürütülmekte olan mahalli idareler genel
seçimine rağmen, assubay sorunlarını partiler üstü olarak gören, Ak Parti (AKP) hariç olmak üzere; CHP, MHP, DP,
BBP gibi partilere ait milletvekili ve belediye başkanı adaylarının yanı sıra
sivil toplum örgütleri, sendikalar, TEMAD’ın ölüm orucu çadırını ziyaret edip,
desteklerini sundular.
Türkiye’nin her daim yoğun olan gündeminde yerini bulan ölüm
orucu eylemi sonrası 15 Mart günü düzenlenen Büyük Ankara Mitingine gece
demeden, yorgunluk demeden binlerce kilometre yol kateden assubay aileleri Ankara’da
buluştular.
Büyük bir organizasyon olduğunu her haliyle gösteren miting,
yazılı ve görsel basının yanı sıra sosyal medyanın önde gelen sosyal
gruplarında da yer aldı. Miting öylesine etkileyiciydi ki, mazeretlerinden
dolayı katılamayan kimi assubaylar, üzüntülerini sosyal medya üzerinden yazarak
ifade ediyorlardı.
Böylesine büyük mitinglerden sonra beklenen etki, taleplerle
ilgili olarak, gerekli kurumlardan bir cevap bulmasıdır.
Hal böyleyken, Genelkurmay Başkanlığı, eylemden sonra TEMAD
yerine, iki emekli assubay ile görüşmeyi tercih etmiştir. Gerisini e-postama
gelen, gündeme dair mektuplardan seçtiğim “İçimizden
Biri”nden okuyalım.
***
“Sn. Orhan KAYA,
Gündeme dair bir değerlendirmemi sizinle paylaşmak istedim.
TEMAD tarafından, 15 Mart 2014 günü gerçekleştirilen
görkemli Anıtkabir ziyareti, yürüyüş ve Mitingin üzerinden neredeyse iki hafta
geçti. Özellikle sosyal medya’da Genelkurmay II. Başkanı ile iki
meslektaşımızın yaptığı görüşme üzerine yapılan tartışmalar gerçek gündemin
önüne geçti.
Bu durumu birçok
açıdan inceleyebiliriz;
1. Bu görüşmeler daha önce
gerçekleştirilen ve 270 Muvazzaf Assubayın katıldığı görüşme de dâhil olmak
üzere bir proje kapsamındadır.
2. Özellikle
son 3 yıldır yükselerek devam etmekte olan özlük hakları ve adalet
mücadelesinin neticeleri alınmaya başlamış ancak bunun TEMAD önderliğinde
gerçekleşen mücadeleye endekslenmesi özellikle Genelkurmay karargâhında rahatsızlık
yaratmıştır.
3. Görüldüğü
kadarı ile Genelkurmay’ın asıl endişesi emeklilerin TEMAD etrafında daha güçlü
kenetlenmesi değil, muvazzafların da emekli büyüklerine ilgilerinin ve
desteklerinin artması nedeniyle kurum
içinde de hak arama mücadelesinin güçlenmesidir.
4. 15 Mart sonrası görüşülen iki
meslektaşımızın özelliklerine bakacak olursak;
a. Her ikisi de sosyal medyayı etkin kullanmaktadır,
b. Her ikisinin de TEMAD Genel Merkez
yöneticileri ile hukuka yansımış ve yansımamış sorunları bulunmaktadır.
c. Bu meslektaşlarımızdan birisi açıkça
TEMAD’ın kapatılmasını talep etmekte ve buna gerekçe olarak derneğin
muvazzaflarla ilişkisini öne sürmektedir. Paylaştığı yazılarda bunu kanun,
yönetmelik ve tüzüğe dayandırmaktadır. Oysa TEMAD Tüzüğünün Üyelikleri
tanımlayan 8. Maddesinde;
(1) TABİİ ÜYE: Tabii Üyeler; Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli
Astsubayların eş ve çocukları ile Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre
emeklilik veya maluliyet nedeniyle ayrılan Astsubaylar, bu Astsubayların eş ve
çocukları, ölenlerin dul ve yetimleri derneğin tabii üyesidir.
(2) ASİL ÜYE: Asil Üyeler; Tabii üyelerden, usulüne uygun başvurarak, tüzük
hükümlerine uymayı taahhüt edenler, ilgili Yönetim Kurulu kararı ile asil
üyeliğe alınırlar, demektedir.
Buna göre de derneğin üyesi olan Muvazzaf
Assubay Eş ve Çocukları mevcuttur. Üye olan eş ve çocukların yaşam şartları, bu
muvazzafların yaşamı ile doğrudan alakalıdır. İşyerinde mobbing uygulanıyorsa
bunun yarattığı psikolojik olumsuzluklar eve yansıyacaktır. Özlük hakları,
sosyal tesislerdeki adaletsizlikler vs. üye olan eş ve çocukları direk
ilgilendirmektedir. TEMAD, ben bunlarla ilgilenmem deme lüksüne sahip değildir.
Bir diğer hususta Emeklilerde özlük haklarını 926 sayılı kanuna göre
almaktadır. Eğer Muvazzafla ilgili düzenleme yapılmazsa, Örneğin göreve
başlangıç dereceleri değişmezse bunun emekliye yansıması mümkün olmaz.
d. Görüşmeye katılan diğer meslektaşımız 2012 Yılında “PES Grubu”nu
kuran muvazzaflardan devralmış, kısa sürede, Meclisi kuşatmak, Genelkurmay’a
yürümek gibi agresif paylaşımlarla özellikle muvazzafları galeyana getirmiş,
TEMAD Genel Merkezi gidişatın tehlikesini görmüş ve bu meslektaşımızın PES
Grubu yöneticiliğinden ayrılması sürecine müdahil olmak zorunda kalmıştır.

Bu meslektaşımız halen kendi
özel profilinde “220.000 Kişilik ESKİ
PES Grubu Yöneticisi” şeklinde bir unvan kullanmaktadır. Oysa PES Grubunda
Yönetici iken kurmuş olduğu Yedek grubu aynı adla faaliyete geçirmiş ve halen
yönetici olmasına rağmen sayısal durum nedeniyle bunu kullanmamaktadır.
Bu meslektaşımız geçmiş dönemde; bir TEMAD Yöneticisi, PES grubuna kendisinden
sonra yönetici olan meslektaşımız ve birisi devre arkadaşı olan iki TEMAD İl
Başkanı ile yaşadığı sorunları kan davasına döndürmüştür. TEMAD’ın kurumsal
kimliğine karşı saldırgan tavırları nedeniyle de dernek’ten ihraç edilmiştir.
Bugün İNTİKAM alma, PES Grubunu yeniden ele geçirme, EGO tatmini sevdası ile
her türlü tezgahın içinde olmayı göze almış görünmektedir. 16 Mart günü kendi
profilinde yayınladığı 30.000 Astsubay Ankara’yı titretti başlıklı
paylaşımından 2 gün sonra vazgeçmesini başka türlü izah etmek mümkün değildir.
MUVAZZAFLARLA ilgili bölümler, kimin muvazzaflarla kışkırtıcı ilişki içinde
olduğunu göstermesi bakımından önemlidir.
Umarım Genelkurmay görüşmesinde bu meslektaşımızın partneri olan kişi ve
TEMAD’ı pasifize etmek için bu görüşmelere dört elle sarılan Genelkurmay
yetkilileri bu paylaşımları doğru okur.
5. Yıllardır mücadele edenlerin
sıraladığı taleplerimiz birer birer karşılanmakta ancak aşama aşama gerçekleşen
bu kazanımlar ne hikmetse meslektaşlarımızı da mutlu etmemektedir. Oysa ilki
2008 yılında Sabah gazetesinde yayınlanarak mücadelenin önceliklerine ışık
tutan ve mevcut TEMAD Yönetimince göreve geldiği andan itibaren güncellenerek
önceliklerimiz olarak sunulan taleplerin iki madde de olsa eksilmesi memnuniyet
vericidir. Yani geçmiş günlerin moda günümüzün söyleyenler tarafından bile
sahiplenilmeyen deyimiyle “yetmez ama
evet” demek durumundayız.
1/4 Derece kademeyi ve 8 yıldır gasp edilen 100 TL ek ödemeyi almış olmayı
sürekli küçümseyerek dile getirmek en basit deyimiyle emeğe saygısızlıktır.
Bunu bizler istedik mücadelesini verdik ve aldık. Gerisi laf-u güzaftır.
Saygılarımla.”
İçimizden Biri
(*) https://www.facebook.com/photo.php?fbid=437981826304802&set=pb.100002789667077.-2207520000.1396019014.&type=3&theater
