Yerli sanayisindeki eksiklikler ve kültür düzeyindeki düşüklükten kaynaklı, demokrasi kültürünün istenilen seviyede toplumun genelinde yerleşmemiş olmasının yanı sıra; tarikat liderlerinin siyasete yön verecek konuma gelmiş olduğu bir zamanda, ileride, ülkenin tüm siyasi yaşamını, devlet kadrolarını sarsacak, değiştirecek olan, o dönem TBMM’de yer alan milletvekillerinin 1 Mart Tezkeresi’ne red oyu vermesinden sonra, ABD büyük hüsrana uğramıştı.
1 Mart Tezkeresi sonrası Türkiye’de yaşananlar;
ABD kaynaklı yaptırımlar, siyasette ve silahlı kuvvetlerde büyük değişikliklere sebep oldu.
Irak’ın Kuzeyinde etkisiz kılınmak istenen Türkiye, askerlerinin başına çuval geçirilmesinden önce özel kuvvet timleri Irak’ın dışına gönderilmişti, ABD’li askerlerce.
Hükümetin gizli ortağı, ABD’de yaşayan Gülen, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden her istediğini, muhtemelen bu yolla Hükümet’ten almıştı.
Ve yine muhtemelen, vaktiyle devletin her kurumuna müritlerini yerleştirmiş olan Gülenciler yoluyla, hukuk adı altında devletin tüm gizli odalarına girilmişti.
Dönemin Genelkurmay Başkanı Org.Özkök, bozulan ilişkileri rayına oturtmak için yoğun çaba sarf etse de; Demokrat Parti zamanında başlayan ilişkiler, 1 Mart Tezkeresi sonrası, siyasetçisi ve askeriyle, Türkiye, ABD’nin gözünde güven kaybetmişti.
Şimdi ise, ilişkiler yeni bir şekil almış halde.
Türkiye ilk olarak, yabancı bir ülkeye, Katar’a tugay seviyesinde bir üs kurma çalışması içerisinde. ABD kontrolünde kurulması düşünülen üs için, Suudi Arabistan’ın desteği önem kazanıyor.
Geçtiğimiz günlerde, “Başbakan Ahmet Davutoğlu, Riyad’da Suudi Kralı Selman bin Abdülaziz ile bir araya gelirken görüşmeye Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar da katıldı” haberi basında yer aldı.
İşte böyle bir süreç içerisinde Genelkurmay bilgilendirmesinde ifade edildiği şekliyle: “Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi AKAR, 30 Ocak-01 Şubat 2016 tarihleri arasında Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı’nın resmî davetlisi olarak Suudi Arabistan’ın Riyad şehrinde resmî temas ve ziyaretlerde bulunmuştur” denilebilir.
Buraya kadar olan bölümde kısaca geçmişi ele aldık.
***
Üs kurulması bir yana, Türk Silahlı Kuvvetleri personeli açısından bakıldığında, bu ziyaret esnasında Genelkurmay Başkanının giyinmiş olduğu eğitim kıyafetinde esaslı bir değişikliğe gittiği görülmekte.
Şimdiye değin çevresi defne yaprağı deseni ile çevrili, apolette olan Genelkurmay Başkanı rütbe yerinin sağ göğüs üzerine alındığı dikkatlerden kaçmadı.


Assubayın adalet mücadelesinde dile getirmiş olduğumuz hususlar içerisinde de yer alan rütbeler ile ilgili olarak, konu internet üzerinde çokça tartışılmış, yeni rütbe şekilleri ve adları o dönemde kamuoyunda yer almıştı. Bu kapsamda olsa gerek, TSK, 2008 yılı içerisinde birliklerinden görüş sormuş, ancak başlamış olan yargılamalar, projeyi yönetenlerin görevlerinden uzaklaştırılarak hapse atılması, muhtemelen konuyu TSK’nın gündeminden düşürmüştü.
Yine, geçen yıl assubay rütbeleri ile ilgili konunun tekrar gündeme geldiği, o dönem Kara Kuvvetleri Komutanı olan Org. Hulusi AKAR’ın konuyu desteklediği ancak bazı Ordu Komutanlıklarından olumsuz görüş geldiği, fakat konuyu yakından takip ettiği, türünden bilgiler duyulmuştu.
Anlaşılan o ki; göreve başladıktan kısa bir süre sonra assubayların yıllardır beklediği intibak yasasını, uzman erbaşların sorunlarını çözmek için çaba göstermiş ve büyük çoğunlukla da çözmüş olan Genelkurmay Başkanı Org. AKAR’ın, rütbelerde de esaslı değişiklikler yapacağı görülmekte.
Assubay başlangıç derecesinin 9/2 olması için ileride bir çalışma daha yapılması, tüm assubayların bir beklentisi notunu düşelim ve Assubay Rütbeleri ile ilgili yazmış olduğumuz yazıda yer alan bir fotoğrafı inceleyelim.


Fotoğrafta yer alan Avrupa ülkeleri askerlerinde rütbelerin her statüde aynı yerde olduğu görülmekte.

(Bir Türk Assubayına, rütbesi üniformasına tutturulmaya çalışılırken, basından)
Türk Silahlı Kuvvetlerinde de rütbe yerleri için Avrupa ile aynı yöntemin benimsenmesi kanımızca yerinde olacaktır.
Konuya ilişkin geçmiş yazılarımız:
Alman’dan Mercedes alma; insani uygulamaları al
Avrupalı Assubayın Rütbeleri Apolette Olunca Teknolojide, Eğitimde Geri Mi Kalıyorlar?
Astsubayın Anayasal ve İnsani İstekleri 26.11.2006
Yazı içinden bir bölüm:
“18. Rütbe işaretlerden maksat; statüyü, statüler arasındaki kıdemi belirtmektir. Sonuçta adı üstünde bir işarettir.
Assubaylar elbiselerini yıkatırken işaretlerini sökmekte, yıkamadan sonra tekrar dikmektedir. Eğer sökmeden yıkatırsa rütbe şekli ve rengi kötüleşmektedir. Veya tekstil fermuarı ile kola, sanki emanetmiş gibi tutturulmaktadır.. Assubay rütbeleri de apolete alınmalıdır. Eskiden Azeri assubayında olduğu gibi. Pantolondaki siyah şerit ya tamamen kaldırılmalı ya da başka bir renk olmalıdır.”
***
Diğer eski yazılarımıza, yazanlarımıza ait yazılara, o dönemin internet üzerinde paylaşım ortamları sunan ve davaya hizmet eden Hakan HEZER’in açmış olduğu Nuve Forum’dan ulaşabilirsiniz.
Nuve Forum/Astsubaylık (Arşiv)
http://www.nuveforum.net/109-astsubaylik/ (Aktif değil)
https://web.archive.org/web/20171227141836/http://www.nuveforum.net/109-astsubaylik/