Meçhul Askerden Assubay Gündemine Dair Mektup
Genel

Meçhul Askerden Assubay Gündemine Dair Mektup

TEMAD’ın 5 Mart günü başlatmış olduğu Ölüm Orucu
ile ülke gündemindeki yerini koruyan assubay hak arayışı olanca ciddiyetiyle
sürmekteyken, gündemle ilgili olarak Meçhul Asker’den bir e-mektup aldım. Mektubu
aynen aşağıda sunuyorum.

Orhan Kaya

***

İşte o mektup:

“Milli Savunma Bakanı Sn. İsmet YILMAZ’ın
Assubayların “ÖLÜM ORUCU” eylemi ile ilgili bir medya mensubunun sorduğu soruya
yanıt verdiği açıklamayı hayretler içinde okudum.

TSK’nın genelini ilgilendiren bazı
iyileştirmelerin yalnızca Assubaylar için yapılmış gibi anlatılmasını anlamak
ve iyi niyetli bir açıklama olarak yorumlamak mümkün değildir.

Sayın Bakının sözlerine “yıllardır
hakları gasp edilmiş bir Emekli Astsubay gözü ile bakışımız” aşağıdadır:

“Allah
için bir geçmiştekine bakın bir de şimdikine bakın!”, “Astsubaylardan 4 yıllık
okulu bitirenler birin dördüncü derecesine çıksın’ dediler, yaptık”
demişler.

Assubaylara verdik
denilen 1. Derecenin 4. Kademesi yalnızca Assubaylara değil yıllarca 926 sayılı
TSK Personel Kanununda olmamasına rağmen yıllardır kanunsuz olarak verilen
Yarbaylara ayrıca Uzman Çavuşlara da verilmiştir.


Bu düzenlemenin yalnızca assubaylarla ilgili olduğu algısını yaratmak doğru bir
yaklaşım değildir.

Sayın Bakan diyor ki: “Astsubaylardan
emekli olanlar daha önce istihbarat elemanlarıyla güvenlik elemanlarının almış
olduğu 100 lira ödemeyi aldılar, yeni çıktı, Resmi Gazete’de yeni yayımlandı.”


Evet, Sayın Bakan doğru söylüyor ama eksik söylüyor. Bahsedilen 100 TL’yi
açıklamasında bahsedilen meslek gruplarının emeklileri 8 yıldır almaktadır,
Yani yasaya yeni eklenen TSK mensuplarının bu güne kadar alması gereken 96
Ay*100 TL= 9600 TL. Bu 8 yıllık gecikme nedeniyle hiçbir haklı gerekçeye
dayanmadan gasp edilmiştir. Ayrıca yeni düzenleme ile yalnızca Assubaylar değil
makam tazminatı almayan Binbaşı ve altındaki Subaylarla Uzman Jandarmalar da bu
ödemeye hak kazanmıştır.

Yoksulluk sınırı
altında maaş aldığı için emekliliğinde çalışmak zorunda kalan Assubaylar ilgili
kanunun, SGDP destek primi ödeyenler ve sigortalı olarak çalışanlara bu ödeme
yapılmaz hükmü gereği bu ek ödemeyi alamayacaktır. Bu ödemeyi alamayacak
olanların oranı neredeyse emekli assubayların %50’sidir. Oysa Yarbay ve üstü
rütbelerden emekli olan ve Makam Tazminatı alanlarla ilgili böyle bir kriter
yoktur.

Sayın Bakan konuşmasının ilerleyen bölümünde de diyor ki: “Önce şunu diyelim; biz bir aileyiz. Bu
ailenin, sizin de evladınız var, birini diğerinden ayırt edebilme imkânınız
yok. Eğer ailenizden birinde huzursuzluk varsa o huzursuzluk herkese yansır.

Dolayısıyla gerek Genelkurmay Başkanımın gerekse
bizim bu kardeşlerimizin ne üzülmesini ne de Mali haklarının kötüye gitmesini
isteriz ancak tüm kamu görevlilerimizi ülkemizin genel ekonomik yapısı
içerisinde geçmişle kıyaslanamayacak derecede iyi bir noktaya götürmeye
çalışıyoruz.

Bu astsubay kardeşlerimi de bu ailenin bütünlüğü
içerisinde daha iyi bir noktaya götürmek için çalışmalarımız devam ediyor.”

Biz bir aile isek
Yarbaylara verilen Makam Tazminatı Kıdemli Başçavuşlardan neden
esirgenmektedir. Genelkurmay Başkanlığınca uzun zamandır sürdürülen TSK
Personel Kanunu taslağında bu husus yer almasına rağmen neden hayata
geçirilmemektedir.
Ülkemizin ekonomik yapısı bu adaletsizliğin kılıfı olabilir mi?

Ülkenin ekonomik yapısı veya Mali Kaynak
gerekçeleriyle hiçbir bağlantısı olmayan aşağıdaki adaletsizlikler niçin
giderilmemektedir?
Kısaca özetlersek;


Polis MYO Mezunları 9/2 derece kademeden göreve başlatılırken Astsubay M.Y.O.
Mezunları niçin 9/1 Derece kademeden göreve başlatılmaktadır? Göreve
başlangıç dereceleri
ndeki bu adaletsizliğin ülkenin ekonomik durumuyla veya
mali kaynakla ne ilgisi vardır?

Assubay MYO Yasası
ile 2003 yılından sonra mezun olan assubaylar, 9/1 dereceden göreve
başlatılırken 2003 yılından önce mezun olan assubayların intibakları niçin
yapılmamaktadır? Oysa Harp Okulları 2 yıldan 3 yıla daha sonra 4 yıla
çıkarıldığında emeklileri dâhil tüm subayların intibakları buna göre
yapılmıştır. Bu aile arasında ayrımcılık ve adaletsizlik değil midir? Bu
adaletsizliği gidermek için Maliye Bakanlığına kaynak sorulmasına gerek var
mıdır?

Özellikle ülkenin
ekonomik durumu, mali kaynak vs. gibi bahanelerle geçiştirilemeyecek, göreve
başlangıç derecesi ve intibaklarla ilgili taleplerin yıllardır karşılanmaması
aile bütünlüğü anlayışına sığmayan, ailenin fertleri arasında farklı
uygulamalar nedeniyle huzursuzluk yaratan konulardır.

Özellikle bu iki konunun çözümü için Genelkurmay Başkanlığı ve Hükümetin,
Maliye Bakanlığının kaynak yok gerekçesinden bağımsız olarak, çözüm iradesi
göstermesi, emekli assubayların son çare olarak başvurduğu ÖLÜM ORUCU eyleminin sonlandırılması için önemli adımlar olacaktır.

Birçoğunun ciddi
sağlık sorunları bulunan Emekli Assubayların Sokakta ölüme terk edilmesi karar merciinde
olan herkese tarihi bir sorumluluk ve vebal yüklemektedir. Bugün yalnızca
emeklileri ilgilendiriyor gibi görülen bu sorunlar, çözüm makamlarının sorun
algılama ve çözüm yönündeki isteksiz tavrı nedeniyle yarının emeklileri olan
muvazzaf assubayların gelecek endişesi taşımasına yol açacağından istenmeyen
sonuçlara gebedir.

Saygılarımla.

Meçhul Asker

Ana sayfa bağlantısı 

Yazar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir