ANAYASA;
Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanun-u esasi, temel, esas…
* * *
VE; Anayasanın 12. Maddesi: “Hiçbir kişiye, Aileye, Zümreye, veya Sınıfa imtiyaz tanınamaz”…
* * *
Ben demiyorum, Anayasanın 12. maddesi diyor. “Hiçbir kişiye, Aileye, Zümreye, veya Sınıfa imtiyaz tanınamaz”... diye.
Peki bunlar ne, bunlar kişiye, aileye, zümreye, sınıfa imtiyaz değil midir?
* Genelkurmay Başkanı,
* Kuvvet komutanları,
* Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanı ile
* Orgeneral ve oramiraller ve bu görevlerden emekli olanlar ile bakmakla yükümlü oldukları aile fertleri sağlık hizmetlerinden, milletvekilleri gibi ücretsiz yararlanacak. Niye?
* Bunların sağlık giderleri, kendi kurumlarının bütçelerinden karşılanması kişiye/aileye/zümreye/sınıfa imtiyaz değil midir?
* Emsal eğitimlilerin hiçbiri alamazken ALTI çeşit tazminat almak kişiye/zümreye/aileye/sınıfa imtiyaz değil midir?
* Mektebinin önünden geçmediği halde lisans mezunu sayılmaları kişiye/zümreye/aileye/sınıfa imtiyaz değil midir?
* Tel örgüler ardında yarattıkları kendi dünyalarında hiyerarşi kılıfı altında ayrıcalıklı yaşamak kişiye/zümreye/aileye/sınıfa imtiyaz değil midir?
* Orduevlerinin – Kampların – Sosyal tesislerin – Lojmanların – Servis araçlarının – Polikliniklerin – Helaların ayrıştırılması kişiye/zümreye/aileye/sınıfa imtiyaz değil midir?
* Aile servislerinde kocasının rütbesi ile oturmak kişiye/zümreye/aileye/sınıfa imtiyaz değil midir?
* Daha düne kadar Askeri hastanelerde poliklinikleri A – B diye ayrıştırılması kişiye/zümreye/aileye/sınıfa imtiyaz değil miydi?
* Anayasa Madde 42: Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Eğitim ve öğretim, Devletin başlıca gelen ödevlerindendir . Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır.
* Anayasanın eğitimi belirleyen 42. maddesi kabak gibi ortada iken Assubaydan lisans eğitiminin engellenmesinin izahı var mıdır?
* Oyak’ta temsilde adalet sağlanamaması kişiye/zümreye/ aileye/sınıfa imtiyaz değil midir?
* Emekli olduğunuzda maaşınızın % 80-85’i ile emekli olmanız kişiye/zümreye/aileye/sınıfa imtiyaz değil midir?
* Kendilerinin rütbe bekleme sürelerini kısaltıp, Assubayların rütbe bekleme sürelerini uzatmak kişiye/zümreye/aileye/sınıfa imtiyaz değil midir?
* Darbeye teşebbüs edenlerin kanunla af edilmesi, kişiye/zümreye/ aileye/sınıfa imtiyaz değil midir?
* Cezaevine girenler sizden olunca anında maaş katsayısını 1/3’den 2/3’e yükseltmek için kanun çıkarttırmak kişiye/zümreye/aileye/sınıfa imtiyaz değil midir?
Anayasanın 12.Maddesi: “Hiçbir kişiye, Aileye, Zümreye, veya Sınıfa imtiyaz tanınamaz”…diyor da, peki bunlar ne?
1- Görev tazminatı bir zümreye/sınıfa,
2- Makam tazminatı bir zümreye/sınıfa,
3- Temsil tazminatı bir zümreye/sınıfa,
4- Kadrosuzluk tazminatı bir zümreye/sınıfa,
5- Komutanlık tazminatı bir zümreye/sınıfa,
6- Kom-Karsu tazminatı sadece bir zümreye/sınıfa,
Sadece subaya uygulanan normal memurun emekli ikramiyesi kadar erken emeklilik tazminatını saymıyoruz bile,
Altı çeşit tazminatı birilerinin sadece kendine HAK görüp cebe indirmesi KİŞİYE- ZÜMREYE- SINIFA -Dolayısı ile AİLEYE imtiyaz değil de nedir?
Eğer bu kişiye/zümreye/ aileye/sınıfa imtiyazlar yaptığımız görevden dolayı SADECE BİZİM hakkımız diyorsanız o zaman,
TSK’da sizden gayrısına ne gerek var? LAVĞ edin diğerlerini, değiştirin “TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ”nin adını, yazın “TÜRK SUBAY KUVVETLERİ” diye olsun bitsin,
Madem bunların tamamını sadece BİZE HAK diyorsunuz,
Madem ayrıcalıklısınız,
* Neden her işi ALTI çeşit tazminat alanlar yapmıyor?
* Neden terörle mücadelede ŞEHİT SAYISI sizde YOK denecek kadar az?
* Neden aynı kurum içinde sadece sizler ayrıcalıklı zümresiniz, imtiyazlı sınıfsınız?
* * *
Bir yandan; Bize “Çalışmalar devam ediyor” gazı verirken, öte yandan “Yukarı değil aşağı bakmalısınız, Örneğin orta, lise arkadaşlarınızın hangi meslekleri yaptığını, ne kadar maaş aldığını araştırın” diyerek “Halinize şükredin sesinizi fazla çıkarmayın” demek istiyor bay Akar .
O halde bizede şu soruyu sorma hakkı doğuyor, Mesela bizde size şöyle sorsak;
“Orta okulda birlikte çelik çomak oynadığınız, müselles oynadığınız sivil arkadaşlarınızdan bu gün hangisi ALTI çeşit tazminat alıyor sayın Akar? “, emsal eğitimli sivil arkadaşlarınızdan kaçı sizin sahip olduğunuz İMTİYAZA sahip?
Derseniz ki eğer, Ben Askerim olacak o kadar.
O zaman sormak lazım, TSK’da subayın haricinde görev yapanlar nereye/kime/nasıl hizmet ediyorlar?, sizden gayrısı bütün gün söğüt gölgesinde bi taraflarını mı serinletiyor?
* * *
Mesela;
Bir günlüğüne, sadece bir günlüğüne bizim görevimizi siz yapın, giyin yağlı tulumları, geçin uçak başına/ bakım-arıza hangarlarına/kademeye bizim şartlarımızda çalışın, işte o zaman işlerin sadece emir vermekle yürümediğini, nasıl bir özveri gerektiğinide anlarsınız belki,
Bırakın1951 den beri bu topluma karnınızdan konuşmayı, Kabak tadı verdi artık bu konuşmalar.
Sizden çok daha ağır şartlarda çalışmamıza rağmen bu ayrıcalık, bu imtiyaz neden sadece size?
Sizleri analar doğurdu da, Assubaylar ağaç kovuğundan mı çıktı?
Anayasa diyor ki;
Hiç kimse Anayasanın üstünde değildir, hiçkimse . . .
O halde sadece bir sınıfa, kişiye, zümreye, aileye bu kadar imtiyaz neden?
Siz, Anayasanın üstünde misiniz?
Yoksa siz sıvasız evlerden değil, gökten zenbille mi geldiniz?
