Gelmeye başladıkları ilk zamanlar adına “geçici misafirlerimiz” dedikleri,
Dönemim dış işleri bakanı A.Davutoğlunun “100.000 sığınmacı üst sınırımız, daha fazlasını alamayız” dediği, Ama ne hikmetse sayıları 3,5 milyonu geçen, misafirlikleri bir türlü bitmeyen, yine sarayın baş danışmanının (Şeref Malkoç) açıklamasına göre’de Savaş sonrası ülkelerine geri dönecek olan sığınmacıların oranının % 20 leri geçmeyeceği, diğerlerinin kalıcı olacağı söylenen Suriyeliler ;
Şimdilik 3,5 milyon. her yıl 150.000 çoğalıyorlar, gitmeye hiç niyetleri yok, her yıl dahada artan bir maliyet, neden bunun faturasını biz ödüyoruz? ülkemiz bu yükü kaldırabilecek güçte mi?
Birde bunlara; Afgan, Irak, Somali ve diğerlerini ekleyin.
“Misafir, misafiri istemez, Ev sahibi ikisinide istemez” sözünün tam da yeridir artık.
Biz; Çok güçlü bir devletmiyiz, Ekonomimiz dünyada ilk üçtemi?, kişi başı milli gelir 25.000 dolara çıktı’da bizimmi haberimiz yok?
Eğer öyle ise; neden askari ücret artışı için adeta “at” pazarlığı yapıldı haftalarca?, neden önce kendi vatandaşınızın refah seviyesini yükseltmiyorsunuz ?, 15 Yılda ülkede kaç fabrika açıldı?, İşsizlik; %12.1 , genç işsizlik; %22.6 ya dayandı.
Çarşıya-pazara çıkabilirseniz anlarsınız ne dediğimi, kasaptan 5 tl’lik kıyma isteyen vatandaşın olduğu bu ülkede,
Daha bu gün uğradığım markette meyve fiyatlarına bir kaç örnek;
Muz; 8.90 tl , Ayva; 5.90 tl , Mandalina; 4.90 tl, Elma; 4.90 tl, Portakal; 3.90 tl … verdiğiniz % 3 zam çok bile değilmi?
Artık yeter, Gerçekten yeter!
Bu ülkenin insanı olan biziz, bu ülke için gece gündüz, ailemizden çocuklarımızdan uzak kalan biziz.
Bu ülke için yüzlerce şehit veren biziz , Ülkenin dağlarını kendimize mesken tutan biziz, Çocuklarımızın büyüdüğünü göremeyen biziz ,
Önce kendi çalışanınızın, emeklinizin hayat seviyesini yükseltin, İkinci baharlarında Namerde muhtaç yaşatmayın,
Hiç kimse, “Din kardeşiyiz” edebiyatı yapmasın, bu din kardeşliği sadece bizim ülkemize has bir şeymi?
Körfezin (Müslüman ?) para babaları neredeler?, Suudiler, Katar, Kuveyt, Bahreyn. Onlar Müslüman değillermi
Akıllara zarar ihtişam içinde yaşarlarken, Batı ülkelerine ziyarete 8-10 uçak ile giderken , o ülkelerde 5 yıldızlı otelleri komple kapatırken, İsrafın haram olduğundan bir haber olan bunlar, “Komşusu aç iken, tok yatan bizden değildir” hadis-i şeriften bir haber olanlar neden tek bir Suriyeli mülteci almazlar acaba?
Resmi rakamlar Suriyeli mülteci sayısının 3.500.000 milyonu geçtiğini söylüyor , 6 yılın geride kaldığı bu günlerde yine en yetkili ağızlardan bunlara harcanan para söylendiğine göre 25 milyar doları çoktan aşmış durumda.
Basit bir matematik hesabı ile;
25.000.000.000 dolar * 3.60tl. (dolar kuru) = 90.000.000.000 tl. (yeni para ile, doksan milyar, tl).
Bir söz vardır; “Önce can, sonra canan” . Lakin, ne yazık’ki bu söz bizim ülkemiz için geçerli değil.
Kendi emeklisine verdiği % 3, daha ocak ayında erir, enflasyona yenik düşer , vatandaşına üç kuruşu verirken kılı kırk yaran hükümet, Bütçe imkanlarından bahseden hükümet, Suriyelilere nedendir bilinmez son derece bonkör davranır .
Bütün bunları neden mi, yazdım?
Verilen emri yerine getirmek için gözünü kırpmadan şehadete yürüyen Assubayına ve emeklisine sadaka gibi bir kilo kıyma parasını maaş zammı olarak verirseniz,
Yaklaşık on beş yıldır sözünüzü sadece ve sadece Assubaylar için yerine getirmezseniz,
Siz; Makamınızı koruyun diye can veren Assubayının kemiklerini sızlatırsanız ,
Cephede, görevde en önde olanların sırtını sıvazlayıp, diğerlerine yedi çeşit tazminatı hak görürseniz, bu vebalin altından kalkamazsınız .
Bırakın Mülteci ile ekmeğimizi paylaşmayı;
* Ekmek;TSK içinde adil paylaşılmıyor. Önce adaleti orada sağlayın.
* Eşit eğitimliden bir kademe geriden göreve başlatılmasının Adaletini sağlayın önce ,
* İsmini okullara, sokaklara, parklara verdikleriniz, sizlerin sayesinde Açlık-yoksulluk sınırında hayat mücadelesi veriyor .
Sayın Cumhur başkanı, “İstihdam yaratmayan iş adamlarını kamu oyuna açıklayıp, şikayet edeceğini söylüyor”,
O zaman bizimde, ” Malatya – Konya mitinglerinde Assubaylara verdiği sözleri tutmayan Müstafi başbakan A.Davutoğlunu şikayet etme hakkımız doğmuyor’mu?
Kimi, kime şikayet edeceğiz?
Ne size, ne, o yedi çeşit tazminat verdiklerinize, Nede o kadar para harcadığınız O Suriyelilere asla hakkımı helal etmiyorum,
Kul hakkından, Vebalden eğer ki Haberdar iseniz, bilin’ki Mahşer günü iki elim yakanızda olacak,
BİLESİNİZ …
Kendi ülkemde Hayat kaygım varsa , yarına güvenle bakamama kaygım varsa , sokaktaki insanımız her an patlamaya hazır bomba gibi gerginse,
Ülkemde kendimi yabancı gibi hissetmeye başladıysam,
Misafir dediğiniz Suriyelilerin, ülkemin eczanelerinden “viagra” talebini gösteren videoların sosyal medyada dolaştığını görünce Bir kere daha diyorum ki; Ülkemin askerleri kimler için canını veriyor?
SORUYORUM,
ACABA,
Misafir olan gerçekten SURİYELİLER Mİ?
