
Albay, Kelepçeden değil, Kelepçeyi takandan rahatsız olmuş.
Hiç kendisine sormamış, bu kelepçe neden bana takılıyor, diye?
“Ben zaten ayrıcalıklı yaşıyorum, yedi çeşit (sevgi) tazminatı alıyorum” diye,
“Dirim de Albay, Ölüm de Albay” nasılsa deyip yetinmemiş, doymamış bunlarla,
Kuyusunu kazmış memleketin, hayasızca.
Musallada Hoca “er kişi niyetine” değil, “Albay kişi niyetine” diye soracak bellemiş her halde,
Doymamış bu fakir milletin vergileri ile aldığı Ballı maaşla ,
Entrikalar çevirmiş Ülkesine, İhanet etmiş Peygamber ocağına, üniformasına, Bilinmez kaç yıllık okullu olduğu, ancak eşitlenmiş o da diğerleri gibi 8/1’inde, o da 4 yıllık mezun olmuş diğerleri gibi,
Hiç arlanmadan, sıkılmadan düşmüşler bir ilk okul mezunu sümüklü sapkının peşine, kim bilir ne amaçları vardı ?
Nasıl için rahat etti aldığının o maaşı Ailenin, çocuklarının kursağından geçirirken ?,
İnsanların yüzüne bakamaman gerekirken, İçindeki nefreti mi kustun o anda, bilemedim.
Hangi duygular, nasıl bir ruh hali söyletti sana o cümleleri?
Senden alt rütbedeki bir Askerin sana kelepçe takmasından bu kadar rahatsız oluyorsun,
Pekala;
Askeri Hiyerarşi’yi iyi bildiğin için mi; İlk okul mezunu bir sapkının emirlerine “Biat” ettin ?
Duyguların dışa vurumu olsa gerek, Yoksa TSK’nın kos koca Albayı “İç hizmet kanununu” bilmeyecek değil ya,
Adı üstünde; “Albay”.
Karşılığı Alay komutanlığı, Kuvvetlerde Şube müdürlüğü vs. Emrinde bir çok subay, assubay, sivil memur, uzman, er. altında makam arabası,
“Gak” dedi mi, su; “guk” dedi mi, çay emrinde,
Emir eri, postası, şoförü, getirip götüreni,
Bay kibir mi, demeli sana, yoksa zavallı mı, hangisi? Kuyruğu dik tutmanın da bir raconu vardır.
Sen; O üniforma ile Assubay tarafından kelepçelenirken,
O gecenin kahramanı
Bir başka Assubayın kabrini Yarım milyon insan ziyaret etmişti, Bilir misin?
O kahraman bir emirle şehadete yürürken, sen sümüklü sapkın bir vaizin emirleri ile yemek yediğin kaba pislemekle meşguldün,
Eğer kelepçeyi takandan bu kadar rahatsız olduysan, keşke yakalanmadan gereğini yapacak yüreğin de olsaydı,
İç Hizmet Kanunu, 92/c. Subay ve askeri memurlarla astsubaylar hakkında askeri inzibat vazifeleri; ancak üst veya kendi rütbelerindeki inzibat subay ve astsubayları tarafından yapılabilir.
Ancak ;
Aynı maddenin (92) bir fıkrası senin ve senin gibileri Yakalamaya fazlası ile izin veriyor, hemde herkese veriyor bu izni,
O halde geriye tek bir şey kalıyor,
Ya; İç hizmet Kanununu bilmiyorsun, Ya da içinizdeki Assubay nefretini kusuyorsun,
HANGİSİ ???
İÇ HİZMET KANUNU MADDE 92:
c) Subay ve askeri memurlarla astsubaylar hakkında askeri inzibat vazifeleri; ancak üst veya kendi rütbelerindeki inzibat subay ve astsubayları tarafından yapılabilir.
* ( Ancak ağır cezayı müstelzim meşhut cürüm halinde subayları, askeri memurları ve astsubayları dahi yakalamaya askeri inzibatlar, polisler, jandarmalar ve herkes mezundur.)

