MAHKEME ÇÖZÜM MÜ?
İş-Meslek

MAHKEME ÇÖZÜM MÜ?

Kendilerininde varlığını kabul ettikleri, ancak  öncesinden vaz geçtik 1951 den beri asla  bile – isteye çözüme kavuşturmadıkları
kangrenleşmiş sorunları sosyal medyada  ibretlik  belgeleri  cümlemizin gözünün için soka soka yazan, bu belgelerin çözüm için müspet
değerlendirilmesi gerekirken , bu sorunları YOK sayarak kafalarını her geçen
gün biraz daha kuma gömen , BİZ değil sadece BEN diyen , her darbeden sonra
kendilerine imtiyazlar kotaran , her ahvalde  gelmiş geçmiş bütün
hükümetlere SADECE kendileri için teklifler veren ve hepsini’de hayata geçiren
, ölüsünün varisine dahi  kılıç  vermek için kanun çıkarttıran , Konu
Assubay oluncada  “sizin muhatabınız biz değiliz” diyen ,
sonrada koro halinde hep bir ağızdan  “TSK; Subay – Assubay bir
bütündür, biz bir aileyiz” diyerek  eylemleri ile söylemleri 
çelişen ve bu aymazlıkları su yüzüne çıkartan meslektaşımız,

Assubay  Şükrü Irbık ;

Yazdığı her yazıda  geçmişten günümüze silahlı
kuvvetlerdeki BENCİLLİĞİNİZİ , NALINCI KESERİ zihniyetinizi , KARINCANIN BELİNİ
İNCİTMEYEN becerinizi  , 1951 den beri söylediğiniz birbirinden
güzel  ninnilerle bu toplumu nasıl uyuttuğunuzu  Belgeleri  ile
gözünüzün içine  içine sokan , hiç birisine’de  ” bu belgeler
gerçek dışı” diyemediğiniz  için çaresizliğinizden topunuzun
birlikte  şahsınıza hakaretten mahkemeye verdiği  ve  neticede
kazandığınız 250 tl  tazminatı ağız tadı ile yiyebilecekmisiniz
acaba  sayın Akar ? 

Assubay Şükrü Irbık’a  babanızın malıymış gibi , 
sadece siz çok yıldızlıların şahsi malıymış gibi “Ömür boyu sosyal
tesisleri yasaklamak” çaresizliğinizin dışa vurumu değilde nedir?,

Anlamak istediğimiz ,

Daha düne kadar  “geleceğin cumhurbaşkanı
adayı”  zihniyeti ile yetiştirildiğiniz mektepten mezun olurken
diploma beraberinde Ordu evlerinin – Askeri kampların – Gazinoların ve diğer
sosyal tesislerin  TAPULARI’DA  sizlere verildi’de biz’mi bilmiyoruz
? ,

Şahsınıza hakaretten tazminat davası açtığınız Assubay Şükrü
Irbık’a   makalesinde   sizlere sunduğu belgelerin 
keşke GERÇEK OLMADIĞINI söyleyebilseydiniz ve bunu ispatlayabilseydiniz , (
Tabiki  o bilgi ve donanıma sahip iseniz ) ,   bu yolu seçmek
yerine “HAKARETTEN” tazminat davası açmanız  , o makalede
yazılanlardan TEK KELİME edememeniz  TSK’nın varlığından beri VAR olan
adaletsizliklerin kabulü anlamına gelmektedir,

KEŞKE ;

Assubay Şükrü Irbık’ı   vede  gazeteci Umur
Talu’yu   hakaretten mahkemeye  vereceğinize ,

Sadece son üç yılda 53 Assubay neden intihar etmiş? onu
araştırsaydınız,

Keşke, bu tür yazılar neden yazılıyor? ,  onu
araştırsaydınız,

Şükrü  Assubayı mahkemeye vereceğinize “Aileyiz-
biriz – bütünüz ” dediğiniz kurumda , 15 Ağustos 2016 da Kıbrıs’ta
Assubayına sözlü – fiziki şiddet uygulayan albay Mustafa Serdar Sevgili’yi
mahkemeye verseydiniz , ama siz bırakın bu şahsı mahkemeye vermeyi, ilk şurada
generalliğe terfi ettirdiniz .  

Ve , o Assubayın dava açmaması için sus payı çikolata ikram
eden generalinizi mahkemeye verseydiniz,

Afyon cephanelik patlamasında oğlu şehit olan
annenin  “Ben oğlumu  askere 70 kilo gönderdim, 750 gram et
parçası verdiler” diyen anneye  izah edemediğiniz , şehit
yakınlarının vicdanlarını asla rahatlatamadığınız  , yasak olmasına rağmen
gece yarısı kamyon farı ışığında cephaneliğe görev emri verenleri mahkemeye
verseydiniz,

Dört yumurtaya 6 ay hapis ödülünde (!)  gösterdiğiniz
hassasiyeti , helikopter ile pikniğe gidenler için gösterebilseydiniz ,

Suriye sınırında kaçakçılara karşı
görev yaparken alıkonulan astsubay için  ( İhraç) ile gösterdiğiniz
hassasiyeti (!),  15 temmuzda düğünde yerlerde derdest edilenlerde
gösterseydiniz , malum söz konusu  Ülkenin – TSK’nın itibarı
 ,

14 Temmuz 2011 Silvan saldırısı; (13
Askerin şehit edilmesi) bilirkişi raporunda “Emir – komuta edenlerin
tamamı suçlu” denmesine rağmen,4 subayın  7. kolordu askeri
mahkemesinin ihmalleri olmadığı gerekçesi ile beraat ettirilmesinde aynı hassasiyeti
gösterseydiniz ,

Keşke ;  ”  Askerin görevi ölmek, bunun
için maaş alıyorlar,  bana ekstra bir iyilik yapmıyorlar” 
  diyen  eski vekil Muhsin
Kızılkaya’yı bırakın mahkemeye vermeyi, iki çift sözle cevap verebilseydiniz ,

Gazisine  “Çakma gazi
” diyebilen sözüm ona gazetecileri mahkemeye verme cesareti
göstererek  personelinize – başında  bulunduğunuz kurumunuza sahip
çıkabilseydiniz ,

Sizler , TSK’da var olan kangrenleşmiş sorunları gücünüz
olmasına rağmen çözme iradesi göstermeyip / gösteremeyip  bu insanları
mahkemeye vermekle sadece kafanızı biraz daha kuma gömmüş oldunuz , 

“Şah -Fırat operasyonunun ilk şehidi Assubay Halit Avcı
nasıl şehit olmuş onu araştırsaydınız’da  peş peşe basına farklı
açıklamalar yapmasaydınız , Cebinden çıkan 5.75 tl’nin ayıbını yüreğinizde
yaşayan komutan olabilseydiniz ,

“TSK’da  Daha düne kadar  cenazelerini dahi
HACIBAYRAM – KOCATEPE diye ayırmanın ayıbını yüreğimde yaşıyorum”
diyebilme erdemini gösterebilseydiniz ,

Hastanelerde daha düne kadar odaların ;  subay – asubay
– erbaş,er  diye ayrıştırıldığının ayıbını  itiraf edebilseydiniz ,

Neden emsal eğitimliden bir kademe geriden göreve başlıyoruz
, bunun cevabını verebilseydiniz , 

Assubayların LİSANS eğitimi almasını neden
istemediğinizi  itiraf edebilecek yüreğe sahip olabilseydiniz ,

Keşke 1970 – 1975 in nedenlerini araştırsaydınız’da bu
günleri görmeseydiniz ,

Keşke K.K.K’lığından 1 Ağustos 1992  saat ; 16.48 de
dönemin K.K.K’nının ve eşinin Adana 6. kolordu Komutanlığına yapacağı ziyaretle
ilgili çekilen Faks’ta talep edilen iki sayfalık istekler içinde bir kelam
edebilseydiniz ,  (Gazeteci sormuş ; “Başka bir emriniz varmı paşam
?” ) diye , belliki bu soru  26 yıldır cevapsız kalmış ,

Gücünüz olmasına rağmen bunları yapmadınız  ne siz nede
sizden öncekiler , kolay yolu seçtiniz tıpkı diğerleri gibi , kazandığınız 250
tl tazminatı afiyetle yiyin ,

Sizlere  tavsiyem ,   mahkemeye
verdiğiniz  Şükrü Irbık Assubayın  “Assubay
tefrikası”  yazı dizisini noktasına, virgülüne kadar hatim edin ,
sadece siz değil  Milli savunma üniversitesinde yetiştireceğiniz her subay
adayının “El kitabı” olsun ,   malum eğitim şart ,

*
* *

Ve biz , bu zihniyetten hala çözüm bekliyoruz , hala
verdikleri sözlerin arkasında durmalarını bekliyoruz , Peygamber sabrı varmış
meğer bu toplumda ,

Assubay Şükrü Irbık’a ,

Sadece doğruları belgeleri ile yazdığı için ömür boyu 
sosyal tesisleri yasaklamak yetmez, mahalle bakkalına söyleyin  EKMEK’de
vermesin ,

Ah be Şükrü  Assubayım,

Senin neyine ,  yüz yıldır halının altına süpürülen
pislikleri  gün  yüzüne çıkartmak , senin neyine arı kovanına çomak
sokmak ,

OH OLSUN  SANA  . . .

Yazar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir