MANİSA'DA GIDA KONTROLDEN SORUMLU ASTSUBAY TUTUKLANDI
Adalet & Hukuk - İş-Meslek - Toplum

MANİSA’DA GIDA KONTROLDEN SORUMLU ASTSUBAY TUTUKLANDI

1. Afyon cephanelik patlamasında suçlular bulundu;

Şehit Assubaylar, Bedri Nayim,  Murat Döger.

(Eminim bu şehit Assubaylar ve diğer şehitler kendi inisiyatifi ile hiç bir kimseden emir almadan gecenin kör karanlığında kamyon farı ışığı altında o cephaneliğe girmişlerdir, Assubayın Yetkisi de!  – sorumluluğu da kendindedir. Tabiki suçlular  asla konuşamayacak olan Assubaylardır. Oysa Sadece Adalet arayan şehit yakınları mahkemeye hakaretten çoktan hüküm giydiler bile.)

2. Tek kurşun atılmayan Şah Fırat operasyonunda suçlu bulundu;

Şehit Assubay Halit Avcı,

(Nasıl şehit olduğu dahi önceleri basına doğru açıklanmayan, sonunda tankın namlusunun çarpması sonucu şehit olduğunda karar kılınan, görevi gereği kask takması mümkün olmamasına rağmen, ısrarla kask takmadığı için şehit olduğu söylenen  şehit Assubay  Halit Avcı.  Elbette öyle diyorlarsa öyledir, Üst her zaman haklı değil midir ?)

3. Sosyal medyada sehven General yerine  “Keneral”  yazdığı için ordudan atılan da bir Assubay değil midir?

( Elbette bu Assubay da suçludur, sen nasıl bir harfi yanlışlıkla yazabilirsin?  senin hata yapma lüksün olabilirmi ? tabiki o “k”  harfinin cezası kapının önüne konulmaktır. Bu kararı verenler yine haklıdır zira onlarda üst’tür ve haklıdır.)

4. Dört yumurta için (0.91 krş)  altı ay hapis cezası alan Assubay da suçludur,

( Sen kendini akşam yemeği için kendisi ve diğer nöbetçi sb.lar için iki kilo kavurma yaptıran nöbetçi amirimi sandın a benim garip Assubayım ? 6 ay hapis  cezasını sende çoktan hak etmişsin, kapının önüne konulmadığın için şanslısın, sen Assubaysın dört yumurtanın hesabını elbet senden soracaklar,  sende  general olsaydın  be kardeşim, çoluk çocuk  skorsky  helikopter ile pikniğe gitseydin, inan kimse hesap dahi sormazdı, tabiki sende suçlusun .)

5. Suriye sınırında kaçakçılara karşı görev yaparken alıkonulan astsubay.
  “Suriye sınırında kaçakçılara karşı görev yaparken alıkonulan astsubayımız   az önce ülkemize getirdik. MİT’in başarılı operasyonuyla yuvasına dönmekte olan askerimize, ailesine ve Türk Silahlı Kuvvetlerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Astsubayımızın ülkemize dönüşü nedeniyle milletimizin gözü aydın” dedi.

Bu sözler kime ait?

Tabiki dönemin Başbakanı Sn. Ahmet Davutoğlu’na,

Kimin için sarf etmiş bu sözleri?

Assubay Özgür Örs için,

Ya sonra?

Sonrası malum,

Ülkenin – TSK’nın itibarını düşürmekten onunda ilişiği kesilivermiş TSK’dan.

Peki;

Aynı bölgede görev yapıp kaçırılan ve sonra kurtarılan bir subay olsaydı ne olurdu?

Şüphesiz Takdir, Teşekkür, üstün hizmet beratı, ne kadar taltif, ödül varsa artık.

6. 4 Temmuz 2003 Özel Kuvvetlerin Süleymaniye’deki karargahını basan amerikan conilerinin Türk askerinin başına çuval geçirmesi hadisesi;

Bu olayda bulunanların tamamı Assubay olsaydı, aynı şey onlarında başına gelirdi şüphesiz, İtibar hazretlerinden onlarda kapının önüne konulurlardı, içlerinde  subay da olduğu için  konu unutturuldu basında.

7. 14 Temmuz 2011 Silvan saldırısı; (13 Askerin şehit edilmesi)

Bilirkişi raporunda, “Emir – komuta edenlerin tamamı suçlu”  denmesine rağmen, görevi kötüye kullandıkları iddiası ile tutuksuz yargılanan 4 subay Diyarbakır 7.Kolordu Askeri mahkemesince  ihmalleri olmadığı gerekçesi ile beraat ettirildi.

Yargılayan – Yargılanan aynı hamurdan olunca  kaçınılmaz son,  nedense hiç sürpriz değil, Bir yanda sadece kaçırılıp 4 gün sonra kurtarılmasına rağmen İtibar hazretlerinden ordudan atılan Assubay, öte yanda bilirkişi raporunda  suçları kesin olan, ama askeri mahkemede beraat eden subaylar.

8. 4 Kasım 2005 Şemdinli kitap evi baskını;

Suçlular yine bildik rütbelilerden, Assubay Ali Kaya, Assubay Özcan İldeniz,

Mahkemenin kararı; 39 yıl 10 ay 27 gün  hapis.

Bu Assubayları o göreve gönderenler, o emri verenler neredeler ?

Ya, onları tanıdığını, iyi çocuklar olduğuna kefil olan nerede ?

Oda zırhlı makam arabası ile hayatını yaşamakla meşgul.

VE 

9. Manisa’da  1. Piyade Er Eğitim Tugay Komutanlığında yediği yemekten zehirlenen Askerler konusunda yapılan tahkikat – soruşturma neticesi çok şükür suçlu bulundu,

Gıda kontrolden sorumlu Assubay tutuklandı, eminim o Assubayın amiri, komutanı, ona o görevi veren tüm subay kesimi rahat bir nefes almışlardır,  

Bu Assubay acaba  Gıda mühendisi ‘de yoksa biz mi bilmiyoruz?

Ne kadar kolaydır her suçu bir Assubaya yıkmak,

Ona  o   görevi verenler neredeler?

“Emir, demiri keser ”  dersiniz ya,

Demir tutuklandı,

Ya emri verenler?

Yıllar geçse de Sistem hiç değişmiyor,

Yoldan geçen bir assubay her zaman bulursunuz…

Sn. Kemal Kılıçtaroğlu  söylüyor; 

“Bir düzen düşünün, suçlayan kişi kendileri. Yargılayan kişi yine kendileri” diyen Kılıçtaroğlu, “Mahkûm eden kişi de kendileri. Yani, suçlamayı yapan, yargılayan ve mahkûm eden aynı kişi ve buna ‘Adalet’ deniliyor. Bu, adalet değildir. Böyle bir adalet olmaz” dedi. ( 4.7.2017)

Sayın Kılıçtaroğlu,  

Sizin bu söylediğinizi biz Assubaylar tam 61 yıldır söylüyoruz, 

Bir kurum düşünün,

Emir veren, savunma alan, yargılayan, mahkûm eden, infaz eden, hâkim, savcı, amir, komutan, doktor,

Tekmili birden aynı bünyede buluşmuş olsun ve bunun adına da ADALET denilsin,

Sonrada üstüne bir güzel cila çeksinler,

“Kamuda en eşitlikçi yer TSK’dır”  diyerek,

Sizin,”Assubay intiharlarını araştırma önergeniz” neden red edildi? bir soruşturun,

Assubay sorunlarını anlatan, onların Adalet arayışlarının sesi olan gazeteciler bu ülkede mahkemeye verilip, meslekten el çektiriliyorlar,

Demem o ki;

Ankara – İstanbul arasını Assubaylar 61 yıldır yürüyorlar,

DUYAN, GÖREN, BİLEN  VAR MI?

Yazar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir