
” Yüz Karası Değil, Kömür karası; Böyle Kazanılır Ekmek Parası. ”
Taşeronlaşmanın, denetimsizliğin, sonsuz kar ve para hırsının, aşırı tüketimin, vurdum duymaz halk kitlelerinin, basiretsiz ve sığ iktidarların, kapitalizmin milyonlarca kötü sonucundan biri daha.
Soma kömür işletmelerinde trafo patlaması sonucu yitirdiğimiz şu an için 201 CAN, on’larca yaralı ve ocakta sayısı bilinmeyen CAN!
Soma’da yüzlerce işçinin mahsur kaldığı patlamanın yaşandığı kömür ocağını işleten Soma Holding’in sahibi Alp Gürkan, Türkiye Kömür İşletmeleri’nin (TKİ) 130-140 dolara mal ettiği kömürün tonunu 23.8 dolara çıkardıklarını anlatırken maliyeti ‘özel sektörün çalışma tarzı’yla düşürdüklerini söylemiş.
130-140 dolardan 23.8 dolara 30 Eylül 2012′de Hürriyet’ten Vahap Munyar’a konuşan Alp Gürkan, Soma’daki işlerin TKİ’nin 2005 yılında verdiği bir kararla büyüdüğünü anlatıyor.
Gürkan’a göre TKİ, rödovans (maden ocaklarının işletmesinin kiraya verilmesi) karşılığı işlerini özel sektöre devretme kararı sonrasında zarardan kara geçti.
Gürkan, Vahap Munyar’ın “Sihirli bir formul mü devreye girdi?” sorusuna ise şu yanıtı veriyor: “TKİ, Soma’da kömürü kendisi çıkarırken tonunu 130-140 dolara mal ediyordu. Biz ihaleye girip, tonunu TKİ’ye rödovans payı dahil 23.80 dolara çıkarma taahhüdü verdik”.
Bir CAN bu kadarmı kolay yitiriliyor?
Daha 20 gün öncesi soma’daki durumla ilgili TBMM’SİNDE verilen soru önergesi neden red edildi? (23 Ekim 2013’te verilen önerge ancak 29 Nisan 2014’de Meclis gündemine gelebildi.)
Ateş düştüğü yeri yakmaya devam ediyor.
Kul hakkı diyenler, bu 201 CAN’IN hesabını nasıl verecekler?
Yaşanan elim kazada hayatını kaybedenlere rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz.
Ulusumuzun başı sağ olsun.
” Karıcığım hoşça kal, ışığım azalıyor,
Yanımda ölü arkadaşlarım.
Artık kömür kokulu ekmekler getiremeyeceğim sanırım.
Buraya kadarmış çocuklarım, hoşça kalın,
Hakkınızı helal edin; anacığım, babacığım.
Işığım azalıyor, hoşça kalın..
Üstüme değil içime çöken ocağın sessizliğinde
Tek tek seslerinizi duyuyorum, yüzlerinizi görüyorum,
Işığım azalıyor, soluğum azalıyor, biliyorum,
Yavaş yavaş dünyanın kara kalbine gömülüyorum.
Işığım söndü, işte gidiyorum..,
Ah, en çok da şimdi, bir bilseniz
Nasıl da bulutları, ağaçları, gökyüzünü özlüyorum.
Işığım söndü..
Hoşça kalın, arkadaşlarım çoktan gitti,
Artık ben de gidiyorum.”
Zafer Çimen

