Bilim, insanlığın faydasını ilke edinir.
Siyaset bir bilimdir, dolayısıyla insanların bir arada yaşamını, devletlerarası ilişkileri konu edinir.
Politika ise siyasetten farklıdır.
Politikada çıkarlar söz konusudur. Başta kurucuları olmak üzere grup çıkarları ön plandadır. Çıkarları uğruna çatışmaktan çekinmezler.
Siyaset; araştırmalara, sosyal deneylere – gözlemlere, düşünceye ve her şeyden önemlisi hukuka önem verir.
Siyaset, birlikte yaşamın,
Politika ise, çıkarları yaşatmanın peşindedir.
Siyasi partiler, denilirken,
Politik partiler denilmez, çünkü bilimde yeri yoktur.
Dolayısıyla parti kuran, siyaset yaptığını güderek kitleleri yanına çekmeyi hedefler.
Parti kurulduktan sonra, başlar siyasal söylemlere;
– İş imkânını artıracağım,
– Gelirinizi artıracağım,
– Üzerinizdeki vergi yükünü azaltacağım,
– Üretimi artıracağım,
– Adalet sağlayacağım,
– Çoluğunuz – çocuğunuz demeden, kapsayıcı bir şekilde, her çocuğu kendi çocuğu gibi gördüğünü ifade etmek için; “Çocuklarımız” okul bitiriyor işsiz geziyor, kendi alanında iş bulamıyor, gibi kapsayıcı ifadeler kullanır.
Söylemleri tutarsa partiye üye sayısı hızla artar.
Sonra gelir iktidara.
Bir parti iktidara gelmeden politika mı yoksa siyaset mi yaptığı anlaşılamaz.
Politik partiler, bir sonraki seçimleri garantilemek için ilk dönemlerini genellikle siyaset yaparak geçirirler.
Sonrasında tekrar geldiklerinde, politika mı yoksa siyaset mi yaptıkları ortaya çıkmaya başlar.
Eğer yalnızca parti üyelerini gözeten, üye olmayanları ötekileştiren şekilde uygulamalar başlamışsa Politika, başlamamışsa toplumsal Siyaset güttüğü ortaya çıkmaya başlar.
Çıkar partileri olan politik partiler liyakat gözetmezlerken,
Siyaset yapan partiler her adımında liyakat arar.
Siyaset yapan partiler ile Politika yapan partilerin en ayırt edici özelliklerinden biri liyakate önem verip vermemesinde saklıdır.
Politik olan, grup çıkarları için iktidar olmayı seçerken,
Siyasetçi olan, ülkenin yanı sıra ülkenin dışında, diğer ülkelere göre başarıyı bilimsel temellerde arar.
Politik olan seçilemediğinde yenilgiyi hazmedemezken,
Siyaseti bilimsel olarak yapan yenilgiyi olgunlukla karşılayıp, nerede hata yaptığının arayışına girer.
Politik partilerin çizgisi zikzaklarla doluyken,
Siyaseti bilimsel yapanların çizgisi istikrarlıdır, tespitlerinde, söylemlerinde yanılmaz.
Politik olan otoriter, buyurganken,
Siyasi olan iknadan yana olandır.
Politik olan istismar etmeye açıkken,
Siyasi olan bilimsel ilkelerden şaşmaz.
Politik olan gerektiğinde atadığı teknokratları tercih ederken,
Siyasi olan halkı tercih eder.
Politik olanda gerektiğinde kaba güç kullanmak – kullandırtmak, kullanmayı teşvik varken,
Siyasi olanda hukuka uygunluk vardır.
Politika(cı) rüzgârda yanan saman alevi gibidir, ışığı da ısısı da geçicidir,
Siyaset(çi) ise eskimeyen şarkılara benzer.
Politikacı partiler ile Siyaset yapan partilerin kitleleri arasındaki fark; Politika ile Siyaset arasındaki fark kadardır.