Assubay davasıyla ilgili olarak 2005 yılında başlayan yolculuğumuz devam ederken adeta mücadeleye şahitlik ettik diyebiliriz.
Sözler verildi, tutulmadı.
Birlik ve beraberlik vardı küskünlüklerle sonuçlandı ve sonunda o eski heyecan kalmadı.
Şimdi yeni bir seçim dönemine girildi.
Eski yönetimde Genel Başkan olan Sayın Ahmet Keser Genel Kurullar sonucu 3 dönem genel başkan seçilmiş olması münasebeti ile tekrar başkan olamıyor ancak desteklediği gruptan üye olarak yine TEMAD’da olma arayışında.
Artık eski diyebileceğimiz TEMAD eski yönetiminde görev almış olan Sayın Yüksel Binici kurmuş olduğu grubuyla bu defa Genel Başkanlığa aday.
Yine aynı şekilde eski yönetimde görev almış olan Sayın Sami İnan’da Genel Başkanlığa aday.
Yeni yüzler olarak;
Daha önce TEMAD Genel Başkanlığında görev almamış ancak bulunduğu ilin TEMAD il başkanlığında görev almış olan Samsun’da ikamet eden Sayın Recep Özyurt ve Ankara’da ikamet eden Sayın Hamza Dürgen ve ekibi TEMAD Genel Başkanlığı için çalışmalarını yürütmekte.
Her ne kadar 2 Şubat 2015 tarihinde il başkanlıkları hariç TEMAD ilgi alanımızdan çıkmış olduğunu belirtmiş olsak da genel seçim öncesi seçim sahasında nelerin olup bittiğini, şubelerdeki genel görüşler ve hedeflerinin neler olduğunu bir yeni yüzden dinlemek gerektiğini düşündüm ve bu kapsamda Sayın Hamza Dürgen ekibinden, devre arkadaşı, Mart 2017’de emekli olan 1987 mezunu Sayın Osman Akcan ile bir söyleşi yapılmasını düşündüm ve yapılan söyleşinin ilk bölümünü aşağıda sunuyorum.
Birkaç bölümde yayınlanacak olan bu söyleşide sahanın şimdiki halin ve geçmiş 7 yılın bir değerlendirmesini göreceğiz.
Sorular koyu renk olarak gösterilmiştir.

– Çalışmalar nasıl geçti?
– İyi, genel olarak iyi geçti.
– Genel Kurul Kasım’ın kaçında olacak?
– Kasım’ın sonuna kadar yapılır diyor, tüzük. Daha ona göre bir açıklama yapmadılar. Olağanüstü hallerde 1 ay uzatılır diyor. Tüzük bunu yazıyor ama şu ana kadar açıklanmış bir şey yok.
– TEMAD seçimlerinde Samsun’dan bir Recep Özyurt grubu var, bir Hamza Dürgen’in grubu var, Ahmet keser’in başkan olmadığı ama yönetimde olduğu bir grup var, doğru mu?
– Bir de Yüksel Binici var.
– Evet, onunla dört. En aktifi?
– Recep Özyurt’un ekibi falan yok.
– Samsun’da yaşıyor, Ankada’da değil.
– Her dönem çıkıyormuş zaten. Ben kendisi ile tanıştım. Naif bir insan ama öyle şeyi yok. Yani burada aslında Ahmet Keser’in grubu, Yüksel Binici ve biz varız. Diğerlerini görmüyorum, duymuyorum, ilgilendiğim halde. Ama burada en güçlü aday biz oluruz. Yaklaşık 45-50 şubeyi gezdim. Kara Deniz, İç Anadolu, Ak Deniz Bölgesinde benim izlenimlerim o şekilde.
– Genel durum nasıl görünüyor, en çok gördüğünüz şey ne şubelerde, serzeniş ne?
– Sıkıntı mı?
– Evet
– Şubelerin kendi sıkıntısını mı soruyorsun, yoksa genel merkeze bakış açılarını mı?
– Genel merkeze bakış açılarını.
– Şimdi genel olarak bir kere genel merkeze, bu küçük şubeler için konuşuyorum özellikle, yani 2 delegesi, 3 delegesi, 4 delegesi olan şubeler için söylüyorum. Genel olarak bir muhatap bulamadıklarını söylüyorlar. Yani Ahmet Keser’e ulaşamıyorlar, Keser’e telefonla dahi ulaşamıyorlar, geri dönüşüm olmuyor. Herhangi bilgilendirme yapmıyorlar. Kendi faaliyetleri ile ilgili bir şey geliştiği zaman da “ayarayıp ya şunu yapmışsınız, bunu yapmışsınız, bir teşekkür bekleyen şeyler oluyor faaliyetlerde” yani sonuç olarak bir irtibatsızlık var. Yani genel merkezle şubeler arasında (Ahmet Keser) kopartmış ipi. Benim tahminim şu; Ahmet Keser, kardeşim ben bunlarla uğraşmaktansa, Antalya işte Gölcüğü, İzmir’i, Bursa’yı, bunlar zaten %50-60’ı geçiyor delegesi tamam mı,
– evet
– Bunlarla işimi sıcak tutarım. Dört tane şubeyle muhatap olurum. Geri kalanı istediği kadar bilmem n’apsın durumuna gelmiş gibi algıladım.
– Evet
– Çünkü orda 2 delege, sekiz tane yer gezdik bir Gölcük yapmıyor. Topladığın zaman delegelerini 17-18 kişi yapıyor, Gölcük’te 25-26 delege var. Sanırım belli bir süre çalıştıktan sonra diğer şubelerle böyle bir kontağı kapatmış yani.
– Evet, öyle görünüyor.
– Evet, öyle, adam bitirmiş. Yani, ben sizle kardeşim muhatap olmam demiş, çekmiş gitmiş. Ne haliniz varsa görün demiş. Kira sorunuyla, yaptıkları faaliyetleriyle her şeyi kendilerine bırakmışlar. Dolayısıyla bir kırgınlık var bir küskünlük var. Aranmamak, sormamak, irtibat kuramamak, muhatap olamamak gibi ciddi sıkıntıları var şubelerin.
Onun dışında 3 yıldır herhangi bir faaliyet gösterilmediği, bir eylem yapmadığı, bir söylemde bulunmadığı anlamında, yani, kazanılmış bir rüzgârı iyi yönetemediği gibi bir görüşleri var. İyi bir aslında rüzgâr oluştuğunu fakat bunun yanlış stratejilerle yapıldığını artı ölüm orucuna mesela çok tepkililer. Bizlerin böyle bir görüşü alınmadığı, böyle bir eylem yapılacaksa en azından şube başkanlarının görüşü, bizlerinde bir görüşü alınması gerektiği yönünde fikirleri var. Yani şubeler, biz de varız kardeşim, bizi de bir dinleyin diyor. Genel olarak bunlar. Onun dışında tabi kendi içlerinde kira sorunları var, kirayı ödemekte zorlananlar var. Küskünlükleri barıştıramayanlar var, kendi iç meseleleri olan var. Bir birleştirici şey yok. Yani assubaylar, TEMAD bir cazibesi olmadığı için, onlar açısından, böyle düşünen assubay sayısı çok. Uzak kalmışlar, ilgilenmemişler, kimisi başkana kızmış, kimisi orda okey oynayana kızmış, kimi assubayken hayatına kızmış, kızmış kızmış, herkes bir şeye kızmış. Yani birleştirici bütünleştirici bir unsura ihtiyaç var…
Devam edecek…